obilir > Konular > İçsellik ve Metafizik > İçsellik ve Metafizik > Şifalı Taşlar ve Şifalı Taşlar Hakkında Bilinmeyenler

Şifalı Taşlar ve Şifalı Taşlar Hakkında Bilinmeyenler

Şifalı Taşlar belli özelliklere sahip albenisi yüksek mücevher, süsleme ve benzeri sektörlerde kullanılan organik, mineral ya da kayaçlardan oluşmuş malzemelere Şifalı Taşlar denir. Anadolu’da yaşamış tüm uygarlıklar, değerli ve yarı değerli taslar ile metalleri birlikte veya ayrı ayrı isleyerek hem kutsal hem de sanatsal amaçlara yönelik genelde küçük plastik olarak tanımlanabilecek takı ve benzeri sayısız eser üretmişlerdir.

Eski ustalar, sanatkârlar değerli tasları ve metalleri takıda kullanırken biçim, form, fonksiyon gibi özellikleri, sosyal, teknik ve sanatsal davranışları ile denetlemişlerdir. Doğanın, ilk insanlardan bu yana sürekli ilgimizi çeken bir başka gizem kaynağı da Şifalı Taşlar, ender mineraller veya onların kristalleridir. Çekici güzellikteki bu ilginç geometrik yapıtlar, doğanın insanoğlunun sanatsal yaratıcılığını, düşünsel dünyasını etkileyici, dürtücü malzemedirler. İlk insanların bu kristalleri biriktirdikleri bilinmektedir. Daha sonraları büyücülerin kuvars kristallerinden yapılmış kürelerde gerçeği aradıklarını görülmektedir. Menteşeli, Şifalı Taşlar olabilme kriterleri arasında: ender bulunmalı, albenili olmalı, sert olmalı, şekillendirilmeye uygun olmak bulunmalıdır.

Şifalı Taşlar birkaç değişik şekilde sınıflandırıla bilinir  Bunlar; kökensel sınıflandırma, değersel sınıflandırma ve oluşumsal sınıflandırmadır

Şifalı Taşların Kökensel Sınıflaması

Şifalı Taşlar oluşumsal sınıflandırılması oluşum kökenlerine bağlı olarak da yapılmaktadır.

1.2.1.1. Organik Kökenli Şifalı Taşlar

Kimyasal yapısı organizma kökenli Şifalı Taşlardır. Bunların en güzel örnekleri; Fildişi, Mercan, İnci, Sedef, Amber (Kehribar), Jet (Oltu Taşı) Silisleşmiş Ağaç olarak gösterilirler. Bu tarz Şifalı Taşlar oluşumunda, organik malzemeler zaman içerisinde belli koşullara bağlı kalarak (Sıcaklık ve Basınç) bünyelerine silis ihtiva ederler. Silis sayesinde sertleşerek işlenmeye uygun duruma gelirler.

1.2.1.2. Mineral Kökenli Şifalı Taşlar

Yeryüzünde bulunan Şifalı Taşlar ın büyük çoğunluğu bu gruba aittir. İnsanlık tarihi boyunca yeryüzünde 4000’e yakın mineral bulunmuştur. Her yıl ortalama olarak 10-15 adet yeni mineral keşfi yapılmaktadır. Bulunabilen bu minerallerden 110 tanesi (Bu sayı göreceli olarak değişebilmektedir) Şifalı Taşlarözellikleri taşımaktadır.

1.2.1.3. Kayaç Kökenli Şifalı Taşlar

Birkaç mineralin birleşmesiyle oluşan malzemelere kayaç denmektedir. Bu tarz oluşumlara sahip Şifalı Taşlar da bulunmaktadır. Bunlar arasında Opsidyen, Lapis Lazulli, Moldavit bulunmaktadır.

1.2.2. Değersel Sınıflama

Şifalı Taşlar sınıflandırılmasının bir şeklide değersel sınıflandırmadır. Bu sınıflandırma izafidir. Kesin bir ayrımı yoktur. Genel olarak bazı Şifalı Taşlar değerli, bazı Şifalı Taşlarda yarı değerli Taşlar sınıfına girer. Aşağıdaki tablo 1.1.’de bazı değerli ve yarı Şifalı Taşlar verilmiştir.

Yukarıda değerli ve yarı değerli ayrımının izafi olduğundan bahsedilmişti. Buna bir örnek vermek gerekirse kaliteli bir yeşim taşı (Jade) düşük kaliteli bir zümrüt’ten daha kıymetli olabilmektedir. Bunun yanında yeşim taşı (Jade) yarı değerli grubunda bulunmaktadır. Her zaman bu tarz istisnalar bulunabilmektedir.

1.2.3. Oluşumsal Sınıflama

Oluşumsal sınıflama Şifalı Taşlar ın meydana geldikleri ortama göre yapılan bir sınıflamadır. Bu oluşum üç türlü olmaktadır.

Doğal Şifalı Taşlar

Şifalı Taşların tamamıyla doğal ortamlarında (yerküre’de) rastlantısal olarak oluşmalarıdır. Her Şifalı Taşlar belli sıcaklık ve basınç altında uygun elementlerin bir araya gelmesiyle oluşur.

Sentetik Şifalı Taşlar

Sentetik Şifalı Taşlar, doğal olmayan ortamlarda (Laboratuar) insan eliyle üretilmiş Şifalı Taşlardır. Günümüz teknolojilerinde her türlü değerli taşın sentetiğini insan eliyle üretebilmek mümkündür. Şifalı Taşlar üretim teknolojisi öylesine gelişme göstermiştir ki laboratuarda üretilen Şifalı Taşlar, doğal ortamda oluşan Şifalı Taşlardan daha albenili ve daha kaliteli özelliklere sahip olabilmektedir.

Türkiye’de sentetik Şifalı Taşlar hakkında halk arasında yanlış bir bilgilendirme bulunmaktadır. Sentetik kelimesi akla geldiğinde taklit Şifalı Taşlar ile karıştırılmaktadır. Oysaki sentetik Şifalı Taşlartamamıyla doğal değerli taşın aynı özelliklerini taşımaktadır. Sentetik ve doğal Şifalı Taşlararasındaki tek fark zaman ve mekândır. Doğal Şifalı Taşlar milyonlarca yılda ve yerkürede oluşurken, sentetik Şifalı Taşlar laboratuar ortamında ve kısa sürede üretilmektedir.

Sentetik ve doğal Şifalı Taşlar arasında bir fark olmamasına rağmen, fiyat olarak doğal Şifalı Taşlar her zaman sentetiklere oranla daha yüksektir. Sentetik Şifalı Taşların doğalına oranla daha albenili olmasına rağmen fiyatlarının daha düşük olmasına bir neden bulunamamaktadır. İnsanoğlu yapısı gereği her zaman doğal Şifalı Taşlar daha fazla rağbet göstermektedir. Aynı kalitedeki doğal ve sentetik Şifalı Taşlar arasından her zaman doğal olanı seçilmektedir. Sentetik olanının gerçek olmadığı düşünülmektedir

Şifalı  Taşların Tüketim Alanları

Şifalı Taşlar her şeyden önce süs malzemesi olarak, küçük heykelciklerin yapımında, diğer sanatsal yapıtlarda ve sergilenmek amacıyla koleksiyonculukta kullanılır. Değerli Şifalı Taşlar ve serti olan kristal elmas, mücevher olarak kullanımının yanı sıra endüstriyel olarak da her türlü malzemeyi kesme, delme ve aşındırmada kullanılmaktadır. Elmas düşük kalitede ve hatta toz halinde bile olsa endüstride kullanılabilir. Korund (Alüminyum oksit) grubuna ait yakut, safir ile granat grubu minerallerin, iyi kristallileri mücevhercilikte ve diğerleri de metal kesmede, parlatma işlerinde ve aşındırmada kullanılır. Beril grubuna giren yakut, akuvamarin, heliodor gibi kıymetli taşlar, mücevherciliğin yanı sıra hassas terazilerin yapımında da kullanılır. Benzer şekilde yeşil turmalin de, turmalin kaması yapımında ve polarizasyon aletlerinin yapımında kullanılır. Kristal kuvarsın renklileri süs taşı olarak bazı çeşitleri de telsiz ve radyolarda kullanılır. Sert oluşu ve asitlerden etkilenmemesi nedeniyle bazı tür agatlar laboratuarlar için havan imalatında, ayrıca terazi ve bıçak ağızlarında, tekstil silindirlerinde ve spatül olarak kullanılırlar.

Türkiye’de Şifalı Taşlar

Anadolu Şifalı Taşlar işçiliğinin geçmişi tarih öncesi çağlara kadar dayanmaktadır. Arkeolojik birçok kazıda Anadolu’da kullanılmış Şifalı Taşlar bulunmuştur. Şifalı Taşlar ilk olarak kesiciler, mızrak ve ok uçlarında kullanılmışlardır. Bunun başlıca nedeni Şifalı Taşların sert olmalarıdır. Eski çağlardan kalan en güzel örnekler, Opsidyen adını verdiğimiz değerli taşın kesici alet olarak kullanılmasıdır.

Yapılan arkeolojik kazılar bizlere gösteriyor ki Türkiye, Şifalı Taşlar potansiyeli bakımından her zaman zengindir. Günümüzde ihtiyaçların değişmesiyle Şifalı Taşlar sınıfına giren malzemeler çeşitlenmiştir. Birçok yeni mineral, kayaç ve organik malzeme Şifalı Taşlar olarak tanımlanmaya başlanmıştır.

Böylelikle Türkiye Şifalı Taşlar potansiyeli rezerv ve çeşitlilik yönünden zenginleşmiştir. Türkiye doğal taş potansiyeli içerisinde henüz ekonomik getirişi yeterince fark edilmemiş birçok kaynak vardır. Doğal taş sektörü için alternatif olabilecek önemli bir potansiyel de Şifalı Taşlardır. Anadolu’ya bakıldığında birçok yörede Şifalı Taşlar çıkarılan ocaklar olduğu görülür. Bunlardan bazıları yalnızca jeolojik değişimlerin bazı özel koşullarının etkisi altında kalan belirli bölgelerde bulunur ve bulundukları yörenin dünyaca tanınmasını sağlayan doğal bir elçi olurlar.

Türkiye’de Üretimi Yapılan Şifalı Taşlar

Günümüz Türkiye’sinde şifalı taş üretimi çok düşük seviyededir. Üretim potansiyelimiz olmasına karşın bu potansiyeli yeterince kullanamamaktayız. Küçük çapta birkaç Şifalı Taşlar üretim tesisi vardır. Bu tesisler üretimlerini çoğunlukla hammadde olarak yurt dışına pazarlamaktadırlar. Oysaki hammadde değil de mamul olarak bu Şifalı Taşlar pazarlayabilsek çok yüksek düzeyde katma değer elde edebiliriz. Türkiye’de üretimi yapılan Şifalı Taşlar Ametist, Mavi Kalsedon, Diaspor’dur

İnsanın da içinde bulunduğu bütün alemlerde ruhsal evrimin ana konusu. Dünya gezegenine ve canlılarına Koşulsuz Sevgi ile Işıkla hizmet etmektir. Siz insanlar aklınız ve iradenizle yaratma yeteneğine sahipsiniz. Eğer size verilen bu armağanların değerini bilir ve başka yaşam biçimlerine özenle yaklaşırsanız, Dünya gezegeni dengesini korur ve enerjisini çoğaltabilir. Yaşam bereketle dolar. Fakat insan, aklını ve iradesini kişisel çıkarlarını korumak, isteklerini doyurmak üzere kullanır ve doğa ile olan etkileşimini dikkate almazsa, ortaya çıkacak olan enerji, yeryüzündeki tüm yaşam biçimlerinin evrimini olumsuz etkileyecektir.

Şifalı Taşlar Alemi yeryüzünde denge oluşturarak bütün yaşama hizmet etmektedir. Şifalı Taşlar enerjilerini güneşten ve gezegenin ötesindeki diğer kaynaklardan alırlar. Yeryüzündeki bütün alemler, Şifalı Taşlar aleminin onlara verdiği enerji sayesinde denge ve biçim kazanırlar. Sizler de yaşayabilmek için onlarla ortak bir zemin oluşturmalısınız.

Şifalı Taşlar İnsanlık Alemi’ne insan biçiminde ifade edebilecek nitelikler verirler. Fiziksel bedeniniz minarellerden oluşur, bu yüzden onların ruhsal niteliklerini de gösterebilir. Kişiliğiniz ve iradeniz, fiziksel bedeninizin parçası olan minarellerden kaynaklanır.

Farkındalığınız arttıkça, bedeninizin parçası olan Şifalı Taşlar tüm varlığınıza uyguladıkları titreşimleri bilinçli şekilde etkileyebilirsiniz.

Şifalı Taşlar Alemi, gittikçe daha karmaşık biçimler oluşturarak ve ruhsal enerjinin yüksek titreşimlerine çıkarak evrimleşir. Şifalı Taşlar kapladıkları fiziksel alandan ayrılmalarına gerek kalmadan enerji alışverişi yapabileceklerini bilirler. Bu, biçim üzerine aldıkları derslerden biridir. Bu olay, ya yeni bir fiziksel yapıyla, ya da yaşam enerjisindeki artışla kendisini gösterir. Gittikçe daha fazla sayıda insan beş duyuyla algılanan güncel yaşamın gerçekliğini aştıkça, Şifalı Taşların ruhsal bilinci de bir sonraki varoluş düzeyine evrimleşmenin zamanının geldiğini anlayacaktır. Bütün bunlar öğrenmemiz gereken derslerdir. Her yaşam biçimi bu süreçten defalarca geçerek özünün enerjisini kusursuzlaştırıp saflaştırır.

İnsanlık Şifalı Taşlar Alemi’nden aldıklarıyla enerji sistemini dengeleyebildiğine göre, bu ilişkisinin karşılığını verebilmelidir. Ne zaman bir insanlar tarafından yerinden alınsa bir boşluk doğar. Bu boşluk ya doğanın kendisi ya da insanlar tarafından doldurulmalıdır. Örneğin alınan bir Şifalı Taşlar yerine genç bir bitki dikilerek yeniden denge oluşturulabilir.

Dünya gezegeni ışıktan bir enerji ağıyla sarmalanmıştır. Gezegeninizin elektrik bedeni olan bu ışık ağı, dünyanın biçimini koruyan bir dış iskelet oluşturur. Bu ışıktan ağın içinde başka ışık ağlan vardır. Bunlar Şifalı Taşlar, bitkilerin ve hayvanların birbirlerine kenetlenmeleriyle oluşur. Bu tür, Dünya’ya ne kadar çok yayılırsa, gezegenin parçası olarak ördüğü ışık ağları da o kadar çok yer kaplar.

Yeryüzünde insanlar ya da doğa tarafından oluşturulan çatlak ve kabartılar, bu ışık ağında kopmalara yol açarlar. Eğer bu gidişe dur denilmezse, dengesizlik küçük bir alanda kalmayacak, gittikçe bütün gezegeni kaplayacaktır. Gerçekte, karşılıklı bağlar üstüne kurulu tek bir enerji vardır. Bu yüzden, kendini oluşturan bağlardan birinde oluşan dengesizlik, tüm yaşam ağını etkileyecektir. Dengenin bozulduğu alanlarda, yaşam enerjisinin uyumlu akışına konsantre olduğunuzda şifa verici bir etki yaratarak Dünya’nın dengesini kazanmasına yardım etmiş olursunuz.

Bunu yapabilmek için Dünya’yı üçüncü gözünüzde, Kuzey ve Güney Kutuplarından çıkan saf beyaz ışıktan oluşmuş kuşaklarla sanlı olarak canlandırın. Bu çalışmayı, meditasyon sırasında şeffaf bir kuvars kristali kullanarak yaparsanız, Dünya’nın biçimini koruyan ışıktan ağı canlandırmış olursunuz. Enerjiyi, renkleriyle Dünya’ya armağanlar veren, hareketli bir gökkuşağı olarak düşünün. Verdiğiniz enerji, doğal alemler tarafından size verilen saf Koşulsuz Sevgi’nin niteliklerini yansıtabilir.

Geniş bilgi ve görsel anlatımlar için: Şifalı taşlarhttp://www.otantiktas.com/

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kitap, Kültür ve Eğitim Siteleri İndirim Kuponları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir