obilir > Konular > Seyahat / Tatil > Hafta Sonu Kaçamakları > Egenin Şirin Tatil Beldesi: Karaburun

Egenin Şirin Tatil Beldesi: Karaburun

Coğrafya derslerinden hatırlarsınız; Türkiye’de dağlar ya Ege’deki gibi dik uzanır denize ya da Akdeniz’deki gibi paralel. Bu cümle Karaburun yolculuğum sırasında ilkokul sıralarındaki günlerimi hatırlatıyor bana…

Karaburun

Coğrafya derslerinden hatırlarsınız; Türkiye’de dağlar ya Ege’deki gibi dik uzanır denize ya da Akdeniz’deki gibi paralel. Bu cümle Karaburun yolculuğum sırasında ilkokul sıralarındaki günlerimi hatırlatıyor bana…

Öyle dik uzanıyor ki dağlar denize; kendinizi o virajdan bu viraja savrulurken buluyorsunuz, midenizde hafif bir bulantı da oluyor mutlaka… Tüm bunları yatıştırırcasına; yol boyunca gördüğü engin mavi büyülüyor insanı… Balıklıova’dan geçerken atıştırdığınız meşhur un kurabiyesi (normal un kurabiyelerine göre çok daha gevrek oluyor) ağzınızda dağılırken, akşamki kefal ziyafeti için midenizde yer ayırmanız gerektiği gerçeği geliyor aklınıza. Yine bir muzip gülümseme beliriyor ve aldırmıyorsunuz mantığınızın sesine, yemeye devam ediyorsunuz karton kutunun dibini bulana kadar.

 

Bir Ege’li olarak ve bunun ayrıcalıklı bir durum olduğunu düşünerek, yine şükrediyorum böyle efsanevi güzellikteki yerlere yakın yaşadığıma. Karaburun’un ne kadar şirin, el değmemiş güzellikte olduğunu bilenler vardır mutlaka. Ama ne kadar anlatılsa bir şeyler eksik kalıyor sanki… Birbirinden güzel butik pansiyonlarındaki misafirperver insanlardan mı, İskele’de yenilen leziz meze ve balıklardan mı yoksa mavi bayrak almaya hak kazanmış İncirli Koy’dan mı bahsetmeli… Gitmek isteyenlere birkaç küçük ipucu yetecektir mutlaka, gerisini içlerinden geldiğince doya doya yaşamalılar elbette ki. Kaybola kaybola, keşfede keşfede…

 

İşte size nacizane birkaç tavsiye. Tatiliniz süresince; mutlaka İskele’de sıra sıra dizili balık restoranlarında kalamar, kefal yemeli, üzerine yol boyunca yürüyüş yapmalı,  takı satılan stantlardan hatıra bir şeyler almalı, İncirli Koy‘da doyasıya yüzmeli (mutlaka deniz gözlüğü ile) şezlongda okumaktan keyif aldığınız bir kitap eşliğinde Türk kahvenizi yudumlamalı, dönüş yolunda rastlayacağınız manavlardan evinize en tazesinden meyve-sebze almalısınız.

 

Son bir not: En güzel dönem Ağustos sonu, Eylül başı. Bu kadar bahsettikten sonra sezonunun neredeyse bitmiş olduğunu iletmiş oluyorum ama seneye gidilecek tatilin hayalini kurmak bile güzel değil mi şimdiden?

İyi tatiller…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Rezervasyon Siteleri İndirim Kuponları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir