Türk İş Dünyasının Kanayan Yarası; Ortaklık Kültürü

Ülkemizde ortak iş yapma kültürü yok denecek kadar az ve patlamaya hazır bir bombadır. Bir Türk dünyaya bedel ama İki Türk bir araya gelse? İste o zaman sorunlarda başlıyor. Yapılan araştırmalara göre yeni kurulan bir işletmede sermaye miktarı bir kat artığında işletmenin ömrü ve geliri 5 kat artıyor…

 

Ülkemizde ortak iş yapma kültürü yok denecek kadar az ve patlamaya hazır bir bombadır. Bir Türk dünyaya bedel ama İki Türk bir araya gelse? İste o zaman sorunlarda başlıyor. Yapılan araştırmalara göre yeni kurulan bir işletmede sermaye miktarı bir kat artığında işletmenin ömrü ve geliri 5 kat artıyor.

 

Çoklu ortaklıkla kurulan firmada ne kadar sermeye artarsa o oranın 5 kat ömrü olması ve ekip oluşmasından dolayı bir sinerji meydana geliyor. Sadece ayrı ayrı firma kurmak yerine bir firmada ortak olma durunda ne kadar maliyetlerin bile düşerek kar oranını artırmasını, neden olur. Bu maliyet azalması birçok firmanın net gelirinden daha büyük oluyor. Ancak bizde bırakalım ortak işletme kurmayı ortak araba bile alamayız. Neden?

 

Bir girişimci sermaye bulamak, tamamlamak, akrabalık bağından dolayı işten ve işletmecilikten anlamayan biri ile ortak olur. İlk önceleri çok hoş görünen bu davranış ortaklıların anlayışlarına bağlı olarak sorunlar baş gösterir. Ortağın biri bütün enerjik ve girişimci iken diğeri patron havasına girerek sadece gelen paradan pay alamaya baslar, yerli yersiz davranışlarda bulunur. İşletmeye yatırım yaparak büyütmek yerine kişisel ihtiyaçlarını gidermek için firmanın parasını kullanır bu da işletmenin gelişmesini engeller.

 

Biri ben olmasam firma batar bütün işi ben yapıyorum diyerek birbirlerini küçümseme ve aşağılama tavırları birde akrabalar ve ortakların ailesi işin içine girerek firmada, çevrede dedikodudan asla aslı astları olmayan olaylar abartılarak anlatılır.  Bu durumda olan işi yürüten kişi işle ilgilenmek yerine kendini sorunlarla boğuşurken bulur. Ve kaçınılmaz son gelir ne kadar iyi bir işletme olursa olsun bomba patlar  ve işletme yok olur.

 

Birleşerek ortak bir firma kurmak yerine azıcık olsun benim olsun mantığı ile küçük işletme kuranlar giderlerinden biraz fazla para kazanırken sağlık, yalnızlık ve yönetim hatalarından dolayı işten sıkılır ve devir eder ya da kapatır. Kapatmaz ise büyük bir firma tarafından yutulur. O nedenle sağlam sözleşmeli noter tarafından imza altına alınmış yeni bir işletme kurmak ya da var olan işletmeleri birleştirerek şirket evlilikleri yapmak hem bireysel hem de toplumsal olarak kazanmamıza ve bize daha büyük bir Pazar, sermeye, etkin yönetim ve ekip oluşmasına neden olur. Ancak her ortağın sorumlulukları belirlenmeli ve firmadan payları net olarak bilinmeli kar dağıtımı da ona göre yapılmalıdır. Asla ve asla bir birinin işine müdahale etmemeli ancak herkes en iyi bilgisi olan iş yapmalıdır.

 

Üzülerek söylüyorum ki esnaf diye tabir edilen Küçük işletmelerde doğru düzgün bir günlük hesap bile tutulmuyor. Ne günlük nede aylık ne geldi ne gitti kimsenin net bilgisi yok böyle ortamda da sorunlar her zaman olur.  Onun için her işletme günlük kar, maliyet ve toplam ciro ile yapılan işlerin listesini, para akısı net kontrol etmeli işletmenin hakkında en mantıklı raporlar verir. O zaman ileriye doğru planlar yapılarak işletmenin durumu, hangi üründen ne kadar adet ve kar olmuş hangi ürünler/ hizmetlerin üretimi artmalı ve iptal edilmesi gerektiğini ancak o zaman görünür.

Yazar Hakkında:

Sizlerin daha varlıklı olmanız için işletmeniz den daha fazla kar sağlamanıza doğru yatırım yapmanıza yardım ediyorum >> http://abitgulistan.blogspot.com/

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hosting, Yazılım ve İnternet Firmaları İndirim Kuponları – Mayıs, 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir