obilir > Konular > İş Dünyası > Bankacılık > Sosyal Mortgage ve Mortgage Sisteminin Sosyal Faydası

Sosyal Mortgage ve Mortgage Sisteminin Sosyal Faydası

Mortgage sisteminin ekonomik faydaları hepimizin malumu. Bankacılık, inşaat ve bağlı sektörlerin büyümesinde önemli roller üstleniyor ve her birinin gelişiminde zincirleme etki yaratıyor. Fakat sistemin etkilerini sadece ekonomiyle sınırlandırmak resmin bütününü görmemizi engelleyebilir. Gerçekten de yerleşmiş ve iyi işleyen bir mortgage yapısının tüketici ayağında kaliteli ve sosyal yönü gelişmiş bir konut sektörü yaratması da beklentiler arasındadır…

Sosyal Mortgage?

Mortgage sisteminin ekonomik faydaları hepimizin malumu. Bankacılık, inşaat ve bağlı sektörlerin büyümesinde önemli roller üstleniyor ve her birinin gelişiminde zincirleme etki yaratıyor. Fakat sistemin etkilerini sadece ekonomiyle sınırlandırmak resmin bütününü görmemizi engelleyebilir. Gerçekten de yerleşmiş ve iyi işleyen bir “mortgage” yapısının tüketici ayağında kaliteli ve sosyal yönü gelişmiş bir konut sektörü yaratması da beklentiler arasındadır. Öyle ki uzun vadede düşük kredi oranlarından sağlanan finansman olanaklarıyla alt ve orta gelir grubunun konut sahibi olabilmesi sosyal dengeleri düzeltebileceği gibi şehir planlamacılığına da katkı sağlayacaktır.

Bu katkıların gerçekleşmesi ise öncelikli olarak “mortgage” sisteminin hayatta kalmasına bağlıdır. Hayatta kalmak da faiz oranları, enflasyon, kişi başına düşen milli gelir gibi genel makro ekonomik göstergelerle doğrudan ilintilidir. Diğer bir söylemle, ekonomik istikrarsızlığın ve yüksek enflasyon oranlarının hakim olduğu bölgelerde bu sistemin yaşayabilme şansı maalesef azalıyor. Örneğin ülkemizde uzun yıllar devam eden durum tam da buydu. Tüketiciler yüksek faiz ve 15-20 yıl gibi uzun vadeli kredi sözleşmeleriyle kendilerini bağlamak istemiyorken, bankalar uzun vadede faiz oranlarını öngörmenin zorluğuyla kredi verme konusunda isteksiz davranıyorlardı.

Ancak 2001 krizinden sonra görülen genel iyileşme ve faiz oranlarının düşme eğilimi 2007 yılında “Mortgage Yasası”nın kabulü ve getirdiği bir takım yenilikler (KKDF, BSMV muafiyeti gibi) ile birleşince hem tüketiciler hem de bankalar konut kredilerine daha fazla ilgi duymaya başladılar. Bu durumu son zamanlarda yoğunlaşan “mortgage” kampanya ve tanıtımlarında ya da tüketicilerin kendi aralarında “mortgage” sistemiyle ilgili daha fazla tartışıyor oluşlarında görmek pekâlâ mümkün.

Peki, ama bu ilginin rakamlara dönüşümü nasıl olmuştur? Gerçekten de bunun bilinmesi “mortgage” sisteminin yukarıda sıraladığımız sosyal etkilerinin ne derece gerçekleştiğinin bir kanıtı olacaktır. Fakat maalesef elimizde şu an için bu soruyu yanıtlayabilecek sağlıklı bir bilgi bulunmuyor. Yine de “mortgage” sisteminin sosyal yönünü gerçekten merak ediyor ve var olan TBB ve TUİK verilerini kullanarak bir yorum yapmak istiyoruz:

Burada kritik gördüğümüz yıl “mortgage” yasasının kabul edildiği 2007’dir. Buna göre 2005 yılında kullanılan kredilerde bir sıçrama gözlemlenirken, sonraki yıllarda kredilerde çok fazla bir dalgalanma olmadığını görüyoruz. Örneğin 2006 yılında kullanılan konut kredisi miktarı 15,6 milyar TL iken 2008’de 15,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2009/Eylül itibariyle de rakam 12,4 milyar TL olmuştur. Tabi bu son dönemi yorumlarken küresel ekonomik krizin etkilerini de akılda tutmamız gerekir. Fakat genel olarak kullanılan kredi hacmi hemen hemen yasa öncesi seviyelerde seyretmektedir. Kredi kullanan kişi sayısı 2004 yılında 100.449 iken 2005 yılındaki sıçramadan itibaren periyodik olarak azalmıştır. 2006’da 268.274 kişi konut kredisi kullanmışken 2008’de bu sayı 237.283’e gerilemiştir. Ancak kişi başına düşen kredi miktarı yasa öncesi (2004) 27.005,00 TL iken 2008 yılında 64.733,00 TL’ye yükselmiştir. 2009/Eylül döneminde ise 61.455,00 TL olmuştur.

TÜFE ve ana harcama gruplarından olan konut endeksine bakmamız da anlamlı olacaktır. Bu sonuncusu bir TÜFE alt kalemidir ve temel olarak kira harcamaları, konut tamir ve bakım harcamaları ve konut ile ilgili diğer harcamalardan oluşur. Bunların arasında ağırlığı en fazla olan ise doğal olarak kira harcamalarıdır. Buna göre 2006 yılına kadar düşme eğiliminde olan konut endeksi bu yılda %14,04 değişim oranına sahipken 2008 yılında bu oran %22,88’e yükselmiştir. Ancak 2009 yılında %2,31’e kadar gerilemiştir.

Tüm bu rakamları yorumladığımızda ortaya gerçekten ilginç sonuçlar çıkıyor:

  • “Mortgage” yasasının kabulüyle birlikte kredi kullanan kişi sayısı azalmıştır. Yani bir önceki yıllara kıyasla daha az kişi ev sahibi olmuştur.
  • Ancak kullanılan kredi miktarı periyodik olarak artmıştır. Yani tüketiciler ev sahibi olmak için daha fazla krediye ihtiyaç duymuşlardır.
  • Yasanın kabulünden 1 yıl önce Tüfe/konut harcama endeksi değişim oranı %14,04 iken 2008 yılında %22,88 olmuştur. Yani bu dönemde kira harcamaları artmış bir bakıma kiracı sayısı azalmadığı için daha az kiracı kredi kullanarak ev sahibi olmuştur.
  • 2009 yılında ise Tüfe/Konut değişim oranı %2,31’e gerilediği için kira harcamaları azalmış ve daha fazla kiracı kredi yoluyla ev sahibi olmuştur denilebilir.

Hurriyetkıyasla.com Kasım 2009’da “Bireysel Krediler ve Kredi Kartları” için objektif karşılaştırma ve online başvuru sistemi ile Kasım 2009’da Hürriyet Internet Grubu çatısı altında yayın yolculuğuna başlamıştır. Uzman kadrosu ve teknolojik yeni ürünler ile hizmetlerini geliştirmeye devam edecektir.

iletişim: bilgi@hurriyetkiyasla.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir