obilir > Konular > İlişkiler/Aşk/Flört/Evlilik > Arkadaşlık > Eskide Kalan Mektuplar Yeni İletişim Çağı

Eskide Kalan Mektuplar Yeni İletişim Çağı

Eskide Kalan Mektuplar

Postacı bizim kapıyı çok sık çalardı bu yüzden. Ne yazardım ne anlatırdım şaşarım şimdi bitmez tükenmez bir enerji olsa gerek aynı kişiye sekiz on sayfa yazı yazmak yazıyordum işte. Onların hiçbirinde gözyaşı yoktu, aşkta yoktu, paylaşmak vardı sadece ve paylaşımlarımız güzeldi. Şimdi bakıyorum insanların MSN’i var rastgele adresler ekliyor ve sonra üzerine giydiği maskelerle birileriyle arkadaş olmaya çalışıyor

Uzun zaman oldu tokalaşmayalı seninle nerden çıktı diyeceksin esti işte. Sanki yıllarca tokalaşmışız defalarca selamlaşmışız da bir tokalaşmamızın ne kadarı oldu diye düşünmüşüm bak şu işe. Sonra karakalem yerine dalıverdiğim şu tuşlara, hasretin gözyaşı damlalarını damlatamamak ne kadar kötü diye düşündüm birden.

Şimdi bunlarda nerden çıktı dersen az önce arka planda Nilüfer’den “Erkekler ağlamaz” çalıyordu ve şimdide “Esmer Günler” çalıyor. “Böyle gitmek var mıydı, demek yine bana hüsran, bana yine hasret var, bana yine esmer günler düştü” diyor. Eskiden olsa sevenler ve sevdiğini özleyenler, bu parçaları dinlerken gözyaşları dökerdi mektup satırlarının üzerlerine… Dinler dinler yazarlardı hasret sözcüklerini.

Klavyelerde, kalem tutan ellerin titremesi görünmüyor satırlarda. Sonra, gözlerden süzülen damlaların dağıttığı mürekkep izleri de yok artık. Sevgilinin kokusunu taşıyan mektupları taşımıyor postacılar. Onların götürüp getirdiği sadece kredi kartları ve ekstreleri ile icra yazıları oluyor artık. İcralık sevdalar yaşıyoruz, çağımızın hastalıklı ilişkileri arasında. Kabak tadı veriyor aşklar ve sevdalar değil mi? Bak nerden nereye gidiyor sohbet. Bir zamanlar mektup arkadaşlığı vardı, sayfalarca mektup yazardım İzmir’e, Sinop’a, Eskişehir’e, Almanya’ya, Kıbrıs’a, Balıkesir’e ve daha birçok yere.

Postacı bizim kapıyı çok sık çalardı bu yüzden. Ne yazardım ne anlatırdım şaşarım şimdi bitmez tükenmez bir enerji olsa gerek aynı kişiye sekiz on sayfa yazı yazmak yazıyordum işte. Onların hiçbirinde gözyaşı yoktu, aşkta yoktu, paylaşmak vardı sadece ve paylaşımlarımız güzeldi. Şimdi bakıyorum insanların Facebook’u var Msn’i var rastgele adresler ekliyor ve sonra üzerine giydiği maskelerle birileriyle arkadaş olmaya çalışıyor. Sonra adına aşk deyip yollara düşüyor yaşıyor aşkı dönüyor ve bitiyor. Başlangıcı sanal olan buluşmaların bitişi kocaman hüsranlara gebe kalıyor.

Bilgisayarlar, klavyeler, dengesiz gecelemeler, hatırasız sözcükler, sanal sevgiler, sevgililer, maskeli balo oyuncuları ve kendisi olmayan/olamayanlar, eksik kalanlar, tok olanlar, doymak isteyenler, pahalı hediye bekleyenler, sadece mutlu olmak isteyenler, kendisinin anlaşılmasını bekleyenler, yanlış anlaşılanlar, hiç anlaşılmayanlar, sadece güzel diye talep görenler, çok bilmiş diye dışlananlar, taviz verenler, ezikler, ezenler, aç kalanlar, sarhoş olanlar, sevgili arayanlar, sevgi arayanlar, flört edip aradığını bulamayanlar, özrü kabahatinden büyük olanlar, özrü olmayanlar, haklı olanlar ve haksız olanlar, SANAL sevişgenler, öğreten adam ve oğlu olanlar, mistikler, fıstıklar, yastıksız yatanlar, çoğalan yalnızlıklar ve işte bunların içindeki İNSAN.

Eskiden tokalaşmanın, sarılmanın, saflığın güzelliğini yaşarken, şimdi yaşamda var olan her şeyi tehdit görmekten sanala düşmüş olan yüreklerin ifade edilemeyen yalnızlığı farkında var, farkında ol, fark et sözcükleriyle arayışa giren yüreklerin öksüzlüğü artık toprağa basma zamanı gelmedi mi sizce?

Bir ağaca sarılmanın zamanı gelmedi mi? Çıkın beton binalarınızdan

Bir toprakta yürümenin zamanı gelmedi mi? Atın üzerinizdeki örümcek ağı sanal dünyayı.

Bir damla yaşın damladığı mektubu yüreğinin üzerinde saklayan âşıkların saflığını yeniden bulmak zamanı geldi artık.

Bir an önce o güzelliği bulmak dileğiyle merhaba deyiverin artık dünyaya…

Merhaba

www.mordanismanlik.org

İlginizi Çekebilir

Kadınlar Neden Test Eder? Erkekten Ne Bekler?

Pek çok erkek farkına varmasa da kadınlar neredeyse her zaman karşılarındaki erkeği test etme ihtiyacındadırlar. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir