Batıl İnançlar ve Türklerin Yaşantılarında Yer Etmiş Batıl İnançlar

Batıl inançlar ülkeden ülkeye, inanıştan inanışa, toplumdan topluma farklılık gösterir ama hiç yok olmaz… Bir şekilde nesilden nesle geçer ve yaşamaya devam eder. Batıl kelime anlamı olarak, doğru olmayan, asılsız her hangi bir temele dayanmayan demektir. Bu durumda batıl inanç da asılsız, doğruluğu bulunmayan inanç anlamına gelir. Bu makalede Türkiye genelinde gelenekselleşmeye yüz tutmuş inançları, inanışları sizlerle paylaşmak istiyorum. İşte Türk asıllı batıl inançlar…

 

Batıl inançlar ülkeden ülkeye, inanıştan inanışa, toplumdan topluma farklılık gösterir ama hiç yok olmaz… Bir şekilde nesilden nesle geçer ve yaşamaya devam eder. Batıl kelime anlamı olarak, doğru olmayan, asılsız her hangi bir temele dayanmayan demektir. Bu durumda batıl inanç da asılsız, doğruluğu bulunmayan inanç anlamına gelir. Bu makalede Türkiye genelinde gelenekselleşmeye yüz tutmuş inançları, inanışları sizlerle paylaşmak istiyorum… İşte Türk asıllı batıl inançlar…

 

Türk literatüründe yer bulan batıl inançların bir bölümü oldukça tuhaf hatta gülünç, elbette ait olduğu dönemde o inanışı destekleyici olaylar olmuştur ancak günümüz yaşantısında bu inançların karşılığını bulmak hayli zor.

 

Türkler genel olarak aile, sağlık, evlilik ve eve dair konularda batıl inanç geliştirmişler. İşte bunlardan bazıları…

 

Eskiden “Eğer odanın ışığını evin erkeği yakarsa, o evin daima nur içinde ve bereketli olacağına” inanılırmış. Her ne kadar batıl kabul edilse de bu inanışı günümüzde de desteklememek içten bile değil. Hepimiz huzur, nur ve bereket arayışı içindeyiz o yüzden bir odanın evin beyi tarafından aydınlığa büründürülmesi ile gelecek berekete inanmak hayli güzel…  Yine evin bereketine dair bir başka inanış; “ekmek eğer bıçakla kesilirse o evin bereketinin kaçacağıdır”.  Ev, Türk toplumu için çok önemlidir. Evin bereketli olması, temizli olması, dirlik ve ağız tadının daim olmasının dileği gibi olan birçok inanış vardır. Örneğin “Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir”; “Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar”; “Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır”.

 

Türklere dair batıl inançlar genel örf, adet ve ananelerden temel alıyor. Ataerkil toplum yapısından erkeğe duyulan saygı, kadın erkek ilişkisi rol dağılımı da sıklıkla Türklerin batıl inançlarına yansımış. Örneğin eğer bir erkek, iki kızın arasından geçerse o zaman o erkeğin köse olacağına; eğer bir adam iki kadının arasından geçerse o zaman o adamın sözünün geçmeyeceğine; eğer bir kadın iki erkeğin arasından geçerse o zaman o kadının çocuğunun olmayacağına; eğer bir kadın yolda erkeğin önünü keserse bu hareketin uğursuzluk getireceğine inanılır.

 

Sağlık ile ilgili inanışlar da Türk batıl inançlarında yaygın bir yere sahip. Bazı hareketlerin bazı sağlık problemlerine yol açacağı inanılır. Örneğin ayaktan çıkarılan ayakkabı ya da terlik eğer yere ters şekilde düşerse o zaman ya kişinin kendisine ya da sevdiklerine hastalık getireceğine inanılması gibi… Bir diğer ilginç Türk batıl inancı ise yeni yıl gecesinin ertesi yani ocak ayının ilk günü görüşülen kişi gören kişiye iyi gelirse o sene hayatta kalınacağına, iyi gelmezse o sene hasta olunacağıdır. Bazen bazı şeylerin şifa olunacağı da batıl inançlar arasındadır. Örneğin; Nisan yağmurunun zemzem suyu gibi olduğu ve uğur getireceği ayrıca Nisan yağmurunda ıslanılırsa sağlık bulunacağına; ilk yağan kar ya da doludan yemenin sağlığa iyi geleceğine inanılır.

 

İş yapma zamanı ve biçimleri ile ilgili de batıl inançlar vardır. Örneğin, pazartesi günü başlanan işlerin ağır gideceği gibi… Ya da ava gidecek kişinin önünden eğer bir kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer. Ava giden kişinin arkasından karısı süpürge atar ki av bereketli geçsin. Bu batıl inanışı günümüze uyarladığımızı düşünemiyorum. İşe giden eşin arkasından süpürge sallamak ya da önünden kadın geçti diye erkeğin işe gitmemesi oldukça tuhaf olurdu sanırım…

 

Geceye dair batıl inançlar ise akıl almaz derecede çok. Türk batıl inançlarında gece ve akşam yapılmaması gereken hareketlerin sayısı bir hayli fazla… Gelin kısaca gece ve akşama adanmış batıl inançlara da bakalım… “Akşam tırnak kesilmesi şeytanlara davetiye çıkarır” denir. Akşam sakız çiğnenmesinin de oldukça dehşet verici bir batıl karşılığı var: Akşam çiğnenen sakız ölü etidir bu nedenle akşam sakız çiğnemeyin denir.

 

Çelişkili bir inanış da akşamları gölde yıkanmaya ilişkindir. Bazı yörelerde gece gizlice ay ışığında, gölgede yıkananların ay gibi parlak olacağına inanılırken, bazı yörelerde de geceleri cinlerin ve perilerin gölde yıkandığına bu nedenle de gece göle girmenin iyi olmadığına inanılır. Ayrıca geceleri su üzerinden atlamanın da iyi olmadığı Türk batıl inançları arasında yer alır.

 

Akşama dair batıl inançlardan bir diğeri de akşam soğan yenen yere meleklerin gelmeyeceği yönündedir. Her yıldız kaydığında bir insan ölür denir. Gece aya doğru tükürmek ya da sövmenin uğursuzluk getireceği söylenir. Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur; gece ıslık çalmak günahtır; akşam kapının önü süpürülmez gibi batıl inançlar yine Türkler ait inanışlardan. Akşam ve geceye dair batıl inançların tamamı felaket habercisi değil elbet. Dolunayda doğan çocuğun uğurlu olacağına geleceğinin ışıklı olacağına; dolunayda doğan kızların ay gibi parlak ve güzel olacağına inanılır.

 

Tarım ve hayvancılık ile geçinen Türk toplumları, Türk boyları hayvanlarla ilişkili de batıl inanışlar geliştirmişler. Batıl inanışa göre; “köpeğin vakitsiz gece havlaması ya da horozun vakitsiz ötmesi veya öküzün gece böğürmesi” kötü şeylere işarettir.  Tavuğun horoz gibi ötmesi uğursuzluk kabul edilirmiş ve bu inanıştan dolayı öten tavuk kesilirmiş. Eğer bir köpek havaya doğru bakarak havlarsa bunun kan dökülecek olmasına dair bir işaret olduğuna inanılırmış. Yine bir başka batıl inanışa göre eğer evde yılan bulunursa o yılanın evi koruyacağı düşünülürmüş. Eğer bir çakal uluyacak olursa, bunun duyulması ile birlikte yere tükürmek gerektiğine inanılırmış aksi halde duyan kişinin başına bir yıkım geleceği söylenirmiş.

 

Bilinen ve yaygın batıl inançlardan günümüzde halen kullanılanları da var. Örneğin; akşam güneşi güzele vurur; eğer bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır; sağ avuç kaşınırsa para gelir, sol avuç kaşınırsa elden para çıkar; gökkuşağının altında bir erkek geçerse kız, kız geçerse erkek olur, gibi…

 

Eminim ki sizlerinde duyduğu hatta hayatında uyguladığı, inandığı farklı batıl inançlar vardır, haydi yorumlarınızla siz de inançlarınızı paylaşın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir