obilir > Konular > Bilim > Dil Bilimi > Problemler Olaylardan Değil, Olaylara Bakış Açımızdan Oluşur

Problemler Olaylardan Değil, Olaylara Bakış Açımızdan Oluşur

İnsanoğlu hayatı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak için binlerce yıldır hikâyelerin ve masalların tesirsel dilini kullanmıştır. Ünlü psikiyatr Milton Erickson, “Sesim Seninle Her Yerde” adlı eserinde bu durumu şöyle nitelendirir: “İnsanlar kelimeleri, nasihatleri, telkinleri reddedebilir ama hikâye ve masalları asla reddedemez.” Ben de yaşadığımız algılama hatalarını daha iyi anlamak, anlamlandırmak ve anlatabilmek için sizlerle güzel bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum…

Yanlış Algılamalar

İnsanoğlu hayatı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak için binlerce yıldır hikâyelerin ve masalların tesirsel dilini kullanmıştır. Ünlü psikiyatr Milton Erickson, “Sesim Seninle Her Yerde” adlı eserinde bu durumu şöyle nitelendirir: “İnsanlar kelimeleri,  nasihatleri, telkinleri reddedebilir ama hikâye ve masalları asla reddedemez.”

 

Ben de yaşadığımız algılama hatalarını daha iyi anlamak, anlamlandırmak ve anlatabilmek için sizlerle güzel bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum…

 

Bir adamın bir kedisi ve bir köpeği varmış. Tek odalı bir evde birlikte yaşarlarmış.

Köpek bir gün sahibine bakıp; “Bu adam beni besliyor, yıkıyor, pislesem gelip, altımı temizliyor. Kesinlikle bu adam bir Tanrı olmalı” diye düşünmüş.

 

Aynı evdeki kedi sahibine bakıp, farklı bir edayla; “Bu adam beni besliyor, yıkıyor, pislesem gelip, altımı temizliyor. Kesinlikle ben bir Tanrı olmalıyım” diye düşünmüş.

 

Köpek sahibini, kedi de kendini Tanrı olarak görmeye devam etsin, hepimizin bildiği bir şey var ki her iki hayvanın düşünce şekli de hatalıdır. Bu algısal durum,  odadan/evin dışından bakmayı bilen her birey için anormal bir bakış açıdır. Lakin her ne kadar da reddedersek reddedelim bir insan olarak biz de bazı olumlu ya da olumsuz durumlar karşısında bu hikâyedeki kedi ve köpeğin bakış açısına benzer hatalı algısal sorunlar yaşamaktayız.

 

Kendimize hemen birkaç soru soralım;

  • Aynı uyarıcıları neden farklı algılıyoruz?
  • Birçok sorunumuzu hikâyedeki köpeğin bakış açısındaki gibi büyütüyor ya da kedinin yaptığı gibi küçültmüyor muyuz?
  • Kendinizin ya da bir başkasının düşüncelerini gereksiz yere abarttığınız olmuyor mu?

 

Hikâyede yeni bakış açıları bulmaya ve hep daha fazlasını görmeye çalışalım…

 

Şaşırtıcı bir durum daha:

Bu hikâyeyi anlattığım bazı insanlar köpeği, bazı insanlar da kediyi haklı buldular.

Neden haklı bulduklarını sorduğumda, köpeği haklı bulanlar onun sadakatini, kediyi haklı bulanlar da onun kendine verdiği değeri beğendiklerinden bu yorumu yaptıklarını söylediler.

 

Birkaç iyi adam da hem köpeği hem de kediyi haklı buldu. Bu yanıtlar da insanların gerçeği arama ve bulma çabasını tekrar düşünmeme bir bahane oldu.

Problemler olaylardan değil, olaylara bakış açımızdan oluşur.”

 

Yazar Hakkında

M. Fatih Hanoğlu

Rota Bilim Araştırma & Geliştirme Kurumu
Yöneticisi

http://bilimenstitusu.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir