obilir > Konular > Toplum > Toplumsal Sorunlar > Katliam ve Sevgi

Katliam ve Sevgi

Bu yazımda, sizi Amerika Birleşik Devletin de toplum katliam yapan ve 12 kişiyi öldüren bir adamın sanık sandalyesinde yaşadığı o ana götüreceğim. Sanık sandalyesinde oturan bu adam bir katil hem de acımasız, gözü pek bir katil. Yakalandıktan kısa bir süre sonra yargıç karşısına çıkarılır. Yargıç katili yargılamaya başlar ve yargılama uzadıkça uzar. Artık o an geldi çatı: bir karar zamanıydı. Nasıl bir karar çıkacak, bu katile ne olacak diye herkes sabırsızlıkla beklerken hâkim karar der. Karar: idamdır. Der ve kalemi kırar. Adamda en ufak bir kıpırdama en ufak bir itiraz olmadı. Ancak o sırada idam kararının açıklandığı o saatlerde, adamı çekmek isteyen kameramanlar, gazeteciler, fotoğrafçılar bir biri ardına fotoğraf çekmeye ve çekim yapmaya başladır. Flaşlar ardı ardına patlıyor adam ışıktan rahatsız olduğunu göstermek için gözlerini kapatıyordu. O sırada hâkim bey suçluya, son bir söyleyeceğin bir şey var mı diye sorar.

Katil Konuşmaya Başlar;

“Evet, var Hâkim Bey. Şuana kadar gösterilen bu ilgi eğer çocukluğumda gösterilseydi iyi bir insan olabilirdim. Yıllardır ezildim annesiz- babasız sokak köşelerinde yaşadım ve büyüdüm. Çocukluğum korku ve sefalet içinde geçti. Gece tek başıma kaldığımda ne olacak şimdi kimler gelecek, beni dövüp gidecek diye korkuyor ve geceleri hiç bilmediğim yerlere saklanıyordum. O gün beni kimse görmezse sabaha kadar tedirginlik, korku beni bitirmeye yetiyordu. Bulurlarsa eğer zaten dayak yemekten bitiyordum. iş için kapısına gittiğim herkes beni aşağıladı. Kimse benim başımı okşamadı, kimse bana çocuk öyküleri anlatmadı. Çocuk öyküleri yerine katillerin adamları nasıl öldürdüğünü dinledim. Kimse bana şiir okumadı. Kimse benim fotoğrafımı çekmek için bu kadar uğraşmadı… Acı dolu bu hayata bir kez olsun rahat yüzü görmedim. Aç kaldım, soğuk karlı gecelerde dışarılarda kaldırımlarda, parklarda saklandığım yerlerde yattım. Asla dilenmedim, asla hırsızlık yapmadım. Asla kimseye zarar vermek gibi bir derdim olmadı. Asla kimsenin canında ve malında gözüm olmadı. Üşüdüğüm ve aç kaldığım o gecelerde kimse bana yardım elini uzatmadı. Kimse, soğuk bir kış gecesi bir insan nasıl aç kalır, nasıl dışarıda yatar bu adam diye kimse düşünmedi. Ancak şimdi ölümüme karar verildiğinde herkes beni çekmek için sıraya girmiş şuraya bakın hâkim bey. Kurbanlık gibi nasıl hissetmezsiniz kendinizi. Bu ilgi keşke çocukluğumda gelseydi, keşke biri sadece yüzüme gülümseyip başımı okşasaydı, keşke biri bana oğlum deseydi, keşke biri üşüdüğüm o gecede gelip üstümü örtseydi, keşke biri gelip beni çekip flaş patlatsaydı. Ölüm kararımda bunlar oldu ancak sevildiğim için değil nefret edildiğim için. Yarın ben öldüğümde arkamdan cani öldü, toplu katliam yapan canavar nihayet idam edildi gibi başlıklar atamak için kullanılacak. Ben evet suçluyum, en az benim kadar sizlerde suçlusunuz. Bu toplumdan ve bu düzenden şikâyetçiyim hâkim bey. Şuan çevremde bulunan herkesten davacıyım hâkim bey.” Der ve konuşmasını bitirir. Hâkim gözyaşları arasında ne diyeceğini bilemez ve suçluluk duymaya başlar. Ancak ne var ki kalem çoktan kırılmıştı.

ALIŞVERİŞ İPUCU: İnternetten alışveriş yaparken tikokupon kullanarak daha ucuza alışveriş yapıp, daha fazla tasarruf sağlayabilirsiniz.

İşte bir caninin ufak bir öyküsü, dinlemek değildir, okumak değildir mesele, mesele bu okuduklarında ne kadar ders aldığındadır. Bu katil o kadar adam öldürdü sizce neden, zevk için değil başkasına verilecek zararı önlemek için o sesiz kalmadı ve yaptı. Sonun hayatıyla ödedi vefasız insana yapılan bir yardımın bedelini.

Katil deyip geçmeyin o katili katil yapan neydi. Neden katil oldu nasıl yetişti. Siz siz olun çocuklarınıza sarılın, oğlum deyin. Gece üstünü örtün, aç bırakmayın, yardım edin ve ETTİRİN… Sadece sizin çocuğunuza değil, tüm çocuklara böyle davranın. Davranın ki yarın büyüdüklerinde toplumun katillerini yetişmesinde katkınız olmasın. Eğer bu dünyada yaşıyorsak bu hepimizin sorumluluğu. Evet, şimdi kalkın ve çocukları sevin, kendi çocuğunuz olması şart değil. Çocuk olsun yeter…

Bir tebessüm bir hayat kurtarabilir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir