Coelacanth Ara Fosil Değildir

Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabında itiraf ettiği gibi, evrim sürecini bizlere ispat edecek olan en önemli delil ara fosillerdir. Yeryüzünün neredeyse kazılmayan hiç bir bölgesi kalmadığı halde bu sürecin yaşandığını bize ispat eden tek bir ara fosil bulunamamıştır. Bulunan yaklaşık 300 milyon fosil, tüm canlıların bir anda, eksiksiz ve mükemmel yapıları ile var olduklarını, yani yaratıldıklarını ispat etmektedir…

 

Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabında itiraf ettiği gibi, evrim sürecini bizlere ispat edecek olan en önemli delil ara fosillerdir. Yeryüzünün neredeyse kazılmayan hiç bir bölgesi kalmadığı halde bu sürecin yaşandığını bize ispat eden tek bir ara fosil bulunamamıştır. Bulunan yaklaşık 300 milyon fosil, tüm canlıların bir anda, eksiksiz ve mükemmel yapıları ile var olduklarını, yani yaratıldıklarını ispat etmektedir.

 

Evrim tarihini incelediğimizde pek çok sözde bilim adamının ara fosil konusunda açmaza düştüğüne, sahtekarlıklara ve bir takım dayatmalara başvurarak şahsına münhasır canlıları ara fosil olarak göstermeye çalıştıklarına şahit oluruz. Bu dayatma fosillerden biri Coelacanth’dır.

 

Darwinistler, 1938 yılı öncesinde Coelacanth fosili üzerinde pek çok iddialarda bulunmuşlardı. Canlının yüzgeçlerini “yürümek üzere olan ayaklar”, fosilleşmiş bir yağ kesesini de “ilkel bir akciğer” olarak yorumlamışlardı. Fosil üzerinde yaptıkları türlü spekülasyonlarla kayıp bir halkayı bulduklarını öne sürüyorlardı.

 

Ancak 1938 yılında Hint okyanusunda Coelacanth’ın (Latimera chalumnae) türüne ait yaşayan bir örneğinin bulunması, evrimciler için tam bir şok olmuştu. Hatta Darwinist bir bilim adamı, yaşadığı bu şoku şu sözlerle ifade etmişti: Aslında canlı bir dinozor bulunmuş olsaydı, bu çok daha az şaşırtıcı olurdu. Çünkü fosiller Coelacanth’ın, dinozorların sahneye çıkmasından 150-200 milyon yıl önce var olduklarını gösteriyor. Birçok bilim insanının kara omurgalılarının atası olarak gösterdiği, en az 70 milyon yıl önce yok olduğu sanılan balık, canlı bulunmuştur! (Focus, Nisan 2003)

 

1938 yılından sonra, en sonuncusu 2007 Mayıs ayında olmak üzere 200’ü aşkın canlı Coelacanth’ın bulunması, bu balığa ait fosiller üzerinde yapılan tüm spekülasyonların da sonunu getirmiştir.

 

450 milyon yıl önceki hali ile bire bir benzerlik gösteren Coelacanth’ın, sanıldığının aksine karaya geçmeye hazırlanan bir balık değil, tam tersi derinlerde yaşayan bir dip balığı olduğu anlaşılmıştır. 150 cm boyunda son derece gelişmiş ve kompleks bir yapıya sahiptir.

 

Tüm bunların bilimsel olarak ispatlanması sonucunda, Coelacanth’ın ara form olduğuna dair tüm iddialar geri çekilmiştir. Böylece Darwinistler, üzerinde spekülasyon yapmakta oldukları bir fosili daha kaybetmişlerdir. Şayet Coelacanth’a ait yaşayan örnekleri bugün bulunmamış olsaydı, tıpkı Archaeopteryx’de olduğu gibi bu balığa ait fosiller üzerindeki spekülasyonlar da son bulmayacaktı. Bu canlının ara form olmadığı, kusursuz bir deniz canlısı olduğuna dair gerçekleri anlatanlar da Darwinistler tarafından susturulmaya ve bastırılmaya çalışılacaktı. Tıpkı şu an diğer ara form iddialarında olduğu gibi.

 

Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır ki, hiç bir somut delile dayanmadan insanları aldatmaya çalışanlar asla muvaffak olamayacaklardır. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur: Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz. (Bakara Suresi, 42)

İbrahim Akın

http://www.facebook.com/Allahkesinvar

 

Yazar Hakkında

1971 doğumluyum, yaklaşık 10 yıldır imani konularda yazılar yazıyorum. Seramik mezunuyum ve bu konuda eğitim veriyorum.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kitap, Kültür ve Eğitim Siteleri İndirim Kuponları – Şubat, 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir