Spor, Küfür ve Hakaret Değil: Dostluktur!

Spor kategorisindeki ilk makalemi, sevgi ve dostluğa ayırdım. Geçmişe döndüm bir an. Gene bilgisayarımın başında makaleler yazıyor, arkadaşlarımın makalelerini yorumluyordum. Gönlümdeki renkleri saklamamıştım. Onlarda saklamıyordu. Renklerimiz ayrı bile olsa, sevgi ve dostlukta birleşebiliyorduk. Çünkü spora bakış açımız buydu…

 

Spor kategorisindeki ilk makalemi, sevgi ve dostluğa ayırdım. Geçmişe döndüm bir an. Gene bilgisayarımın başında makaleler yazıyor, arkadaşlarımın makalelerini yorumluyordum. Gönlümdeki renkleri saklamamıştım. Onlarda saklamıyordu. Renklerimiz ayrı bile olsa, sevgi ve dostlukta birleşebiliyorduk. Çünkü spora bakış açımız buydu. O günleri anımsadığımda, dostlarımla küfür ve hakarete karşı mücadelelerimiz aklıma geliyor.

 

Neydi bizleri insanlıktan çıkacak kadar agresif yapan? Neden bir takımın taraftarı, başka takımınkiyle dost olamıyordu, dost kalamıyordu? Benim gönlümdeki renklere bağlandığım günlerde, bunlardı konuşulanlar. İşte bu yorumlarım, hak etmediğim küfür ve hakaretlerin de başlangıcını oluşturuyordu. Aynı renkleri paylaştığımız insanlar, farklı renkten dostlar konusunda fazlasıyla agresifti. Spor, bu tür hırçınlıkların alanı olmamalıydı.

 

Şimdiki spor anlayışına bakıyorum. Taraftar, kulüp başkanının diğeri ile olan dostluğunu hazmedemiyor. Futbolcununkini hiç kaldıramıyor. İstiyor ki ekilen, düşmanlık tohumları olsun. Farklı renkler, ebediyen düşman olsun. Sevgi, sadece aynı rengi gönlünde taşıyanlara özgü bir kavram olarak kalsın. Yıllarca böyle gelmiş (hayır, böyle gelmemiş), böyle devam etsin. Taraftarlar arasında, düşmanlık tohumları ekilsin.

 

Eğer yorum yapacağım alan spor makaleleri sitesiyse, buna alışık olacakmışım. Neden? Böyle olunca statlar, savaş alanına dönüyor. Yapılan neyin savaşı? Bu sorunun cevabını arayan çok spor yorumcusu tanıyorum. Halen cevabı bulunmuş değil.

 

Diğer anlayamadığım, televizyon dünyasındaki, gazetelerdeki takım yorumcuları. Yorumculuk, olaylara tarafsız gözle bakmayı gerektirir. Taraf olması gerekenler, izleyenlerdir. Yorumcuların görevi, onlara doğruları ve gerçekleri aktarabilmektir. Buna rengimizi katmamız, bizi tarafsızlığın dışındaki savaşlara sürükler. Bu savaşların yeri, televizyon ve gazete dünyası olmamalıdır. Eğer onlar yorumlarına takımlarının rengini katarlarsa, bizler boşuna konuşmuş olmaz mıyız?

 

Sözlerimi sevgi ve dostluğa adanmış futbol dileklerimle noktalıyor aranızda olmaktan duyduğum mutlulukla hepinize “Merhaba” diyorum.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Spor/Outdoor ve Ayakkabı Mağazaları İndirim Kuponları – Temmuz, 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir