obilir > Konular > Bebek/Çocuk/Aktivite > Çocuk Bakımı ve Gelişimi > Ergenlik Dönemi ve Ergen – Ergenlik Psikolojisi

Ergenlik Dönemi ve Ergen – Ergenlik Psikolojisi

Çocuğum artık beni dinlemiyor, ders çalışmıyor, kendi başına buyruk davranıyor ve sorumsuz, çabuk sinirleniyor, çok kıskanç, bana sürekli karşı geliyor, eskiden sesini yükseltmezdi ama artık argo kelimeler bile kullanmaya başladı, arkadaşlarıyla geç saatlere kadar dışarılarda geziyor, bir şey söylediğimizde evden kaçmakla tehdit ediyor, inatlaşıyor… Hâlbuki eskiden çok usluydu, beraber gezmeye giderdik, ben bir şey yapmasını istemediğimde “tamam” derdi, beni dinlerdi, hiç kötü söz çıkmazdı ağzından. Ne oldu da benim çocuğum bu hale geldi?

Ergenlik Dönemi

Çocuğum artık beni dinlemiyor, ders çalışmıyor, kendi başına buyruk davranıyor ve sorumsuz, çabuk sinirleniyor, çok kıskanç, bana sürekli karşı geliyor, eskiden sesini yükseltmezdi ama artık argo kelimeler bile kullanmaya başladı, arkadaşlarıyla geç saatlere kadar dışarılarda geziyor, bir şey söylediğimizde evden kaçmakla tehdit ediyor, inatlaşıyor… Hâlbuki eskiden çok usluydu, beraber gezmeye giderdik, ben bir şey yapmasını istemediğimde “tamam” derdi, beni dinlerdi, hiç kötü söz çıkmazdı ağzından. Ne oldu da benim çocuğum bu hale geldi?

 

Çocuğu 11-12 yaşa geldiğinde hemen her ailenin ortak haykırışıdır bu sözler. Çocuklarının giderek kendi kontrollerinden çıktığını, başına kötü bir şey gelecek korkusuyla uzmana başvurdukları dönemdir ergenlik dönemi. Bu dönem “yetişkinliğe ilk adım” evresidir. Ergen artık çocuk olmaktan çıkıp, hayatta yer almak isteyen, kendi kararlarını kendi vermek isteyen, kararlarını verirken de özgürce hareket etmek isteyen bir yetişkin adayıdır. Eskiden zevkle yaptığı birçok şey artık ona çocukça gelir. Ailesiyle sinemaya gitmek, akşamları evde oturup televizyon izlemek, sohbet etmek, istekleri için izin istemek… Bu evre artık onun için kapanmıştır. Artık kendi kendini kontrol etme isteği başlamıştır. Sorumluluk alıp, sonuçlarına katlanma dönemidir. Ancak her ne kadar kendi başına hareket etmek istese de problemlerle başa çıkamadığı zaman, sığınacak bir liman olarak ailesini yanında ister. Ailesiyle çatışır, en çok da annesiyle çatışır fakat yine de ailesi onun için güvenilir bir yuvadır. Ne olursa olsun ona sahip çıkacak olanın yine ailesi olacağını biliyordur.

 

Ergenlik dönemi, çocuklukla yetişkinlik arasında kalan bir “ara dönem”dir. 1-4 yıl arasında sürmektedir. Hem çocukluktan gelen özellikleri taşımaktadır hem de artık yetişkin gibi davranmaya çalışmaktadır. İkilem içindedir. Düz bir çizginin ortasında hisseder kendini, bir adım gerisi çocukluk, bir adım ilerisi yetişkinlik. Geriye adım atmak istemez çünkü artık çocuk olmadığını düşünür. Fizyolojik, psikolojik ve biyolojik gelişimi itibariyle artık çocukluk dönemi kapanmıştır. İleriye adım atmak ister ancak bu da ona tehlikeli bir yol gibi gelir. Her adımda bir zorlukla karşılaşabilir. Daha önce denemediği bir yoldur bu. Tecrübesizdir. Zorluklar karşısında öfkelenir. Bu öfkesini de onu en iyi anlayacak, yanında hissettiği ailesine boşaltır.

 

Ergenlik Döneminde Ailenin Tutumu

Ergenlik döneminde ailenin tutumu çok önemlidir. Çocuğun içinde bulunduğu ergenlik döneminden sağlıklı bir şekilde çıkabilmesi için ailesinin gerekli bilgiyi edinip, ona göre davranması gerekmektedir. Ergenlik dönemi, ailenin sevgi ve şefkati çok önemlidir. Ergene karşı tutarlı davranmak gerekir. Sorun olduğunda çocukla birlikte çözüm bulmaya çalışılmalıdır. “Sen bilmezsin, daha çocuksun” gibi tavırlar onun benliğine zarar verir ve sizinle inatlaşmaya gidebilir. Kişiliğinin ortaya çıkmasına imkân verilerek başkalarıyla kıyaslamaya gidilmemelidir. Ona rahat olabileceği, kendini ifade edebileceği ortamlar oluşturulmalıdır. Sorumluluklar yüklenmeli ancak yapamadığı zaman bunu anlayışla karşılayıp, güzel bir şekilde izah etmek gerekir, aksi takdirde cesareti kırılır ve kendine güvenini kaybedebilir. Hem aile ile hem de kendisiyle ilgili kararlar alırken ona danışmak, fikrini almak, istişare etmek gerekir. Derdinin olup olmadığını, mutlu olup olmadığını sorulmalı, sizin için ne kadar değerli olduğu ona hissettirilmelidir. Davranışları ve arkadaş grubu takip edilmeli ancak bunu yaparken onu denetliyor gibi yapılmamalıdır. Çok müdahale ederseniz sizin isteklerinizin aksine davranabilir. Asla yargılamayın, küçümsemeyin. İyi davranışlarında da övmeyi unutmayın.

 

Aristo bundan 2300 yıl önce gençleri şöyle özetlemiştir. Tutkuludurlar, huysuz ve öfkelidirler, tutkularının kölesi olurlar. İsteklerinin önüne dikilen en küçük engele bile katlanamazlar. Onura ve başarıya paradan çok önem verirler. Eli açık ve iyilikseverdirler çünkü kötülükleri tatmamışlardır. Çabuk güvenip, çabuk bağlanırlar. Çünkü aldatılmamışlardır. Yüksek amaç ve hayalleri vardır. Koşulların sınırlayıcı etkisini öğrenmemişlerdir. Sevgide de nefrette de aşırıya kaçarlar. Her şeyi bildiklerini sanır, onun için yanlışlarında sonuna kadar direnirler”


Daha fazla bilgi için www.psikolojiakademi.com adresine bakabilirsiniz.

ALIŞVERİŞ İPUCU: Ekstra indirim için tikokupon kullanıp fiyatları ucuzlatabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir