obilir > Konular > Seyahat / Tatil > Gezi Rehberi > Kaz Dağlarının Ardına Değil Tam Bağrına Yolculuk

Kaz Dağlarının Ardına Değil Tam Bağrına Yolculuk

Kaz Dağları Kuzey Ege’de eteklerinde bir çok köyü barındıran, yemyeşil doğal güzelliği ile sizi büyülerken, oksijeni ile sizi adeta çarpan bozulmamış bir değer. Daha önce aldığım da nefes miymiş diyeceğinize eminim…

 

Kaz Dağlarının denize bakan yamaçlarında kurulu olan Zeytinli yöresine geldiğinizde Hasan Boğuldu ve Sütüven Şelalesi görülmeye değecek,sizi etkileyecek yerler arasında.

 

Sütüven Şelalesi’nin coşkuyla akışını izlemek ve suyun soğukluğunu yanından geçerken hissetmek yüzünüzde tatlı bir tebessüme dönüşecek… Bu doğa harikası alanın ismini veren “Hasan Boğuldu” efsanesine gelince… Rivayete göre; Hasan sevdiği kız uğruna boğularak, canından olan aşık bir delikanlı.

 

Şelalenin 17 metre yükseklikten hızla aktığını, sizi büyülediği kadar ürküttüğünü de düşünürsek; Hasan’ın haline acımamak mümkün değil.

 

Kaz Dağlarının eteklerinde kurulu şahane Yeşilyurt köyüne ulaşmadan önce; dilerseniz Tahta Kuşlar köyündeki Etnografya müzesini ziyaret ederek; dünyanın en büyük kaplumbağasını görme şansına da erişebilirsiniz… (Kendisi kurutulmuş olup, çok da sevimli değildir; yine de görmek isterseniz buyurun)

 

Gelelim şirin Yeşilyurt köyüne… Bu güzel beldeye girer girmez envai çeşit kuş sesi kulaklarınızın tüm pasını alıyor ve oksijeni ciğerlerinizde hissetmeye başlıyorsunuz… Dikkat baş dönmesi yapabilir; malum şehir hayatından  pek alışık değiliz.

 

Tüm misafirperverliğiyle yöre halkı karşılıyor sizi. Kendi aranızda yol konusunda tartışırken; mutlaka evlerden birileri çıkıp size yol anlatmak için kendini parçalayabiliyor mesela… Eski Roma yürüyüş yolu diye tabir ettikleri orman yolunda yürürken; gördüğünüz büyükçe pati/pençe izleri sizi düşündürse de tam gaz oksijeni içinize çekip yürüyüşe devam ediyorsunuz.

 

Yeşil yurt köyü tüm butik lezzetleri sunuyor size… Mis gibi zeytinyağı, kekik, pişi kokusu sizi çizgi film karelerinden tanıdık olduğumuz bir şekilde çağırıyor… Yedikçe yiyesiniz geliyor ama inanın hiç rahatsız etmiyor yedikleriniz. Her şey sağlıklı, her şey doğal ve hepsi sanki anneniz tarafından sevgiyle yapılmış gibi özenli…

 

Sezon olarak tavsiyem; bahar güzelliğini görmek adına Nisan sonu, Mayıs ayı… Gitmişken Edremit Körfezi’nin buz gibi ama tertemiz denizine de girmek istiyorum diyenleriniz için ise Haziran ve Eylül aylarını şiddetle öneririm. Gündüzleri çok sıcak olsa da aksam üzerinize ince bir ceket alabileceğiniz kadar serin ve keyifli. Sıcak bir günün ardından aksam yemeğinizi güzel bir şarapla yudumlarken hafif üşümek de pek keyifli olacaktır.

 

Kaz Dağları ömrünüze ömür katıyor. Sizi tekrar tekrar çağıracağına, sizin bu çağrıya kayıtsız kalamayacağınıza, tekrar tekrar gitmek için can atacağınıza eminim.  Şimdiden iyi yolculuklar…

İNDİRİMLİ REZERVASYON İPUCU

Otel ve seyahatleriniz için yapacağınız rezervasyonlarda tikokupon kullanarak ekstra indirim alabilirsiniz. Bunun için tikokupon.com’un buradaki Otel ve Tatil İndirim Kuponları sayfasına bakın. Bulacağınız bir kupon size ekstra indirim sağlayabilir (nasıl olacağı her bir kuponda belirtiliyor). Deneyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir