obilir > Konular > Toplum > Din ve Maneviyat > Dinimizi Ne Kadar Tanıyoruz

Dinimizi Ne Kadar Tanıyoruz

Türkiye halkı genel olarak kendini dindar olarak kabul etmesine rağmen özünde bu dindarlık okuma yazma bilmeyen halkların sözlü kültürle bildikleri aktarması gibi aktarılmakta ve özüne inememekte ve dolayısı iledin halk tarafından tanınmamaktadır…

 

Türk halkının ne kadar dindar olduğu hakkında sürekli yazılır çizilir. Son dönemlerde bu konu hakkında istatistikler de yayınlanmaya başladı. Bu istatistiklerde halkın %66’sının dindar olduğu ve bu dindar olduğunu belirtenlerin de büyük kısmının dini ibadetlerini tam olarak yerine getirdiğini söylediği görülmektedir. Bununla birlikte Türkiye’de büyük oranda dini eğitim eksikliği bulunmaktadır.

 

Din özet ifadesi ile insanlara; dünya ve ahiret hayatında onları mutluluğa ulaştıracak yöntemdir. Özellikle İslam dini kişinin yemek yerken kaşığı ağzına götürmesinden, nefes alıp vermesine kadar her noktayı kapsayıcı önermelerde bulunur. Bu kadar kapsayıcı bir yapı olan dinin, eğer kişiler kendilerini dindar olarak kabul ediyorlarsa kapsamlı bir eğitim çalışması ile özümsenmesi gerekir. Bunun için kişinin en azından Kur’an-ı Kerim ve hadis kitaplarını okumuş olması gerekecektir. Eğer bu okumalar yapılmamışsa yaşanan din büyük oranda eksik kalacaktır.

 

Türkiye’de gerçekleşene baktığımızda ise durumun yukarıda sunulan resimle alakası yoktur. Türkiye’de din eğitimi dendiğinde belirli kısa surelerin ezberlenmesi, 32 farzın bilinmesi ve Hz. Peygamber hakkında azıcık bilgi sahibi olunması ve kadınlar için de kendilerini ilgilendiren özel hallerle ilgili bilgilerin edinilmesi yeterli görülebilmektedir.

 

Halbuki Kuran’ın Kerim’in mesajına hâkim olamadan ve bunu tam manası ile anlamak için bilinmesi gereken hadisleri kaynaklarından okumadan dindar Müslümanım diyebilmek çok havada kalmaktadır. Türkiye’de bu durum o kadar acınası bir haldedir ki, günde 40 defa Fatiha suresini namazlarında okuyan insanların ancak çok az kısmı FATİHA suresinin manasını bilmektedir. Türkiye Müslümanlarının  belki de %1’i Kur’an’ı Kerim’in mealini hayatında 1 sefer okumuştur. Diğer taraftan Hz. Peygamber’in hayatı ancak bir kronolojik bilgiye sığdırılmış ve hayata ilişkin mesajları tamamen göz ardı edilmiştir.

 

Özet olarak Türk halkının eskinde kitaba ulaşmanın zor olması ve okuma bilmemekten kaynaklanan cahilliği günümüzde tüm imkânların var olmasına rağmen devam etmektedir. İslam’ın bayraktarlığını yaptığını iddia eden bu milletin İslam âlemine güçlü mesajlar verebilecek İslam bilim adamlarının bulunmaması ise işin diğer boyutudur. Netice olarak ne avam kısmında ne de halas kısmında İslam yeterince bilinememekte fakat dinarlık kimseye bırakılmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir