obilir > Konular > Kişisel Gelişim > İç Huzur ve Mutluluk > Hayatı Kendin İçin Yaşamayı Öğrenmek, Ben Diyebilmek

Hayatı Kendin İçin Yaşamayı Öğrenmek, Ben Diyebilmek

Hatırım için”, “haydi bu da benim için”, “beni seviyorsan” ve daha nice sihirli sözcükle öğretilmiş bir hayatı sürdürmeye mahkum ediliriz çocukluk yıllarından itibaren. İyi bir çocuk olmak demek anne ve babasını üzmeyecek, onları yüceltecek sorumluluklarının bilincinde çocuk demektir pek çokları için ve zamanla çocukluk yıllarının masumane mutlu etme oyunu yaşam felsefesine dönüşür…

“Hatırım için”, “haydi bu da benim için”, “beni seviyorsan” ve daha nice sihirli sözcükle öğretilmiş bir hayatı sürdürmeye mahkum ediliriz çocukluk yıllarından itibaren. İyi bir çocuk olmak demek anne ve babasını üzmeyecek, onları yüceltecek sorumluluklarının bilincinde çocuk demektir pek çokları için ve zamanla çocukluk yıllarının masumane mutlu etme oyunu yaşam felsefesine dönüşür…

Öyle ki hayat artık sizin hayatınız olmaktan çıkar ve çevrenizdeki insanları mutlu etme seanslarına dönüşür… Mutlu etme isteği ile kuşatılan bireyler başkalarına sağladıkları mutluluktan mutlu olmaya başlarlar ki işte tam da bu nokta hayatın artık diğerlerine bağlı yaşama dönüştüğünün bir göstergesidir. Bu durumda kişi kendini hayatının önem listesinin alt sıralarına ötelemiş ve “ben” kavramını yitirmiştir. Bu makalemde hayatı kendi adına yaşamaya başlamanın öneminden ve başkaları adına yaşamayı bırakmanın gerekliliğinden söz etmek istiyorum.

Başkaları Adına Yaşamayı Bırakmak

Öğretilmiş ve şartlandırılmış bir mutlu etme, mutlu olma durumu içindeki insanların pek çoğunun temelinde “iyi insan” olma arzusu yatar. Yani kişiye şunları yaparsan iyi olursun ve ben de seni severim öğretilmiştir. Oysaki sevgi şartlara bağlı değildir, olmamalıdır. İnsanlar sizi siz olduğunuz için sevmelidirler onların isteklerini yaptığınız ya da onları mutlu etme çabanızdan dolayı değil. Şimdi bana “bu kendimi iyi hissetmemi sağlıyor” diyebilirsiniz. Elbette öyle yaşam bir enerji alışverişidir ve siz karşınızdakini mutlu ettiğinizde onun size yansıması elbette sizi mutlu edecektir. Ama bu mutluluk tıpkı çikolata yenildiğinde beynin uyarılması ile harekete geçen hormonların salgıladığı gibi geçici bir mutluluktur. Çünkü başkaları adına yaşamak kendinden vazgeçiştir ve bu vazgeçiş er ya da geç kendini gösterecek ve sizi bir şeyler aramaya yönlendirecektir.

Sevgiliniz, eşiniz, çocuklarınız, anneniz, babanız, kardeşiniz… Hayatınızda sizin için önemli olan kişileri alt alta sıraladığınızda kendinizi bu sıralamanın neresine koyduğunuz önemlidir. Pek çok yerde karşılaştığım en temel serzenişin “Ondan hiçbir şey istemedim, tüm hayatımı onun mutluluğuna adadım ama o …” diye başlayan cümlelerin bir nedeni olsa gerek. Öğretilmiş mutluluk oyunda bu kişiler talep etmemenin gerekliliğini, bir şeylerin istendiği ve karşı tarafın bunu yapamaması durumunda mutsuzluk yaşayacağı bilinci ile yoğrulmuş ve zamanla yorulmuşlardır. Burada bir şeyler istemekten kasıt yeni bir ev, yeni bir araba, yeni bir oyuncak, yeni bir telefon… değil, hayatının akışını karşısındaki insanın ellerine bırakmak.

Anneniz tam da önemli bir buluşmanın eşiğinde sizden bir şey istediğinde o buluşmaya geç kalmak pahasına onun isteklerini karşılamaya çalışıyorsanız; çok önemli bir aile yemeğine sırf kız ya da erkek arkadaşınız başka bir program yaptı diye katılmıyorsanız; ders çalışmanız gerekirken arkadaşlarınız tek başına sinemaya gitmekten sıkılıyor diye onunla buluşuyorsanız ve tüm bu “hayır” diyemedikleriniz sizin hayatınızda sorunlara yol açıyor ve kendinizle kavga etmeye başlıyorsanız o zaman hayatınızın rotasını kendinize çevirmenin zamanı gelmiş de geçiyor demektir.

Unutmayın “hayır” diyemediğiniz her konuda tek alternatif “siz” değilsiniz. Eğer bir yakınınız sizin önceliğiniz olan bir konu varken sizden onun adına bir yardım istiyorsa siz “hayır” dediğinizde mutlaka bir alternatif hareket planı geliştirecektir. Ya başka bir kişiden yardım isteyecek ya da size uygun bir zamana programını erteleyecektir. İşte önce ben diyebilmenin gücü burada saklıdır. Bir sonraki makalemde size hayır demenin yollarından bahsedeceğim…

Tavsiyeler

Özgüvenini arttırmak isteyenler için hazırlanan tecrübe birikimiyle oluşturulmuş bu linkteki YÜRÜYEN ÖZGÜVEN e-kitabı size rehber olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir