obilir > Konular > Kişisel Gelişim > Yaratıcılık > Yaratıcılık Kavramı – Kurumsal Yaratıcılık ve Önündeki Engeller

Yaratıcılık Kavramı – Kurumsal Yaratıcılık ve Önündeki Engeller

Çağdaş uygarlık yarışında sürekli yerinde sayışımız ya da geriye gidişimiz kurumların kendini yinelemesi ama yenileyememesi bu başlığın atılmasına ilham kaynağı olmuştur. İddialı bu başlığın altını doldurmak kaygısı taşısam da bu konudaki düşünce açılımlarına bir nebze katkım olur diye düşünüyorum. Öncelikle özel bir parantez açarak yaratıcılık kavramı üzerine bir açıklama yapmak istiyorum.

Yaratıcılık kavramı eski dilde inşa ve ibda kavramları ile ifade ediliyordu. İnşa kavramı var olan şeylerden yeni bir şey oluşturma, yapı yapma, kurma anlamında, ibda kavramı ise yoktan var etme anlamındaki yaratma anlamında kullanılıyordu. Diğer yandan Kuranda insan için “Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi” ayeti yer almaktadır. İnsanda bu nedenle ilahi özellikler vardır. Yaratıcılık da bu özelliklerden biridir. Ama bu insana mahsus bir yaratıcılıktır. Allaha mahsus yaratıcılıkla karıştırılmamalıdır.

Günümüzde inşa ve ibda kavramları kullanılmayarak, bu sözcüklerin yerine yaratıcılık kavramı kullanılır olmuştur. Durum böyle olunca inşa anlamındaki insana mahsus yaratıcılıkla, yoktan var etme anlamındaki Allaha mahsus yaratıcılık birbirine karışarak bir anlam bulanıklığına yol açmaktadır. Yanlış anlaşılma çekincesiyle yaratıcılık kavramı birçokları tarafından tereddütlü kullanılıyor ya da hiç kullanılmıyor. Günlük dilde yaratıcılığı yeni fikirler üreten yeni bir şeyler yapan kişilere yönelik;  deha, üstün yeteneklilik gibi bir kişilik özelliği olarak kullanmaktayız.

Yazı boyunca kullanacağımız yaratıcılık kavramı eski dilde yer alan inşa anlamında ve insana mahsus yaratıcılık olup yenilik, yenilikçilik, fark oluşturma, özgünlük ve yeni fikirler kastedilmektedir. Yaratıcılığın sadece Allaha ait bir özellik olduğunu düşünenler olduğu gibi yaratıcılığın Allah dışında üstün yetenekli dahi insanlara ait ve doğuştan bir özellik olduğunu kabul edenler de vardır.

Yazı kapsamında yaratıcılığın sadece üstün yetenekli insanlara has olmadığını,  her insanda mevcut olduğunu ve  eğitimle bu yeteneğin geliştirilebileceğini vurgulamak istiyorum. Bu bağlamda kurumların yaratıcılıkla, değişmesi, gelişmesi kısaca yenilenmesi ile fark oluşturarak tabiri caizse sıçraması üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Genelde özel sektörde kârı maksimize etmek için yaratıcılık ve yenilikçilik büyük önem kazanmakta onlardaki gelişme kamu kurumlarına da peşinden sürüklemektedir. Yaratıcılık ve yenilik bizim kültürel köklerimizde mevcuttur. Mevlana “Her gün bir yerden göçmek ne iyi/her gün bir yere konmak ne güzel/Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş/Dünle beraber gitti cancağızım/ne kadar söz varsa düne ait/Şimdi yeni bir şey söylemek lazım” der. Yunus Emre “Her dem yeniden doğarız. Bizden kim usanası” diyor. Yazı konusu ağırlıklı olarak kamu kurumlarını esas almakla birlikte buradaki hususların çoğu özel sektörü de ilgilendirmektedir.

Yaratıcılığın Önündeki Engeller

1- Kamu kurumlarının verimsiz ve hantal olduğu konusunda hem çalışanlar hem diğer kişilerce bir inanç olarak yerleşmesi kendini gerçekleştiren kehaneti doğurur. Başarı başarıya inananlar için vardır.

2- Kamu kurumlarında testiyi kıranla suyu getiren arasında fark olmadığı konusunda bir anlayış hakimdir. Bu nedenle neden çalışayım neden üreteyim düşüncesi vardır. Bu düşünce coşkuyu ortadan kaldırmaktadır. Kişiyi edilgin yapmaktadır.“Çalışanın işi, oturanın maaşı artar.” şeklinde bize ait söz yerleşmiştir.

3- Sorgulamak, öne çıkmak, merak etmek hep riskli olarak algılanmaktadır. “Önde gitme asılırsın, arkada kalma basılırsın” “sürüden ayrılanı kurt yer” “başı yukarda olan çivi ilk çekici yer” gibi sözlerle vasat ve sıradan olmayı görünmemeyi, arazi olmayı bir tarz olarak benimseme ortaya çıkmıştır. “Ne gelirse insanın başına meraktan gelir” diye merak etmeyi tehlikeli bir özellik olarak görülmüştür.

4- Kurumlarda gereksiz ve abartılı bir resmiyet ve ciddiyet hakimdir. Oysa yaratıcılık esnek olmayı gerektirir. Paul Valery “Ciddi inanların çok az fikri olur” der. William Haziltt “Zamanı geldiği vakit iyi bir nükte söyleyebilme fırsatını kaçıranlara büyük meselelerin halli tevdi edilemez” demiştir. Oscar Wilde ise “Ciddiyet sığlığın tek sığınağıdır” diyerek vurgu yapar.

5- Bürokratik hiyerarşide üst bulunanlar alttaki zeki insanlardan çekinip onun önünü kesmek için birçok yola başvururlar. Bilinen bir hikayedir. Osmanlı padişahı  4. Murat içkiyi yasaklar. Bir gün Şeyhülislamında içki içtiği haberini alır. Konuyu araştırmak üzere mabeyinciyi gönderir. Mabeyinci Şeyhülislamı denetlemek amacıyla ziyarete gittiğinde, Şeyhülislamın hizmetçisi içki servisi yapar. Ancak mabeyinci olduğunu fark eder ve hemen “Efendim aşçı içki içiyor diyordum inanmıyordunuz. Yine içki içiyordu. İnanasınız diye iki numune getirdim” der. Şeyhülislamda “Böyle kutsal çatı altında bu tür münasebetsizlik istemem. Derhal kovula” Diyerek mizansen bir öfkeyle hizmetçiyi gönderir. Mabeyinci Şeyhülislamın içki meselesinin doğru olmadığı kanaatine vararak oradan ayrılır. Şeyhülislam daha sonra hizmetçiyi çağırarak bir kese altın verir ve arkasından “derhal buradan uzaklaş, zira ben benden daha zeki insanlarla aynı çatı altında çalışamam” diyerek hizmetçiyi kovar. Günümüz bürokrasisinde de alttaki zeki insanlardan korkulur. Makam sahipleri koltuğumu kaptırırım diye alttaki zeki insanlara akla gelmedik baskılama yöntemini kullanırlar. Demokratik olmayan bu tür bürokrasi bize bir Rus atasözünü de hatırlatır “Bu kadar zeki olma, senden zekileri hapiste

6- Eğitim sistemimiz test ağırlıklı ve yoğun sınav trafiğiyle malul hale gelmiştir. Test tekniğiyle her soruda tek doğru cevaba alışmak, beraberinde  hayattaki sorunları tek boyutlu algılamak,  seçenekli düşünememek ve sorunlara  alternatif çözümler üretememek gibi  yan etkileri beraberinde getirmektedir. Eğitim sistemindeki bu arazlar doğrudan kurumsal yapıları etkilemektedir. Sorunlara tabiri caizse at gözlüğüyle bakan, çözüm üretemeyen, mevcut statükonun ötesine geçemeyen kişilerle kurumlar istenen mesafeyi alamamaktadır.

7- Kurumlarda hata yapmak yeni başarıların alt yapısını oluşturmaz.  Her hatalı davranışın bir disiplin cezası olarak karşılığı vardır. Genel olarak kurumlardaki denetimler, rehberlikten ziyade suç ve ceza üzerine yoğunlaşmaktadır. Kamu kurumlarında takdirname almak zor prosedüre bağlanmışken ceza vermek alabildiğine kolaydır. Takdirde cimri, cezada cömert kurumsal yapı beraberinde hata yapmaktan korkan iş üretemeyip sürekli işi başkalarına havale eden bir yapıya dönmektedir. Korku ve kaygı egemen olunca yaratıcılık ortadan kalkmaktadır.

Kurumsal Yaratıcılığa Yönelik Uygulamada İyi Niyetli Adımlar

Bir zamanlar bir kamuda toplam kalite modası vardı. Eğitimler alınıyor. Sihirli bir formül gibi toplam kalitenin bürokrasiyi iyileştireceği, geliştireceği varsayılıyordu. Ancak bunu bir yasak savma, bir zorunluluk gibi algılayan ve memur bakış açıyla yaklaşan katılımcılarla istenen olumlu gelişmeler  konusunda mesafe alınamadığını düşünüyorum. Hani bir fıkra vardır; Çavuş erlere ders anlatırken “Dünya yuvarlaktır. Dönüyor.” diye belirtir. Erin biri kalkar. “Ben inanmıyorum komutanım, dünya ne yuvarlıktır nede dönüyor. Dünya tepsi gibi dümdüzdür” der. Çavuş ere bakar sonra “Bende biliyorum dünya yuvarlak değil, dönmüyor da ama bu ders işte, ders” diye cevap verir.

Toplam kalite eğitimleri ancak tüm çalışanların inanması ve gayretiyle başarılı olabilir. Uygulamada kurum başındakiler bu tür eğitimlere katılmazlar. Açılış ve kapanış törenlerinde sembolik olarak bulunurlar. Sair zamanda da ya başka toplantıları vardır. Ya da bakan çağırmıştır. vs.

Hem bu dersleri verenler hem bu dersleri alanlar bunu bir memuriyet zorunluluğu değil, “kurum daha iyi nasıl olabilir?” sorusuna cevap verme heyecanıyla katılırsa anlamlı olabilir. Bu konuda bir diğer uygulama da “Strateji Geliştirme Başkanlığı” ile ilgilidir. Bu başkanlığa  atananlar ve çalışma usulleri yine 657 sayılı kanun kapsamındadır. Hiyerarşik olarak genel müdürlüklerinin altında ye alırlar. Gerek atama gerekçe çalışma usulleri bir devlet memuriyeti kapsamında yer aldığı için bu birimin de yaratıcı yeniliklere imza atacak bir performans göstermesi beklenemez. Çünkü yaratıcılık, özgür olma, özgün olma, aykırı olma, farklı olma, coşkulu olma gibi bir takım özellikleri gerektirir. Bir devlet memurunun uyumlu olması, kurumca belirlenen usul ve esaslara uyması, dişini sıkması, işini yapması beklenir. Sıradan ve standart yapıya uyum sağlayamazsa disiplin cezası hükümleri çalışmaya başlar.

Oysa “Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı” altında özel statülü bir birim oluşturarak burada yenilik yaratıcı çalışmalar mümkün olabilir. Burası hem bir araştırma geliştirme hem de yabancıların “think tank” (Türkçeye düşünce fabrikası olarak çevrilen) dedikleri düşünce kuruluşları benzeri bir yapıda  örgütlenebilir. Bunun bütçesi ve çalışma usulleri işin nitelikleri dikkate alınarak özel düzenlemeyle yapılabilir. Aksi takdirde Einstein dediği gibi “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir”.

Değişik iktidarlarca sürdürülen kamuda  reform çabalarında da aynı yöntem ve zihniyetle yola çıkılması nedeniyle arzu edilen başarılı sonuçların elde edilemediği gözlenmektedir.

Kurumsal Yaratıcılık İçin Atılması Gereken Adımlar

Kurumlardaki yaratıcılığı geliştirmek açısından aşağıdaki uygulamaların faydalı olacağını düşünüyorum.

1- Kurumların web sitesinde “bir şikayetim var” ve “bir fikrim var” başlıklı bir forum açarak, bir yandan kurumda yürümeyen aksayan sorunların neler olduğu konusunda veri elde etmek mümkün olur, diğer  yandan da “bir fikrim var” başlıklı yere atılacak mesajlarla “kurum daha iyi nasıl olabilir” konusunda düşünce açılımları gerçekleşir.

2- Her yıl kuruma yenilik katmış, karmaşık işi basitleştirmiş, hizmette verimi ve hızı artırmış, uzun işlemi kısaltmış, yeni bir fark yaratmış, yazısıyla, eserleriyle kurumda yeni düşüncelere  yol açmış kişilere yılın elemanı ödülü verilmelidir. Marifetin iltifata tabi olduğu unutulmamalıdır. Keyfiyeti önlemek ve objektif değerlendirmeler için ödüle ilişkin ilkeler önceden açıklanmalıdır. Diğer yandan kurum  çalışanlarıyla ilgili her yıl kaç kişiye ceza, kaç kişiye ödül verilmiş istatistiği tutularak, ödül alanların  ceza alanlardan fazla olması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.

3- Kurum işleriyle ilgili olarak gelişmiş ülkelerdeki  uygulamaları konusunda araştırmalar yapmak, bunların basımını sağlamak ve bir bilgi bankası oluşturmak önemlidir. Bu konuda yöneticilere büyük görev düşmektedir. Sadece gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar ve kolaylıklar değil, “daha iyi nasıl olabilir?” sorusuna yeni cevaplar aranmalıdır. Yaratıcılığın veri tabanı bilgidir. Kurum çalışanlarından fikir üreteceklerin tatmin olabileceği zengin ve fonksiyonel bir kütüphane oluşturulmalıdır.

4- Kurumsal vizyonu oluştururken kuruma damgasını vurmuş kişilerin sözleri ve uygulamalarından yararlanmalıdır. Kurum tarihinde yer etmiş veciz sözler olmalı ki geleceğe yön versin, hedef göstersin.

5- Hizmet içi eğitim programlarında “yaratıcı düşünme teknikleri” konusuna  yer verilmelidir. Bu ezbercilikle değil, bilgiyi işleyen, değiştiren, dönüştüren yeniden üreten bir  anlayışla yapılmalıdır.

6- Yaratıcı düşünceler stresten uzak ortamlarda rahat gelişir. Bu nedenle hizmet içi eğitimlerde beyin fırtınası seansları bürokratik ortamlardan uzak rahat yerlerde yapılmalıdır. Uzak yerlerde yapılmasıyla birlikte, katı bürokratik ilişkiler de o tür eğitimlere taşınmamalıdır. Hatta ortama mizahi bir hava verecek mizansenler düşünülebilir. Coşku ve neşe artmalıdır. Araştırmalar sonucu  yaratıcı düşünce seansı öncesinde komedi filmi izleyen grupta diğer gruba göre daha üretken olduğu tespit edilmiştir.

7- Kurumun mutlaka kısa ve uzun hedefleri olmalıdır. Her gün o hedefe gidilen bir adım atılmalıdır. Günler birbirinin fotokopisi gibi olmamalıdır.

Ancak yaratıcı düşünceye ağırlık veren kurumlar kendini geliştirir ve çağı yakalar. Bu güzel ülkemiz için gelişmiş bir yönetim diliyorum.

Tavsiyeler

Kişisel ve profesyonel hayatında başarılı olmak isteyenler için hazırlanan tecrübe birikimiyle oluşturulmuş bu sayfadaki SÖZEL OLMAYAN İLETİŞİM ve KARİZMA e-kitabı size rehber olacaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kitap, Kültür ve Eğitim Siteleri İndirim Kuponları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir