obilir > Konular > Bilim > Dil Bilimi > Simgeler, Metaforlar ve İnsan

Simgeler, Metaforlar ve İnsan

Tarih boyunca insanlar; kendilerini, bağlı oldukları grupları, toplulukları, siyasi kurumları veya ülkeleri nitelendirecek simgeler/metaforlar yaratmıştır. Bu yaratma, insanın psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçlarına göre şekillenmiş ve bir gruptan bir topluma kadar yitici bir güç olarak da kullanılmış, bir kitleden diğerine taşınmıştır…

 

Tarih boyunca insanlar; kendilerini, bağlı oldukları grupları, toplulukları, siyasi kurumları veya ülkeleri nitelendirecek simgeler/metaforlar yaratmıştır. Bu yaratma, insanın psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçlarına göre şekillenmiş ve bir gruptan bir topluma kadar yitici bir güç olarak da kullanılmış, bir kitleden diğerine taşınmıştır.

 

Simgelerin  coğrafi ve iklimsel çeşitliliğe/değişime bağlı olarak, hayvan betimlemelerinden tabiat renklerine kadar birçok şekilde var olduklarını/olabildiklerini görebiliriz.

 

Savaşçı olan toplumlarda vahşi hayvanlardan, sert/çetin tabiat tasvirlerine varan metaforlar kullanılırken, dini şekiller de geniş bir yelpaze ile karşımıza çıkar. Bu durum ilkel kabilelerin simgelerinde ve dillerinde daha belirgindir. Örnek: Aslan, boğa…

 

Günümüzde hala siyasi partilerden futbol takımlarına kadar birçok örgüt, kurum veya kuruluş, hayvan metaforlarını simgeleştirmekte ve bunu taraftar ya da üyelerini tek bir amaç doğrultusunda birleştirebilmek için bilinçli-bilinçsiz kullanmaktadır.

 

Bu simgelerin insana sosyolojik ve psikolojik olarak bir etkide bulunduğu da yadsınamaz. Bir “ÇİTA” simgesi ile bağdaştırılmış bir grubun, hızlı kararlar alınması ya da daha hızlı hareket edilmesi gereken durumların geçerli olduğu bir işi yapmaya güdülendiklerini fark edebiliriz.

 

Örnekle, siyasi partilerin bayrak ve amblemlerine baktığımızda bu metaforların neleri dile getirdiğini/ne kadar önemli olduklarını daha iyi anlayabiliriz.

 

Elbette simgesel olan bir bilinçdışı, aldığı uyarıcıların da simgesel olmasını daha çok kanıksayacak/benimseyecek ve özümseyecektir. Bu yapı, açıkça bu duruma meyillilik/yatkınlıktır. Bu durum aynı zamanda küçükten büyüğe insan kitlelerine yön vermek isteyen kişi/kişiler, kurum ya da kuruluşlar tarafından olumlu ya da olumsuz bir şekilde kullanılmış ve kullanılmaktadır.

 

Farkındalık, kendi metaforunu öznel dünyasında yaratacak insan için oldukça bulunmaz bir servettir.

 

Şimdi kendimize birkaç soru sormalıyız;

Neden insanoğlu,” insan” metaforunu kullanmayı tercih etmemektedir?

Neden bir “İnsan” kelimesiyle açılmış bir üniversite ya da parti yok…

 

Yazar Hakkında

M. Fatih Hanoğlu

Rota Bilim Araştırma & Geliştirme Kurumu
Yöneticisi

http://bilimenstitusu.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir