Kutlu Söze Nail Olabilmek

Evimizde annemiz, babamız ya da bir büyüğümüz ödevini yaptığın zaman sana aferin diyeceğiz dedikleri zaman bu aferini, takdir edilmeyi hak etmek için gayret ile çalışırız. Sınıfta öğretmenlerimiz ödevini kimler doğru şekilde yaparsa, kitabını kimler okur ve anlatırsa onu sınıf önünde alkışlatacağım, sınıf önünde takdir edeceğim dediklerinde nasıl gayret ile çalışıldığını biliyorsunuz.İşte insanoğlu takdirlere ve güzel sözlere nail olmak için var güçle çalışır…

 

Türkiye’nin kalbi burada, İstanbul’da atar.

Güneş bu kentte bir başka doğar ve batar.

Şehirler sultanı dünyaya bir güzellik katar.

Şehirlerin sultanı boşuna mı kaşını çatar?

 

Hazreti Peygamber güzel bir müjde verdi.

Bu söze ulaşmayı Müslümanlar severdi.

İstanbul’u almak için bütün gücünü serdi.

Baksana şehirlerin sultanı İstanbul gülüverdi.

 

Nice fetihleri yaşasan da, bir gün gelecek;

‘’Konstantiniyye elbette bir gün fethedilecek.

Ne güzel komutan ve askerleri fethedecek’’.

Şehirlerin sultanı İstanbul fethi seyredecek.

 

Peygamberin kutlu sözüne nail olmak için,

Dünyaya hoşgörüyü, güzelliği yaymak için.

Bizans’ın yıkılmaz denen kalesini yıkmak için.

Şehirlerin sultanını, İstanbul’u almak için…

 

Konstantiniyye’yi fethetmek ilahi bir vaattir,

Peygamberimizin o kutlu sözüne itaattir.

İstanbul’un fethi için konulan bir saattir.

Şehirlerin sultanı İstanbul Osmanlıya aittir.

 

Yirmi bir yaşında genç bir hükümdar çıktı yola,

Geceleyin gemileri indirdi, gündüz verdi mola.

Allah fethi nasip etmez mi böyle imanlı bir kula?

Merhaba diyecekti şehirler sultanı İstanbul’a.

……

…….

 

Evimizde annemiz, babamız ya da bir büyüğümüz ödevini yaptığın zaman sana aferin diyeceğiz dedikleri zaman bu aferini, takdir edilmeyi hak etmek için gayret ile çalışırız. Sınıfta öğretmenlerimiz ödevini kimler doğru şekilde yaparsa, kitabını kimler okur ve anlatırsa onu sınıf önünde alkışlatacağım, sınıf önünde takdir edeceğim dediklerinde nasıl gayret ile çalışıldığını biliyorsunuz. İşte insanoğlu takdirlere ve güzel sözlere nail olmak için var güçle çalışır.

 

Evet , insanlığın iftihar tablosunun sözlerine nail olmak için neler yapardınız? Siz tahmin edin. Evet onun o kutlu sözüne; “İstanbul fethedilecektir. Onu fethedecek olan kumandan ne güzel kumandan ve onun ordusu ne güzel ordudur. “nail olabilmek için İstanbul bir çok defa fethedilmiş ama alınamamıştır. İşte bugün İstanbul’un fethi ve önemi üzerinde duracağız.

 

Nice fetihler yaşandı. Nice kumandanlar tarih sayfalarında yerlerini aldı. İstanbul’un fethi, bu fetih hadiselerinin en önemlilerinden biridir. Bu fethi gerçekleştiren komutan ne güzel komutan bu fethi gerçekleştiren ordu ne güzel ordudur. Bugün İstanbul’un fethini kutluyoruz. Bugün İstanbul’un fethinin 561. Yılı. Asırlar geçmesine rağmen bu fetih daha çok diri, asırlar geçmesine rağmen Fatih Sultan Mehmet daha çok genç.

İstanbul’un fethi sadece bir şehrin fethedilmesi değildir. İstanbul’un fethi gönüllerin fethedilmesidir. Mehmet’i Fatih yapan bir şehrin fethedilmesi değildi, binlerce insanın gönlünün fethedilmesiydi. Yoksa kolay kolay gerçekleşebilir miydi fetih. Yoksa kolay kolay Mehmet olur muydu Fatih.

 

Bir çağı kapatan bir çağı açan fethin adıdır İstanbul’un Fethi. 21 yaşında Peygamberinin müjdesine nail olmak için hazırlıklarını yapan bir Mehmet’in Fatih olmasının destanıdır İstanbul’un fethi. İslam Dininin o eşsiz güzelliğinin, adaletinin, din ve vicdan özgürlüğünün bütün insanlığa yansımasının adıdır İstanbul’un fethi. Gönül dünyalarının fethedilmesidir İstanbul’un Fethi.

 

Hz. Peygamber bir müjde verdi. “İstanbul fethedilecektir. Onu fethedecek olan kumandan ne güzel kumandan ve onun ordusu ne güzel ordudur’’. Sevgili Peygamberimizin bu müjdesiyle İstanbul’u fethetmek artık mukaddes bir ideal halini aldı. Bu müjde üzerine Ashap Mekke’den kalkıp İstanbul önlerine geldi. Bugün Eyüp’te metfun olan Eyüp el-Ensari bize bunu göstermektedir. Kimler İstanbul’u fethetmek istemedi ki. Tarih sayfalarında birçok kez İstanbul fethedilmek istenmiştir.

 

–M. S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
–M. S 665 Emevi Halifesi Muaviye
–M. S 667 Emevi Halifesi Muaviye
–M. S 672 Emevi Halifesi Muaviye
–M. S 712 Emevi Halifesi I. Velid
–M. S 722 Emevi Halifesi I. Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış, Arap Camii inşa edilmiştir. )
–M. S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır. )
–M. S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
–M. S 864 Ruslar
–M. S 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil
–M. S 936 Ruslar
–M. S 959 Macarlar
–M. S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır. )
–M. S 1203 Latinler (Latinler İstanbul’u 1261’e kadar ellerinde tuttular. )
–M. S 1302 Venedikliler
–M. S 1348 Cenovalılar
–M. S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I. Bayazid (Şehir İstanbul’da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır. )
–M. S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
–M. S 1422 Osmanlı Padişahı II. Murat

–M. S 1437 Cenovalılar

 

Hz. Peygamber müjde verdi. Bütün Müslümanlar bu müjdeye nail olmak istedi. Hz. Peygamber bir müjde verdi. Genç bir hükümdar karar verdi. “Ya İstanbul O’nun olmalıydı, ya da O İstanbul’un”. Bir Mehmet karar verdi. Çünkü karar vermek bir işin yarısıydı. Yüce Rabbimiz de öyle buyurmuştu. “Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever’’.

 

Bir Mehmet azmetti. Bir Mehmet tevekkül etti. Üzerine düşen bütün vazifeleri yerine getirdi. Çünkü tevekkül bunu gerektiriyordu. Eğer boğaza zincirler çekilmiş ve boğaza girilmesi mümkün değil, karadan gemiler yürütülmesi gerekiyor ise yürütülmeliydi. Öyle yapıldı. Surlar inşa edilmesi gerekiyor ise inşa edilmeliydi. Öyle yapıldı. Surları yıkacak teknik yok ise geliştirilmeliydi. Çağ açıp çağ kapatan toplar dökülmeliydi. Mehmet fatih olması gerekiyor ise, atını denize sürmeliydi, sürdü de.

 

Ulubatlı Hasanlar bayrağı dikmesi gereken yere kadar canını vermemesi gerekiyor ise vermemeliydi, vermedi de. Tarihteki en son İstanbul kuşatması yapılmalıydı. Bu kuşatmadan sonra bir daha İstanbul kuşatılmamalıydı. Hazırlıklar ona göre yapılmalıydı. Yapıldı da. Bir işe azmetmenin azmettikten sonra tevekkül etmenin en güzel göstergesidir İstanbul’un fethi. Nasıl azmetmek gerekir? Nasıl tevekkül etmek gerekir? Sorusuna cevap arayanların cevabı İstanbul’un fethinde saklıdır.

 

Osmanlı Devletinin kurulmasıyla beraber hükümdarlığa geçen padişahların İstanbul’u fethetme hareketlerine başvurması, bizlere Osmanlı Devletinin İstanbul’u fethetmeyi İlahi bir vaat olarak gördüklerinin en büyük delilidir. Bu sebeple bir çok padişah bu ilahi vaati yerine getirmek için İstanbul’u fethetti, ama alamadı. Nihayette İstanbul’un son kuşatması Fatih Sultan Mehmet Han tarafından, 29 Mayıs 1453’te gerçekleştirildi. İstanbul Müslümanların en önemli şehirlerinden biri oldu. İnşallah İlelebet Müslümanların en önemli şehri olarak kalmaya devam edecektir.

 

Hasan Kaya

Eğitimci-Şair-yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir