obilir > Konular > Toplum > Politika > Onu Önce Dama Çıkardılar, Sonra da Altından Merdiveni Aldılar.

Onu Önce Dama Çıkardılar, Sonra da Altından Merdiveni Aldılar.

Siz bakmayın çatı, dam muhabbetlerine, bir siyasi abmiz, belediye başkanlığına aday gösterilmeyen bir aday için; “Onu önce dama çıkardılar, sonra da altından merdiveni aldılar.” demişti…

Endişeli bir bekleyiş var sanki, Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça, kapalı kapılar ardında bir çok senaryo elden ele dolaşır hale gelmiş. Bir gurup var ki, her ne olursa olsun Erdoğan’ı köşk’e çıkarmamak için adeta kodlanmışlar. Etrafımızda bir ateş çemberi, içersine bizi de çekebilmek için adeta ortak bir akıl ve onun toplum mühendisliğine soyunmuş biçareler.

 

İşte Libya, beklenen mi diyelim yoksa planlanan mı? Ama sonuç ortada, yine kaçırılan Türk işçiler.  Filistin için ne söylesek kelimeler kifayetsiz kalacak, kan içiciler yine işbaşında.

 

Mubarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz şu günlerde, şer odakları, hain figürleri sahaya sürüyorlar yine. Evet Ramazan ayı biraz daha yoğun geçeceğe benziyor. Ancak bizler, Hayr’ın içinden şer, Şer’rin içinden Hayr’ın çıkacağını bilenlerdeniz.

 

Çatı adayları, dam adayları, damdaki kemancı derken nihayet, Cumhur’un adayı da ilan edildi.

 

“Hoşunuza gitmeyen nice şeyler vardır ki, sizin için hayırlıdır ve size hoş gelen nice şeyler vardır ki, sizin için şerdir…. ” Ayet mealine göre bu Ramazan’da biraz daha fazla düşünmek, belki daha fazla da tefekkür etmemiz gerekecek.

 

Ortada bir plan var, bu kesin. Üç aşamalı bir plan, Uluslararası, Ulusal ve birde genel ifadeyle “paralel” denilen boyutu olan üç aşamalı bir plan.

 

Burada “paralel” olarak kastettiğim hepimizin bildiği paralel yapı ancak, onlara Ak parti içersindeki paralelcileri de eklediğimi ifade etmeliyim, yani evvelki yazılarımda da ifade ettiğim “meçkey”ler de bu guruba dahil.

 

Şimdi bunları yazmak için zaman erken, velev ki yazacak olsak bile durumumuz kurbağa’dan farklı değil.

 

Biliyorsunuz, Kurbağa’ya “sen niye konuşmuyorsun” diye sormuşlar, “nasıl konuşayım ağzım su dolu” demiş ya o misal işte.

 

Ben şimdi içerdeki, Erdoğan gitsin isterse ülke yansın mantığını güdenlerin ince planlarından bahsedeyim şimdilik. Acizane.

 

Bana göre, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesini engelleyemeyeceklerini çok iyi biliyorlar.

 

Onların hedeflediği asıl plan, Erdoğan’ın köşke çıkmasından sonra hayata geçirilecek.

 

Ak parti’nin içerisindeki paralelciler ve diğer koalisyon partileri ile birlikte Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini tartışmaya açacaklar ve akılları sıra Erdoğan’ı köşkte yalnızlaştırıp, Anap’laşmış bir Ak parti ile veya oradan devşirecekleri vekiller desteğiyle yeni bir koalisyon hükümeti arayışına girecekler.

 

Siz bakmayın çatı, dam muhabbetlerine, bir siyasi abimiz, belediye başkanlığına aday gösterilmeyen bir aday için ; “Onu önce dama çıkardılar, sonra da altından merdiveni aldılar. ” demişti.

 

Tam bir siyasetçi benzetmesi, sanki Ekmel abi için de söylenmiş bir cümle. Göreceksiniz onu da dam’a çıkarıp altından merdiveni alacaklar.

 

Dedik ya işin bir de uluslararası boyutu var, içerdeki destekçilerine rağmen Yeni Türkiye’nin önünü kesemediler bir kez de böyle deneyecekler.

 

İsrail daha şimdiden bağımsız Kürdistan demeye başladı bile. Bu ne demek siz karar verin.

 

Birileri, Chp, Mhp, Bbp, İhsanoğlu üzerinden senaryo yazarlarken, Ak parti ve Erdoğan için de aynı senaryoları yazmak isteyecekler kuşkusuz.

 

Sayın A. Dilipak hocamızın ifadesiyle sormak gerek ; “İsrail, Vatikan, Abd ile yan yana geleceksiniz ama Ak Parti, İHH ve diğer İslami guruplarla ters düşeceksiniz. “

 

Sonra kaybedeceğinizi bildiğiniz bir Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası, akil adam rollerine soyunup, bir koalisyon hükümeti kurulması için dama çıkacaksınız.

 

Son gelişmelere bakarsanız bu çatı ittifakı hiç samimi görünmüyor olsa da. Ortak amaç “düşmanımın düşmanı” mantığı üzerine kurulu sanki.

 

Kimbilir belki de, Kurban Bayramı’ndan sonra sahneye sürülmesi planlanan yeni oluşumun “director”ü deneyim sahibi yapılmaya çalışılıyordur.

 

Planlar, tuzaklar, kim kiminle, kim kime ve neye hizmet ediyor ve kimler kendi suretlerini gizleyip, kimleri ortaya sürüyorlar, kimlere tuzak kuruyorlar.

 

En doğrusunu Allah bilir. “Onlardan öncekiler de hileler yapmışlardı. Fakat sonuçta bütün hileler (in cezası) Allah’a aittir. Her nefsin ne kazandığını O bilir. Bu dünyanın akıbetinin kime ait olduğunu kâfirler de yakında bilecekler. ” (Rad/42)

 

Ramaz ay’ı hayırlı ve bereketli olsun, tüm insanlığa hayırlar getirsin. Amin.

 

Esenlikler Diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir