obilir > Konular > Sağlık > Hastalıkla Mücadele > Diyaliz Hastaları Afetlerde Ne Yapmalı?

Diyaliz Hastaları Afetlerde Ne Yapmalı?

Başta depremler olmak üzere çeşitli afetlerle karşı karşıya kalan ülkemizde, çok insanımızın bu nedenle yaşamını yitirdi. Kötü günler geçirdiğimiz o zamanların bir daha yaşanmaması temennimiz, ama zararları en aza indirmek alacağımız önlemlerle elimizde. Peki diyaliz hastaları afetler öncesinde, sırasında ve sonrasında nasıl bir yol izlemeli, nelere dikkat etmeli?

 

Bizler unutmak istiyoruz, ama afetler kendilerini hiç unutturmuyor. 10 yıl önce Marmara Depremi bir kabus gibi üzerimize çöktü; şimdi de beklenen İstanbul depreminin korkusuyla yaşıyoruz. Bu endişeler içindeyken bir de eylül ayında gelen sel felaketini yaşadık. Bu yaşanılanlar bir kez daha doğal afetlere karşı her an tetikte olmamız gereğini hatırlatıyor bizlere. Deprem, sel baskını, tayfun, toprak kayması gibi afetler ölümlere ve kalıcı sakatlıklar neden olabiliyor.

 

Afetler sırasında karşılaşılan sıkıntıları en az zararla atlatabilmek için toplumdaki herkesin hazırlıklı olması ve bazı ortak önlemleri alması şart. Örneğin, olabildiğince sağlam bir yerde oturmak, çalışmak, afet sonrasında telaşa kapılmamak, yetkililer tarafından yapılan uyarıları dikkate almak gibi. Öte yandan, kronik diyaliz hastaları bu önlemlere ek olarak farklı noktalara da dikkat etmek durumunda. Bunun en temel nedeni afetler sonrasında diyaliz imkanlarının azalması ve hastaların alıştıkları sıklıkta diyalize girememesi. Bu problemlerden olabildiğince az etkilenmek, afet sonrası karışıklık ve paniği en aza indirgemek için alınması gereken önlemleri afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası olarak üçe ayırdık.

 

1. AFET ÖNCESİ

Kimliğiniz ve hastalığınızla ilgili belge oluşturun

Kendinize ait kısa kimlik bilgilerini, bulunduğunuz yerdeki veya diğer şehirlerdeki yakınlarınızın isim, adres ve telefon numaralarını ıslanmayacak şekilde özel bir karta kaydediniz. Bu kartı hem üzerinizde, hem de iş yerinizde bulundurunuz.Ayrıca bir dosyaya kimlik bilgilerinizi ve tıbbi bilgilerinizi kaydedin. Bu dosyayı hem iş yerinizde, hem de evinizde saklayın. En iyisi bu bilgileri içeren bir tıbbi raporu diyaliz merkezinizden almanız ve bunu değişik yerlerde saklamanızdır.

 

Periton diyalizi hastasıysanız, kimlik bilgilerinizin yanında tedavinizle ilgili teknik bilgileri (periton diyalizi tipini, günlük değişim sayısını ve miktarını, kullandığınız diyalizatın türünü, ortalama çekilen sıvının miktarını, aletli periton diyalizi uyguluyorsanız kullandığınız aletin marka ve türünü, gece boyunca tedavi sürenizi, kaç litrelik solüsyon kullandığınızı) yanınızda bulundurunuz. Ayrıca, geçirdiğiniz peritonit sıklığını, tedavi özelliklerini, şeker hastasıysanız tedaviniz ile ilgili bilgileri de bu dosyada saklamalısınız. Hemodiyaliz hastaları da benzer şekilde, periton diyaliz hastalarının izlendikleryolu takip etmeli, merkez tarafından hazırlanan bir tıbbi raporu yanlarında bulundurmalı.

 

İlaç ve malzeme stoklayın

Ortalama iki hafta yetecek kadar ilaç ve malzeme stoklamanız, felaket sonrasında sizi güç duruma düşmekten kurtarır. Bu ilaçları özel bir çantada saklayın ve belirli aralıklarla son kullanım tarihlerini kontrol edin. Son kullanma tarihi yaklaşan ilaçları tüketerek yerine yenilerini koyun. Kronik periton diyalizi hastasıysanız iki hafta yetecek miktarda diyaliz serumu(diyalizat) ve gerekebilecek diğer malzemeleri de uygun bir yerde depolayın. Diyalizatların son kullanma tarihlerini altı ayda bir kontrol edin, eskimeye başlayanları kullanarak yerine yenileri koyun. Peritonit tedavisinde kullanılan antibiyotikleri de beş gün yetecek miktarda saklayın, çünkü afetlerin ardından peritonit sıklığı artar. Depolanması gereken ilaçlar her hasta için farklıdır, ancak genelde sık kullanılanları yüksek tansiyon ilaçlarıyla, şeker hastaları için insülin ve suni tadlandırıcılardır.

 

2. AFET SIRASI

Afet sırasındaki davranış şekliniz afetin türüne göre değişkenlik gösterecek. Örneğin, depremi ele alacak olursak; tam deprem sırasında soğukkanlı olun, alt katlardaysanız binayı hızla terkedin, üst katlarda oturmaktaysanız önceden planladığınız yerlerde kendinizi korumaya alın. Bir diğer afet olan selin aniden geldiğini görünce bulunduğunuz binanın olabildiğince üst katlarına çıkın. Çok şiddetli fırtına veya tayfuna yakalanacak olursanız binanın bodrumuna sığının. Afet sırasında hemodiyaliz makinesinde de olabilirsiniz. Bu durumda herhangi bir nedenle hızla yardım alamama ihtimaline karşı, kendi başınıza makineden kurtulmayı öğrenmeniz gereklidir. Bu amaçla sizler için hazırlanmış afet kitaplarını okuyun, anlamaya çalışın, tereddütte kaldığınız noktalar hakkında hemşirelerinizden bilgi alın. Böyle bir kitabınız yoksa ünite görevlilerinden temin edilmesini isteyin.

 

3. AFET SONRASI

Afet sonrasında diyaliz hastalarında karşılaşılacak problemler afetin türüne göre değişkenlik gösterir. Binada yapısal hasara yol açan afetlerde kanamalar, yaralanma riski, kırıklar ortaya çıkabilir. Tıbbi personel ulaşana kadar basit problemleri kendiniz çözmek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle, afet öncesinde ilk yardım uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olun, çünkü bazen çok basit önlemler ciddi hayati tehlikeleri önleyebilir. Afetten kurtulduktan sonra öncelikle diyaliz merkezinizin sağlam olup olmadığını araştırın. Eğer hasar varsa bölgedeki diğer diyaliz merkezlerinde veya yakın şehirlerdeki diyaliz merkezlerinde tedavi imkanını araştırın.

 

Kendi merkeziniz ayakta kalsa bile afet bölgesinde kronik diyaliz hastaları için imkanlar azalabilir, Çünkü:

  • Bina sağlam kalsa da afet sırasında diyaliz makineleri veya su sistemleri hasara uğrayabilir. Hepsinden öte, afet sırasında şehir suyu veya elektriği kesilebilir, böylece diyalize girme imkanı kalmaz.
  • Bölgede hasara uğramış başka merkezler varsa, o merkezlerin hastaları da sizin merkezinize gelebilir. Böylece hasta sayısı hızla artabilir.
  • Böbrek hastası olmayan diğer felaketzedelerde de ani böbrek yetersizliği gelişebilir; bu kişiler diyalize ihtiyaç duyacağı için makineler yetersiz kalabilir.
  • Diyaliz ünitenizde görevli olan, hekim, hemşire ve diğer sağlık personeli felaketten zarar görebilir veya üniteye ulaşamayabilir.

Özetle, afetler sonrasında diyaliz imkanları azalacaktır. Bu durumda kan yeterli sıklıkta temizlenemeyecek, kanda üre, kreatinin, fosfor gibi bazı toksik maddeler çok artacaktır. Kısa süreyle bu maddelerin düzeyinin yüksek olması kalıcı bir probleme yol açmaz, ancak bu aşamada iki madde hayati önem taşır:

 

Sıvı yüklenmesi: Normal şartlar altında da sıvı kısıtlaması yapmanız çok önem taşır; iki diyaliz arasında alınan aşırı kilo, ödem, yüksek tansiyon, kalp yetersizliği gibi pek çok soruna yol açar. Sıvı kısıtlamasına uyumunuz afet sonrasında iyice önem kazanır, çünkü diyalize girme imkanı azalacak ve fazla sıvıyla ilgili problemlerin şddeti artacak. O nedenle, bu aşamada fazla miktarda su ve sulu gıdalar almamaya azami özen gösterin. Aldığınız sıvı miktarını önceden kullandığınızın yaklaşık yarısına indirin. Eğer önceden iki diyaliz arasında aşırı kilo alıyorduysanız fazla miktarda sıvı içeren yiyecekleri iyice sınırlayın.Bu aşamada temel nokta tuz kısıtlaması yapmanızdır. Serbest miktarda tuz alındığı zaman hiç kimse su içme hissine karşı duramaz. O nedenle imkan olduğu nisbette tuzsuz yiyecekleri tercih ederek aşırı susama hissinin önüne geçin.

 

Potasyum yüksekliği: Yeterli sıklıkta diyalize giremezseniz en önemli risk kan potasyumunun çok yükselmesidir. Yüksek potasyum düzeyi kalbi aniden durdurarak ölüme yol açabilir. O nedenle, afetler sonrasında yüksek potasyumlu besinlerden özenle kaçının. Besinlerin seçimindeki özene ek olarak, Anti-potasyum veya Resonium isimli ilaçların kullanılması da  potasyum yükselmesi riskini azaltır. Toz şeklinde olan bu ilaçlar yemekler sırasında bir miktar su ile alınır.

 

Konservelere dikkat

Diğer diyet önerilerini şu şekilde özetleyelim: Kırmızı et, balık, tavuk, peynir, süt, kurubakliyat türü yiyecekleri afetlerin ardından ortalama yarı yarıya azaltın. Böylelikle kanda toksik madde birikimi daha az olacak. Su ihtiyacınızı gidermek için mümkün olduğunca hazır şişe sularını kullanın, buna ulaşamazsanız çeşme suyunu kaynatarak için. Şeker hastasıysanız, şeker düşmelerine karşı hazırlıklı olmalısınız. Yanınızda kan şekeri düşmesi durumunda şekeri hızla yükseltecek yiyecekleri bulundurun. Felaket şartlarında yemek hazırlanması çok güç olabilir. O nedenle, hazır yiyecekler geçici bir süreyle sorunun çözümünde önem taşır. Ancak, konserve gıdaların fazla miktarda tuz içerdiğine, bazılarında ise aşırı miktarda potasyum bulunduğuna dikkat edin. Konserveleri seçerken tuz ve potasyum içeriği olabildiğince düşük olanları tercih edin. Bazı gıda maddelerinin paketlerinde içerikleri kaydedilmiş, bu bilgileri dikkatle inceleyin. Diyete uyum gösterirseniz diyaliz sayınızın azaltılması (haftada 3 yerine 2, hatta 1 kez diyalize girmeniz) veya diyaliz süresinin kısaltılması (4 saat yerine 3 veya 2, hatta 1 saatlik diyaliz uygulanması) geçici süreyle önemli bir probleme yol açmaz. Ancak fırsat bulunca hemen afet öncesi diyaliz rejimine dönmelisiniz.


Bu makale, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı Başkanı – Özel FMC Bahçelievler Diyaliz Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever tarafından, Fresenius Medical Care Türkiye’nin yayınladığı “Yaşam Işığı” dergisi için kaleme alınmış, FMC Türkiye Kurumsal İletişim Departmanı tarafından “makalemarketi”nde yayınlanmak üzere paylaşılmıştır.

 

FRESENIUS MEDICAL CARE, TÜRKİYE Böbrek yetersizliği hastalarının tedavileri alanında faaliyetlerini sürdüren 3 farklı şirketinin çatısı altındaki 50 diyaliz kliniği, 2 üretim tesisi, 7 ecza deposu, satış, bayi, teknik servis ağı ve 2000’e yakın çalışanı ile ülke çapında yaklaşık 30 yıldır faaliyet göstermektedir. Fresenius Medicale Care kurumsal web sitesi içerisinde size en yakın diyaliz kliniklerini bulabilir, soru ve sorunlarınız için uzman desteği alabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir