obilir > Konular > Toplum > Politika > İletişim Çağı’nda Halk Burada, Siyaset Nerede?

İletişim Çağı’nda Halk Burada, Siyaset Nerede?

Bugün yaşadığımız çağa verilecek en iyi isim “İletişim Çağı” olsa gerek. Hayatın her yerinde kullandığımız, siyasetinse hiçbir yerinde kullanmadığımız bir değer var elimizde; o da…

 

Bugün yaşadığımız çağa verilecek en iyi isim “İletişim Çağı” olsa gerek. Hayatın her yerinde kullandığımız, siyasetinse hiçbir yerinde kullanmadığımız bir değer var elimizde;

 

O da “iletişim”…

Şunu net olarak görüyoruz ki mevcut tüm siyasi partiler tarihi en az 30 yıl geriden takip ediyor. Devlet bu tarihten kalma partiler tarafından yönetiliyor. Hukuktan, eğitime kadar anlaşılmayan, günümüz dinamiklerini yakalayamamış sistemler içerisinde halk olarak boğuluyoruz. Biat kültürü ve kerhen verilen yetkilerle bu kokuşmuş sistemin devam etmesine çanak tutmaktan ise bir an bile vazgeçmiyoruz.

Fakat artık tüm bunları değiştirmemiz gerektiğini gördük. Bugünümüzden bihaber bir devlet yönetimini, bu yönetimden nemalanan bir siyasi parti sürüsünün gerçek yüzünü ayan beyan gördük. İletişim Çağı’nın tam zıttı uygulamalar yapan bir hükümetle ve ideolojik saplantılarından dolayı yaşadığı halktan kopmuş siyasi partilerle çevrilmiş etrafımız. 

Gezi’den sonra değişimin ilk belirtisi olarak en azından kurulan partilerin büyük bir çoğunluğu “çatı” mantığında kurulmaya devam ediyor. Yaşanan bütün sıkıntıların temelinde kutuplaştırmaların olduğunu herkes çok iyi biliyor. Başarı içinse basit matematiktir; herkesin birbirine ihtiyacı var. 

Burada asıl kilit nokta ise hangi parti “bugüne” ait? Paleozoik çağdan kalma “siyasi partiler kanunu” çerçevesinde kurulması mecburi olan bu partilerden hangisinde umut var? Parti içi demokrasi için çaba gösteren, bireyin yok sayılmadığı, yalandan teşkilat kurmadan iktidar amacıyla hareket eden bir parti var mı?

Gezi’den sonra kurulan siyasi partiler, değişimin öncüsü olma yolunda ilk adımı atmaya başladılar. Sağ’da kurulan partiler kutuplaştırmamak adına çatı partisi olarak kuruluyor, Anadolu partisi örneği gibi yine birleştirici mantalitede kurulan partilerin yanı sıra E-parti gibi sanal mantıkla partiler de kuruluyor. Fakat kurulan bu partilerde saydığımız özelliklerden bazıları olsa da tamamı şu an için sadece Gezi Partisi’nde en gerçekçi bir biçimde yer alıyor görünüyor. 

Kutuplaştırmayan siyasi anlayışla tüm ideolojilerin bireyler tarafından temsil edilebildiği gerçekçi bir demokrasi anlayışını gözler önüne seriyor. Doğrudan demokrasi adına çağın tüm nimetlerini kullanarak sanal iletişim ağı (kendilerine ait sosyal medya platformu) ve yerel bazda reel teşkilatlanmalarla, iktidar hedefinin yanında sivil toplum kuruluşu gibi sürekli fayda sağlayan çabalarıyla en dikkate alınması gereken oluşum olarak ortaya çıkıyor. “İletişim çağı” noktasında ise Gezi Partisi şöyle söylüyor;

 

İletişim Çağının Siyasi Sistemi

Hepimizin yaşamında söz sahibi olan siyasetin meslek olarak yapıldığı, üzerinden rant elde edildiği “siyasi rant sistemi” tüm sorunların temelidir. Siyaset bir kazanç kapısı olarak görüldükçe, demokrasiden, insan haklarından ve adaletten söz edilemez. Hali hazırdaki tüm sistem partileri ve liderleri, “siyasi rant sisteminin” birer sonucudurlar.

 

Demokratik olmayan tüzükler sayesinde orantısız güç ile donatılmış “liderler” partilerinin adına karar vermekte ve demokrasiyi ulaşılmaz bir noktaya sürüklemektedirler.

Hali hazırdaki sistemde başa hangi parti veya lider gelirse gelsin, sonuç değişmeyecektir. “İktidar” ve “muhalefet” aynı rant düzeninin parçalarıdır. Biri diğerine karşı değildir.

 

Bu sistemin yaratmış olduğu partilerden medet ummak boşunadır. Yeni bir sisteme ihtiyacımız vardır.

Çok yakında siyaset “liderler” tarafından değil halkın kendini temsil ettiği “sistem” tarafından yapılacaktır. “Lider” giderse iktidar da gider. Ama doğru bir sistemde kişilerin değişmesi sistemi değiştirmez.

Gezi Partisi işte bu yeni sistemdir.

Geleceğin Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanı Erkan Vargün. Şimdiden akılda kalsın ismim. Yeni bir siyasi yaşamda, gerçekçi ve bilimsel bir anlayışla, ülkemize ve dünyaya en makul kazancı ve ilerlemeyi sağlayacak bir üretim çarkı olacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir