Bu Kriz Belki de Bir Fırsattır (3)

İnsanlık belki de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar kendini ve doğayı kurtarma yolunda bir fırsat yakaladı. Bu fırsatı iyi değerlendirirse büyük bir değişimi gerçekleştirebilir. Yaşam biçimini yeniden ve toptan gözden geçirebilir, Dünya’da huzur ve güven içinde yaşamanın bir çözümü olduğunu ve çözümün sadece bazı ülkelerle, bazı toplumlarla sınırlı değil bütün Dünya ve bütün İnsanlıkla mümkün olduğunun farkına varabilir.

Dünya’nın bazı coğrafyalarında sefalet, açlık, susuzluk, zulüm ve acı varken başka yerlerde güven ve huzur içinde olamayacağını kavrayabilir. Artık hiç bir ülke, hiç bir toplum problemsiz değildir. Bilebildiğimiz kadarı ile bütün sorunlarını çözmüş ütopik bir ülke geçmişte de olmadı. Herhalde bundan sonra da olmaz. Çünkü insanoğlunun bizatihi kendisi sorun yaratmadan yaşamanın sırrını henüz bulamadı. Fakat en azından birbirini öldürmeden, Dünya’yı mezbeleye çevirmeden yaşayabilir.

Küresel Isınma Gelecekte Krizden Daha Önemli Olabilir

Küresel ısınmanın yaratacağı sorunlardan biri, bazı coğrafyalarda yaşanacak uzun süreli kuraklıktır. İnsanlık tarihinde bu tür kuraklıklara ve uzun süren kıtlığa dayanamayan şehirlerin veya yerleşim yerlerinin terk edilmesi bilinen bir olgudur. O tarihlerde Dünya henüz bakirdi. Gidilecek veya yerleşilecek başka yerler bulunabiliyordu.

Günümüzde iklim mültecilerinin öyle topluca göç edecekleri bir yer olmayacak. Gittikleri her coğrafyada onları sınırda silahlı askerler karşılayacak. Bu nedenle her ülke ve her toplum için su kaynakları birinci derecede önemli olacak.

Özellikle bu ekonomik krizde  yapılacak ciddi yatırımlardan biri su kaynaklarıdır. Bu alanda hazırlanacak projelere kredi açılarak hem büyük bir istihdam alanı yaratılmış hem de insanlığın geleceği için en yararlı adım atılmış olur. Arıtılmasından, ideal şekilde kullanılmasına, temiz su kaynaklarının çeşitlendirilip, çoğaltılmasına kadar su ile ilgili her proje desteklenebilir. Teşvik edici krediler verilebilir. Keza alternatif enerji kaynakları ilgili projelere, tasarruflu enerji tüketen araçlara, makine ve cihazlara, beyaz eşya ile ilgili projelere kaynak yaratılarak hem yeni iş alanları yaratılır hem daha çağdaş daha akılcı bir üretimin kapıları aralanır.

Doğadan hep bir şeyler alan değil ona aynı zamanda bir şeyler veren, onu sağaltan, iyileştiren bir turizmin temelleri atılabilir.

İnsanların doğayla daha içli dışlı olmasını, elini toprağa değmesini, bir meyvenin büyümesini görecek kadar yakınlaşmasını sağlayacak organik çiftliklerde çalışma ve buralardaki çiftlik evlerinde yaşama olanağı veren bir turizm biçimi denenebilir.

Meyve ağaçları ile dolu bahçelerin, üzüm bağlarının, çiçek seralarının ve sebze bostanlarının olduğu kırsal alanlarda yapılacak ve enerjisini  güneşten, rüzgardan temin eden birkaç dönümlük araziler içinde yapılan köy evleri yeni bir tatil anlayışı olabilir. Çünkü büyük şehirlerde, doğadan tamamen kopmuş şekilde yaşayan insanların doğa ile ilişkisi kesiliyor. Gökyüzünü bile göremeden yaşadıkları günler oluyor. Sürekli kapalı mekânlarda güneşli, rüzgarlı, yağmurlu, karlı bir gün geçirdiğinin farkında bile olamadan ömür tüketiyor. Doğadan koptukça ona karşı ilgisi, duyarlığı, saygısı, sorumluluğu azalıyor. Kent insanını doğaya yakınlaştıracak böyle bir turizm büyük ilgi görebilir. Belki birçok kişinin düşlerinde böyle bir yaşamı deneme isteği vardır..Örnek görmek isteyenler ‘ Pastoral Vadi’ nin web sitesine bakabilirler.

İnsanlık bütün yaratıcılığını kullanarak şimdiye kadar alışageldiği yaşam biçimini toptan değiştirebilir. Şimdiye kadar yapa geldiğinin ‘tek doğru’ olmadığını kabullendiğinde, bu Dünyada başka türlü yaşam biçimlerinin de olabileceğine ikna olduğunda sınırsız seçeneğin varlığını da görecektir. Yeter ki koşullanmalarından kurtulmayı içtenlikle istesin. Şimdiye kadar öğrendiklerimizle, bildiklerimizle, yapa geldiklerimizle geldiğimiz yer uçurumun dibi. Bize değişim lazım. Uçurumun kenarında vereceğimiz karar bizim için, yani insanlık için çok önemli. Bu karar ya bizi ve Dünyayı kurtaracak ya da daha büyük felaketlere sürükleyecek.

Açgözlülüğümüzün sonucu olan bu “ Küresel Kriz ”i bir uyarı olarak düşünebilir ve bir fırsata dönüştürebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir