Ekonominin İçindeki Sosyo-Kültürel Yapı

İhtiyaç için üretim ve ihtiyaç için tüketim ekonominin temel dayanağıdır. İnsanın tarih sahnesine çıktığı ilk günden bu güne kadar çeşitlenen ihtiyaçları ekonomik faaliyetlerinde çeşitlenmesine yol açmıştır. İnsanın ihtiyaçlarını karşılama çabasından ortaya çıkan ekonomik faaliyetlerin en ilkel şekli avcılık ve toplayıcılık olmuştur. Yerleşik hayatı beraberinde getiren tarım ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesindeki ilk basamak olmuştur…

1-Giriş

Ekonominin Bilinmeyen Tarihçesi

İhtiyaç için üretim ve ihtiyaç için tüketim ekonominin temel dayanağıdır.

  • İnsanın tarih sahnesine çıktığı ilk günden bu güne kadar çeşitlenen ihtiyaçları ekonomik faaliyetlerinde çeşitlenmesine yol açmıştır.
  • İnsanın ihtiyaçlarını karşılama çabasından ortaya çıkan ekonomik faaliyetlerin en ilkel şekli avcılık ve toplayıcılık olmuştur.
  • Yerleşik hayatı beraberinde getiren tarım ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesindeki ilk basamak olmuştur.
  • Tarımsal üretimdeki artış ticaret faaliyetlerini doğurmuştur.
  • Ticaretten elde edilen gelir fazlasını bir yerlerde muhafaza etme isteği bankacılık sektörünü (parayı ilk bulan Lidyalıların ortaya attığı sektör) ortaya çıkarmıştır.
  • Başlangıçta kısa mesafelerde yapılan ticaret daha uzaklara taşınmaya başlayınca dönemin Kral Yolu, İpek ve Baharat yolları önem kazanmıştır. Bu dönemlerde ticaretin ana hatları bu yollar olduğundan devletler bu yollara sahip olmak için birbirleriyle savaşmıştır.
  • Ticaret yollarında artan mal sevkiyatları bu yollardaki tehlikelerin (hırsızlık-yağma) doğmasına yol açtığından bu yollarda hem karakol hem de konaklama yeri görevini görecek kervansaraylar ve hanlar yapılmıştır.
  • Ticaret yolları ile doğunun zenginliğini batıya taşınması batılı devletlerin bu zenginliğin kaynağına ulaşma arzusuna sahip olasına yol açmış, coğrafi keşifler ve beraberindeki Rönesans (bilim-sanat devrimi) hareketleri Sanayi Devrimine ortam hazırlamıştır.
  • Sanayi devrimi sanayi faaliyetlerinin doğmasına neden olmuştur. Bu dönemde küçük bir kasaba halindeki yerleşim yerleri büyüyerek büyük bir şehir haline gelmiştir.
  • Sanayi tesislerinde artan hammadde ihtiyacı madencilik sektörünün, üretimin tüketiciye ulaştırılma kaygısı ulaşım sektörünün, tüm bu faaliyetlerle zenginleşen insanın ise dinlenme ihtiyacı turizm sektörünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.
  • Sanayi devrimi ile açılan yeni iş sahaları insanların sanayi bölgelerine göç etmesine yol açmıştır.
  • Farklı ekonomik özelliklere sahip bölge insanlarının yaşayışlarında, ilişkilerinde ve sosyokültürel olaylara bakış açılarında farklılıklar görülmeye başlamıştır. Örneğin bir tarım şehri insanları ile turizm şehri insanlarının yaşam biçimleri farklılıklar göstermiştir.

 

2- Ekonomi, Göç ve Yerleşme

Ekonomik Faaliyetlerin Etkileri

  • Yeryüzünde farklı coğrafi özellikler ve bunlara bağlı olarak farklı ekonomik faaliyetler ve yaşam biçimleri vardır.
  • Tarımın, sanayinin, turizmin, madenciliğin ve ticaretin yaygın olarak yapıldığı bölgeler de yaşayan insanların yaşam biçimlerinin ve kültürlerinin temelini bu ekonomik faaliyetler oluşturur.

 

Örneğin;

  • Sanayi ve turizm faaliyetlerinin yaygın olduğu iki farklı şehirdeki yaşam biçimleri değişiklik gösterir. Eskiden küçük bir kasaba olan bir yerleşim yeri sanayi, ticaret ya da turizm etkinliklerine bağlı olarak gelişip büyük bir şehir haline gelebilir.
  • Bu duruma bağlı olarak bu şehirde yaşayan insanların yaşam biçimleri, kültürleri ve birbirleriyle olan ilişkileri büyük oranda değişikliğe uğrayabilir.
  • Almanya’daki Ruhr havzası bu tip değişime verilebilecek en tipik örnektir. Ülkemizde Antalya ve Bursa çevresindeki değişimde bir başka örneği oluşturur.

 

3-Sosyo Kültür Ve Göç’ün Ekonomi Piyasalarına Etkileri

Sürekli bir hareket içerisinde bulunan, sürekli olarak yenilenen, yapılaşan ve yapısızlaşan toplumsal yapı, kendi bünyesinde bulunan ve farklı özellik ve etkinliklere sahip olan toplumsal öğeler tarafından değişmeye zorlanır. Bu öğeler, genellikle ekonomideki nicel ve nitel gelişmelerin, teknolojideki ilerlemelerin ve demografik oluşumların birer sonucu olarak ortaya çıkarlar. Sosyolog için sosyal değişme, sosyal yapıda meydana gelen önemli değişmelerdir. Bu tanımın içerisine yeni normlar, değerler, maddi kültür unsurları ve sembollerde meydana gelen değişmeler girer. Sosyolog için küçük gruplarda meydana gelen değişmeler ve moda gibi geçici değişmeler önemli değildir; bunun yerine aile, ekonomi, hukuk vb. kurumlardaki değişmeler, sosyal rollerdeki değişmeler ve sosyal ilişkilerde meydana gelen değişmeler önemlidir.

 

Piyasa ekonomisine geçiş sürecinde Azerbaycan’da yaşanan önemli gelişmelerden biri sosyal mobilitenin, iç ve dış göçlerin hızlanmasıdır. Hızlı gelişen bu sosyal hareketlilik bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. Nitekim bütün bu gelişmelerin yol açtığı yeni davranış ve yaşama biçimleri bir taraftan toplumsal hareketliliği hızlandırırken, öte yandan geleneksel değerlerin de büyük ölçüde sarsıntı geçirmesine neden olmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde komşuluk ve dayanışma bağları giderek çözülken, çıkara dayalı ve rasyonel hesaplamaları yansıtan bir ilişki şeklinin ortaya çıktığım görüyoruz.

 

Genel olarak göç sürecinin uyum evresinde, kültür çatışması ve toplumsal çözülme insanların boşlukta kalmasına yol açmaktadır. Göç ettikleri toplumsal ortamın davranış kalıplarıyla, örnekleriyle çatışma ve toplumdan gelen tepkiler insanları yeni arayışlara sürüklemektedir.

 

Sosyalist ekonomiden piyasa ekonomisine geçişin sosyal politikalarla desteklenmeden gerçekleştirilmesi yüzünden toplumda gelir dağılımı da önemli ölçüde bozulmuştur. Bu sonuç orta tabakayı eritirken, üst tabaka ile alt tabaka arasındaki farklılaşmanın daha da belirginleşmesine yol açmıştır. Öte yandan ekonomik sorunu olmayan üst gelir gruplarında daha çok taklitçi düzeyde seyreden bir yabancılaşma gelişirken, alt gelir grubuna dahil olan kesimlerde toplumun refahından pay almayan, itilmiş, horlanmış, ezik insanlar psikolojisi boy göstermektedir. Bütün bunların sonucunda da sosyal faklaşma ve kutuplaşmanın arttığı görülmektedir. Bu olumsuz gelişmenin önlenebilmesi için, toplumsal bütünleşmeyi arttırıcı sosyal politikaların devreye sokulması ve bu yolla, toplumdaki iç dinamiğin köreltilmesi yerine, toplum katmanlarının hepsinin katılımı ile daha çok canlandırılması gereklidir.

 

4-Sonuç

Ekonomik değişim sosyal yaşamda da birtakım değişimler meydana getirmekte, daha doğrusu sosyal yapıda ekonomik değişim ile paralel olarak değişmektedir. Toplumda geçerli olan değer yargıları ve bunların benimsenişi zaman içerisinde değişikliğe uğramakta, söz konusu değerler çağın ihtiyaçlarına göre değişmektedir. Ancak sosyal yapıdaki ve değerlerdeki değişim çok hızlı olursa ve toplumun genelini kapsayacak özellik taşımazsa, sorunlar baş göstermekte, sosyal dengenin bozulmasını gündeme getirmektedir.

 

Yazar Hakkında:

1994 Yılında Diyarbakır Doğumlu Olan Yazarımız. Diyarbakır Çınar Nüfusuna Kayıtlı Olup İlk Ve Ortaöğretimini Diyarbakır Merkezde Tamamlayarak. Lise Öğrenimini Ankara’nın Çankaya İlçesinde İncesu Lisesi’nde Devam Etmiştir.

 

Ankara Onun İçin;  kaldığı Dört Yıl İçerisinde Eğitim Ve Öğretim Hayatını Olumlu Yönde Etkilemiş. Orda Kaldığı Süre Zarfında Birçok Milletvekili, Sanatçı, Akademisyen ve Araştırma Görevlileri İle Tanışma Fırsatı Bumuştur. Bu Yaklaşımı Onu İlerde Ufkunun Açılması Noktasında Çok İlerleteceğinin Göstergesi Olduğunun Farkında.

 

Ankara Yıllarının Ardında Girmiş Olduğu YGS-LYS Sınavından Hukuk Fakültesi Beklentisi İçerisinde Olan DURUŞ Bu Hayal Kırıklığına Hiç Bakmadan “Akdeniz Üniversitesi-İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi-İşletme Bölümü” nü Seçerek Hayatında Yeni Ufuklar Aramaya Koyuldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir