obilir > Konular > Kişisel Gelişim > Beyin ve Zihin Gelişimi > Hayatı Anlamak, Anlamlandırmak ve Anlatmak

Hayatı Anlamak, Anlamlandırmak ve Anlatmak

Hayatı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak için hayatın tüm canlılığını, değişimini bir bütün olarak hissetmek gerekir. Hayatın bir evresini/parçasını tüm bilgiye müktedir gibi yorumlamaya kalkarsak, elbette olumsuz her durumu genele yaymış ve hayatı basite indirgemiş oluruz. Hayata bütünüyle bakmamız gerekir. Çünkü hayat, farkındalık isteyen bir serüvendir…

X kralı kendisinden sonra tahta çıkabilecek bir varis bırakamadığı için oldukça dertli bir şekilde düşünmeye başlamış… Tahtımı en azından zeki birine bırakmalıyım diyerek, akıllıca da bir oyun kurgulamış. Oyuna başlarken yaşadığı topraklarda hiç olmayan ve halkının daha önce hiç görmediği bir varlık bulmaya karar vermiş. Kralın yolu bir gezi sırasında Hindistan’a düşmüş. “Fil” denilen görkemli hayvanı ilk olarak orada tanımış.

Hint kralından(Mihrace’den) bir ricada bulunarak, ülkesinde olan en büyük fillerden birisini sarayına istemiş.

Hint kralı, X kralını kırmamış. Ve en büyük fillerinden bir tanesini etrafı kapalı bir at arabası ile X kralının sarayına göndermiş.

X kralı, fil konvoyu daha yoldayken hemen hazırlıklara koyulmuş. Penceresi olmayan bir odayı ziftle kaplatarak fili içerisine koymuş. Tellallar ile yeni bir kralın seçileceğini halkına duyurmuş.

Odaya geçip içerideki nesnenin ne olduğunu bilen kişi, yeni kral olacakmış…

Birinci taht arzusuyla kıvranan zavallı adam odaya girmiş.

Karanlıkta aranırken, eline ilk olarak filin kulakları geçmiş. Adam sevinçle odanın dışına çıkmış. Dışarıda bekleyen X kralı ve adamlarına : “Buldum, bu içerdeki nesne bir yelpazedir.” demiş.

Kral: “Bilemedin, kesin bunun kellesini!” deyince tüm adaylar böyle bir cezayı beklemedikleri için dona kalmış…

İkinci taht arzusuyla kıvranan zavallı adam, odaya girmiş. Zifiri karanlıkta aranırken eline ilk olarak filin hortumu geçmiş. Bakmış ki hortumun ucu da ıslak. Adam yarı şüphekar ama sevinçle odanın dışına çıkmış. Dışarıda bekleyen X kralı ve adamlarına: “Buldum, bu içerdeki bir su hortumudur” demiş.

Kral: “Kesin bunun da kellesini! Bu da bilemedi” deyince adaylar korkudan vazgeçmeye başlamış…

Üçüncü aday filin kuyruğuna dokunduğunda kamçı, dördüncü aday sırtına dokunduğunda bir büst demiş ve ilk adaylar gibi kellelerinden olmuşlar. Beş, altı, yedi derken kimse filin canlı bir hayvan olduğunu anlayamamış.

Fili, hayatın kendisi olarak nitelendirelim.  Hayatı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak için hayatın tüm canlılığını, değişimini bir bütün olarak hissetmek gerekir. Hayatın bir evresini/parçasını tüm bilgiye müktedir gibi yorumlamaya kalkarsak, elbette olumsuz her durumu genele yaymış ve hayatı basite indirgemiş oluruz.

Hayata bütünüyle bakmamız gerekir. Çünkü hayat, farkındalık isteyen bir serüvendir. Hepimiz insanlığın öyküsüyüz…

Tavsiyeler

Kişisel ve profesyonel hayatında başarılı olmak isteyenler için hazırlanan tecrübe birikimiyle oluşturulmuş bu linkteki SÖZEL OLMAYAN İLETİŞİM ve KARİZMA e-kitabı size rehber olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir