obilir > Konular > Yemek ve İçki > Ülke ve Yöresel Mutfaklar > Türk Mutfağı ve Türk Mutfağını Dünya’ya Açma Projesi

Türk Mutfağı ve Türk Mutfağını Dünya’ya Açma Projesi

Dünya’da beslenme konusunda hızlı bir bilinçlenme başladı. Bunun en önemli nedenlerinden biri kuşkusuz ‘fast food’ beslenmeyle obezite başta olmak üzere insan sağlığını bozan birçok olumsuzluğunun ortaya çıkması. Ayrıca GDO’lu gıdaların gelecekte vereceği zararlara duyulan endişe ve hazır gıdalarda kullanılan malzemelerin çeşitli kimyasallar içermesi. Bunlara ilave olarak gündemden hiç düşmeyen sağlıklı beslenme ve diyet konularının medyada sürekli yer alması

Fakat bu bilinçlenme sürerken insanlara öneriler, çözümler, seçenekler fazlaca sunulmuyor, genellikle durumdan şikayet etmekle yetiniliyor. Oysa alternatif beslenme şekilleri yaratılması için aşağıdaki gibi projeler de gündeme getirilebilir.

Türk Mutfağı’nın Dünya’ya Açılmasının Şimdi Tam Zamanı

Binlerce yıllık geçmişiyle birçok kültür ve medeniyetin beşiği bu coğrafyada olağanüstü çeşitliliğe sahip, yıllarca denenmiş bir mutfak vardır. Şimdi bu mutfak kültürünü dünyanın bütün insanlarına sağlıklı bir seçenek olarak sunmanın en uygun zamanıdır.

Tek yapacağımız AB fonlarını, hibelerini veya Dünya Bankası kredilerini kullanarak iyi bir organizasyonla Türk Mutfağının sağlıklı bazı yemeklerini bilimsel standartlara kavuşturmak ve bu yemekleri dünyanın herhangi bir yerindeki insanlara benzer lezzette sunmaktır.

İyi Eğitilmiş 1000 Aşçı Bunu Başarabilir

Türkiye’nin çeşitli yörelerinden seçilmiş ve dünyada genel kabul göreceği düşünülen 200-300 çeşit yemek belirlemek ve bu yemeklerin hazırlanmasını veya pişirilmesini ve sunumunu yapacak 1000 aşçıyı açılacak bir kursla tam olarak eğitmekle işe başlanabilir. Gelecekte iyi eğitilmiş bu aşçılar mesleğe binlercesini daha kazandıracaklardır.

Aralarında salatadan, çorbaya, soğuk sıcak mezelerden, ana yemeklere ve oradan tatlılara kadar uzanan bir yelpazede 200-300 çeşit fazla sayılmaz. Arada bir mönüye ilaveler olacağı da düşünülürse yedekte ön çalışması yapılmış yemeklerin olması gerekir.

Aşçılardan beklenen, yemekleri verilen standartlara uygun, göz kararı ile değil bütün yemekleri tariflerindeki ölçülere ve kurallara uygun bir şekilde hazırlamaları veya pişirmeleridir.

Keza aşçı tarafından hazırlanan bu yemeklerin uygun miktarı, uygun tabaklara konularak estetik bir şekilde sunulması da tamamen standardize edilmiş olmalıdır.

Yemek Sunumu da Yemeğin Lezzeti Kadar Önemlidir

Türkiye’de henüz çok önemseyen yemek sunumu gelişmiş ülkelerde bu mesleğin olmazsa olmazına dönüşmektedir. Hatta bazı Avrupa restoranlarında yemeği hazırlayan kişi ile tabaklara yerleştiren kişi farklıdır. Tabağın biçimi, büyüklüğü, rengi yemeğin cinsine ve miktarına göre seçilmekte, yemek bu tabağa tablo yapan bir ressam titizliğiyle yerleştirilmektedir. Yemeğin daha cazip görünmesi için uygun renklerden nane yaprağı, maydanoz, domates veya diğer renkli, aromalı bitkilerle, zeytinyağı gibi ekstralarla yemek ve tabak süslenmektedir.

Yemekte kullanılan her malzemenin de standartları vardır. Yağın, tuzun, biberin, etin, sebzenin hem cinsi hem miktarı belirtildiği gibi hangi tencerede veya tavada, hangi ateşte, ne kadar süre pişirileceği, sonra hangi işlemlerin yapılacağı sırayla ve net bir biçimde açıklanmıştır. Böyle bir yöntem kullanılarak dünyanın herhangi bir yerinde bu yemeğin aynı lezzette ve aynı görünümde sunulması amaçlanmıştır. Tıpkı notaları belli klasik bir müziğin iyi bir maestro ve orkestra eşliğinde dünyanın herhangi bir yerinde icra edilmesi gibi…

Düzenlenen kurslardan mezun olmuş iyi bir aşçı işin başında olduğu sürerce restoran yatırımcısını kim olduğu önemli değildir. Bu konuya ilgi duyan herhangi bir yatırımcı ‘know how’ alarak istediği yerde bir Türk Mutfağı restoranı açabilmelidir. Çünkü bir mutfak ne kadar yaygınlaşırsa bilinirliği ve tercih edilebilirliği de aynı oranda artar.

Standart Mönünün Hazırlanması

Her hangi bir mutfak Dünya’ya açılmak istiyorsa müşterisinin eline alacağı, inceleyeceği, seçim yapacağı mönü kitapçığının görünümü ve içeriği çok önemlidir. Mönüdeki fiyatlar ülkeden ülkeye bazı farklılıklar gösterse bile bu fark tüketicinin beklentilerini aşmamalıdır. Yani önce fiyatlar standart hale getirilmelidir. Müşteri daha restorana gitmeden kabaca ne ücret ödeyeceğini kestirebilmelidir.

Mönünün ilk iki sayfası Türk Mutfağı’nı tanıtım yazısı ile başlar. Bu yazıda mutfağın felsefesi, sağlıklı olduğu, kullanılan malzemenin ve pişirilmesinin bir temel bilgisi, kuralları olduğu vurgulanır. Yemeklerin sadece lezzet kriterlerine göre değil aynı zamanda bilimsel kriterlere ve kalorilerine dikkat edilerek hazırlandığı belirtilir.

2. Sayfada sağlıklı beslenme, yemekte sıralama ve hazım konularında bilimsel verilerden hareketle bazı bilgiler yer alır. Ne yediğini ve nasıl yemesi gerektiğini merak edenler bu bölümde bilgilendirilmiş olur.

Mönülerde yemek isimlerinin ve sıra numaralarının hep aynı olmasına özen gösterilir. Yemek isimlerinin yabancılar tarafından zor telaffuz edileceği düşünülerek verilen sıra numaraları dünyadaki Çin restoranlarında yıllardır uygulanmaktadır.

Hangi Türk Mutfağı?

Türk mutfağının sahip olduğu çeşitliliği bir mutfakta bulundurmak ve hazırlamak çok zordur. Belki çok geniş alanda faaliyet gösteren bir restoran bunları yapabilir ama Türk Mutfağı’nı 5 sınıfa ayırmak ve bunu levhasında, tabelasında ya da panosunda bir belirtmek gerekir. Yemeklerin orijinini belirtmek için kullanılan “Turkuvaz” kelimesi, Türkiye kıyılarını, denizi, seyahati ve o eşsiz rengi çağrıştırdığı için özellikle seçilmiştir. Örneğin,

1- Turquoise Barbecue Restaurant olarak belirtilmişse burası, kırmızı ve beyaz et ızgaralarının olduğu yani kebapların, köftelerin ve onlara uyan yiyeceklerin olduğu bir restoran demektir.

2- Turquoise Vegetable Restaurant. Olarak belirtilmişse burası sulu, sebze yemeklerinin, zeytinyağlıların, zengin salata çeşidinin olduğu restoran demektir.

3-Turquoise Mediterranean Restaurant olarak belirtmişse burası deniz ürünlerinin, yeşil salataların, zeytinyağlı başlangıç ve soğuk, sıcak mezelerin kısaca Akdeniz mutfağının yer aldığı restoran demektir.

4-Turquoise Pide Restaurant (pizza) olarak belirtilmişse burası ağırlıkla pide çeşitlerinin, hamur işi yemeklerin ve bunlara uyan diğer salata, çorba çeşitlerinin yer aldığı, az para ödenerek lezzetli yemek yenen restoran demektir

5-Turquoise Bistro olarak belirtilmişse burası özellikle döner sandviç veya dürüm başta olmak üzere sandviç, dürüm ve gözlemenin, keza bunlara uyan yiyecek ve içeceklerin yer aldığı ucuz ‘fast food’ restoran demektir.

Salata, çorba, mezeler ile pilav, makarna, börek, mantı, kuru fasulye, nohut gibi karbonhidrat ağırlıklı yemek çeşitlerinin bir kısmı mönülere ilave edebilirler. Büyüklüğüne ve konumuna göre restoran bu türlerden birini, birkaçını veya tamamını bünyesinde bulundurabilir. Mutfak alanı bu çeşitliliği göre belirlenir. Restoran kategorilere ayrılan bu türlerden üçünü yapıyorsa tabelasında yan yana 3 çatal,3 kaşık sembolü ile bunu belli eder.

Kullanılan Diğer Standartlar

Seçilen restoran türüne göre hazırlanan boş pide veya ekmekler de standart hale getirilmiştir. Restoranlarda masaya getirilen ekmek çeşitleri ülkeden ülkeye değişebilir. Aslında sadece tek tip ekmekle yetinmek yerine 3-5 değişik seçenek sunmak daha idealdir.

Hizmetin sunumu standarttır. Garsonların kıyafetleri, sipariş alış şekli, servisteki davranışları standart hale getirilmiştir.

Restoranlarda kullanılan dekorasyon ufak tefek farklılıklar içerse bile her türün düzenlenmelerindeki esas aynıdır. Örneğin, büyük restoranlarda duvara yakın masalarda ortama sıcaklık kazandırmak için divanlar yerleştirilebilir. Fabrika yemekhanesi görünümünden kurtarmak için ara bölmeler yapılabilir. Bütün alan sıra sıra sandalye, koltuk ve masalarla doldurulmaz.

Mutfak ve tuvaletler her an teftiş edilecekmiş gibi tertemiz ve düzenli olmalıdır. Keza çalışanların hem kendileri hem kıyafetleri temiz görünmelidir.

Çalışan erkek garsonlar her zaman tıraşlı ve kadın garsonlar bakımlı görünürlerse müşteriler üzerinde olumlu etki bırakırlar.

Nasıl ki Çin restoranlarında kullanılan belirli renkler, öğeler varsa Türk Mutfağı’nın olduğu restoranlarda da otantik Türk Dokumaları ve eşyaları kullanılarak ambiyans zenginleştirilebilir. Fakat bunlar yapılırken standartlardan vazgeçilip, keyfiliğe kaçılmaz. Çünkü bu projenin en hassas kısmı hizmetin belli bir bölgeye göre değil bütün dünyaya aynı kalitede, aynı standartlarla ve aynı özenle verilmesidir.

Öncelikli amaç: insanların temiz ve düzenli bir ortamda sağlıklı, güvenilir, doğal, ürünler yediğinin fark ettirmek olmalıdır.

Yaratılan bu imaj Türk Mutfağı’na ilgiyi artırdığı gibi, beslenmelerinde duyarlılıkları olan büyük bir nüfusun her gittiği yerde Türk restoranlarını tercih etmelerine neden olur.

Bu İşi Baştan Sona Organize Eden Bir Kurum Olmalıdır.

Türk Mutfağı’nın herhangi bir türünde restoran açmak isteyenlerle, bu işi organize eden kurum arasında bir anlaşma imzalanarak işe başlanılır.

Açıldıktan sonra da aynı kurum tarafından sık sık denetlenirler. Sözleşmeye uymayanlar sistemden çıkarılırlar. Sisteme üye olanlardan uygun bir aidat alınarak hizmetin sürekliliği ve finansmanı sağlanır.

Fast Food Devleri Varken Bu Projenin Başarı Şansı Olabilir mi?

Dünya da şu anda ‘fast food’ zincirlerine, pizza zincirlerine, cafe zincirlerine bakarak standartların ne kadar önemli olduğunu öngörebiliriz.

Özellikle fast food zincirlerinde sunulan ürün çok sağlıklı olmasa da sadece standartları olduğu için bütün dünyadan talep görmektedir. Fakat her şeyde olduğu gibi bu beslenme şeklinde de doyma noktasına ulaşılmış hatta bıkma sınırına yaklaşılmıştır.

İnsanlar bir arayış içinde olmalarına rağmen yıllardır pizza restoranlarından başka yeni bir seçenek üretilmemiştir. Kaldı ki bilinen ‘fast food’ beslenmenin yanlışlığı artık iyice anlaşılmış ve bir kaçış başlamıştır. Tam da bu aşamada insanlara yeni ve daha sağlıklı bir seçenek sunmak kesinlikle ilgi görecektir.

Fakat bu seçeneği sunarken asıl amacın daha sağlıklı beslenmek olduğu unutulmamalıdır. Bazı insanlardan ‘fast food’ türü sağlıksız beslenmeyi çağrıştıran talepler gelse bile sadece fazla para kazanmak için standartlardan ödün verilmemelidir.

Günümüz dünyasında hızla değişen teknoloji, koşullar, moda, gündem, çevre kolay sıkılan, kolay tercih değiştiren, kolay uyum sağlayan bir tüketici kitlesi yaratmıştır. En çok ilgi gören şeylerin başında yenilikler vardır. Bu proje de yeme içme konusunda ciddi bir yeniliktir. Eğer yukarıda anlatılan proje, ideal şekilde yaşama geçirilebilirse başarı şansı vardır çünkü şartlar son derece uygundur.

ALIŞVERİŞ İPUCU: İnternetten alışveriş yaparken tikokupon kullanarak daha ucuza alışveriş yapıp, daha fazla tasarruf sağlayabilirsiniz.

Yazar Hakkında

optiktunali.com.tr web sitesinde optik, göz ve görme konusunda çok değerli bilgiler yer almaktadır. Ayrıca  optiktunali.com online satış mağazasını gezmenizi tavsiye ederiz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir