obilir > Konular > Toplum > Toplumsal Sorunlar > Paçayı Kirden Arındırmak

Paçayı Kirden Arındırmak

Bazı kafası karışan kardeşlerimiz varmış, “Nereye varacak bu işin sonu ? ” “Ülkemiz bu badireyi nasıl atlatacak ?” diyorlar. Anlatayım dostum, şöyle düşünün; Başbakan açtığı yolda emin adımlarla yürürken, paçasına bir avuç necis, kirli çamur bulaştığını farz edin…

 

Bazı kafası karışan kardeşlerimiz varmış, “Nereye varacak bu işin sonu ? ” “Ülkemiz bu badireyi nasıl atlatacak ?” diyorlar.

 

Anlatayım dostum, şöyle düşünün ; Başbakan açtığı yolda emin adımlarla yürürken, paçasına bir avuç necis, kirli çamur bulaştığını farz edin.

 

Bu durumda yapılacak tek bir şey var değil mi ? Paçayı kirden arındırmak, Abdest’i tazeleyip yola devam etmek. İşte Başbakanımız’da aynen böyle yapıyor şu anda, abdesti tazeleyip yola devam ediyor.

 

Namaz’ı terk edeceğini düşünmüyorsunuz umarım. Abdest tazelenir ve devam edilir, hatta gerekiyorsa boy abdesti bile alınabilir.

 

Hepimiz zaman zaman bu tür aksiliklerle karşılaşmazmıyız, aynen o misal. Düşünün ki, altı boşalmış bir parke taşına bastınız ve üzerinize bir miktar kirli çamur sıçradı.

Öncelikle şunu iyi bilmek lazım, şu anda Türk Milleti, eski darbecilerin kılık değiştirmiş yeni temsilcileri ile karşı karşıyadır.

 

Sanmayın ki hedef, Başbakan ve Ak Parti’dir. Yargı merkezli bir darbe ordusunun hedefi, siyaset kurumu ve Yeni Türkiye’dir.

 

Uluslararası desteği arkasına alan bir gurubun, sadece intikam alma adına ihanet ve arkadan hançerlemesi de cabası.

 

Say ki, mahallede bir hırsızlık olayı olmuş, ne yani şimdi kalkıp mahalleyi kuşatalım, giriş çıkışları kapatıp orayı yakalım mı?.  Üstelik te bunu yaparken dış mihrakların gazıyla yapacaksınız.

 

Şimdi siz kendi idealleriniz etrafında bir dünya hareketi olmak için, dünya’yı yönetenleri rahatsız etmeden ve onların beklentilerine hizmet ederek bir takım işler çevirebilirsiniz.

 

Bakın şimdi akla neler geliyor yazmak gerek. Muaviye’yi bilirsiniz, onun şahsındaki İslam mı yoksa Hz Ali’nin şahsında ki İslam mı ?.

 

Cemel Vakasının en büyük münafığı olan İbn-i Sebe’nin ” Ne yapıp yapıp savaşı kızıştırmanız ve Müslümanları birbirine düşürüp kırdırmanız lazım. Şayet bir netice alamazsak, bütün gayretimiz boşa gider, hedefe varamamış oluruz.” kışkırtması mı ?.

Daha bir çok ihanet sarmalı var da, kafası karışan kardeşlerimizin daha fazla kafaları karışmasın.

 

Unutmayın, bunu Türk Millet’ini kullanarak yapamayacaksınız. Bu Millet uyandı hemşerim, senin laga lugalarına papuç bırakmaz.

 

Bu laga lugacılara bir küçük hatırlatma yapmak isterim. 8 Mart 1992 tarihinde Amerika’da The Newyork Times gazetesinde bir rapor yayımlanır.

Bu rapor’un adı, “Tek süper devletli dünya raporu”‘dur. Şöyle diyor ; ” Batı Avrupa’daki, Asya’da ki yada eski Sovyetler birliğindeki devletlerden hiç birinin  Birleşik Amerika’nın karşısına dikilerek, ona kafa tutacak güce erişmesine izin vermemek.”

 

Bak şimdi hemşerim etrafına, dikkatli bakarsan bu raporun ne anlama geldiğini gayet iyi anlayacaksın.

 

Vicdan ve basiret sahibi her kim varsa, bu oluşumlar ve saldırılar karşısında teyakkuz durumunda olmalıdır.

 

Gelelim sadede, Osmanlı’ya kurulan tuzakları ve şimdi de onun mirasçısı Yeni Türkiye’ye oynanan oyunları bilen bir Başbakan ve liderini, tek başına bırakmama kararı almış ve geçmişten ders çıkarmış bir millet ;

 

Paçasına bulaşan bu necis’ten arınıp, abdest tazeleyecek ve yoluna devam edecektir.

 

Namaz’ı asla terk etmeyecektir.

 

Eğer bulaşan necis diz boyuna çıkacak olursa, bu neocon’lar ve onların içerdeki/dışardaki işbirlikçileri  iyi bilsinler ki ; Bu millet, lideri ve onun kefen giymiş kadrolarıyla “boy abdest’i” almaktan çekinmeyeceklerdir.

 

Esenlikler Diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir