Patent Sayısını Artıran Çin Amerika’ya Karşı!

Ülkeler arasında her geçen yıl daha da büyüyen dünya ekonomisini yönetme, yön verme çabası , artık sadece en büyük sermayeyi elinde bulunduranın daha çok kazanacağı devri geride bırakıyor. Ekonomik büyüme için sermaye çok önemli ancak sermayenin 2008 ‘de olduğu bir gün gelecek bir krizle yok olabileceğini düşünen sanayiciler ekonomik geleceklerini korumak için patente saldırıyorlar.

Amerika – Çin Patent Savaşları Başlıyor!

Ülkeler arasında her geçen yıl daha da büyüyen dünya ekonomisini yönetme, yön verme çabası, artık sadece en büyük sermayeyi elinde bulunduranın daha çok kazanacağı devri geride bırakıyor. Ekonomik büyüme için sermaye çok önemli ancak sermayenin 2008 ‘de olduğu bir gün gelecek bir krizle yok olabileceğini düşünen sanayiciler ekonomik geleceklerini korumak için patente saldırıyorlar.

 

Son yıllarda patent sayısını en çok artıran ülkelerden birisi de Çin. Ancak, Çin’in patent stratejisinin inovasyonla bir ilgisinin olmadığını,  sadece yabancı firmalara karşı bir ekonomik silah olarak kullanmak için patent aldıkları iddia ediliyor.

 

NewYork Times’ın yayınladığı bir makaleye göre, Çin’in bilindiği gibi sadece kopyalamayla büyümediğini, Çin’in nasıl bir inovasyon güç merkezi haline geldiğine işaret ediliyor. Tabi ki, makalenin asıl odak noktası Çin’in ne kadar çok  daha fazla patent almaya çalışması ile ilgilidir. Aslında, bu konu geçtiğimiz Aralık ayında fark edilmiştir. Çin’in nasıl bir inovasyon politikası izlediğine işaret edilmiştir. Amaçlarının inovasyonun artırılmasından daha da önemli olan daha çok patent almanın önemi vurgulanmıştır.  Amerikalılar Çin’in asıl amacının inovasyon yapmak olmadığını patent sayısını artırarak dünya genelinde imajını güçlendirmek istediğini belirtmektedirler.

 

Öyleyse, Amerika’nın Çin’in üzerindeki bugüne kadarki baskılarını sürdürmesine teşekkür mü etmek gereklidir?  Çin, patentin inovasyona eşit olduğunu düşünen bir toplum mudur? Geçen ay, Amerika ve Çin arasındaki ticaret antlaşmaları için diplomatik görüşmelerden hemen önce, Amerikalı diplomatlar, Çin’in Amerikan fikri haklarını tam olarak koruyamadıklarını belirtmişlerdir ve buna cevap olarak Çinli diplomatlar, şimdi gerçekten fikri haklar konusunda daha ciddi olduklarını ve bunun tehlikeli durum olmasının durdurmaları gerektiğini alaycı bir tavırla belirtmişlerdir.

 

Çin son zamanlarda fikri haklar konusunda çok daha fazla agresif ve ciddi olmaya başladığı görünmektedir. Öyle ki Çin’de alınan patent sayılar her geçen yıl yüz binlerce adet artarak devam etmekte, birkaç yıl içinde de bir yılda alınan patent sayısının milyon adetlerle ifade edileceği görülmektedir. Fakat yabancı firmalar için patent ve telif hakları kanunları Çin’de çok daha fazla zorlaşmaktadır, özellikle de Amerikan firmaları bundan çok etkilenmektedir. NY Times makalesinin ayrıntıları okundukça, Çin’in buna benzer çok daha fazla yaptırımlar planladıkları görünmektedir.

 

Çin’in stratejisi yukarıda da belirtildiği gibi inovasyon yapmak değildir. Amaç her konuda binlerce patent alarak diğer ülkelerin önüne geçmek ve  inovasyon yapmasını engellemektir. 2008’de  Dünya’da en çok uluslararası patent başvurusunu Çinli bir firma olan “Huawei” yapmıştır. Çin Ulusal Patent Kalkınma Stratejisi (2011 – 2020) planında 2015 yılına kadar her yıl 2.000.000 adet yerli patent yapmayı hedefliyor.

 

Çin, dünyada liderliği elde edebilmek için, inovasyonun kendi geleceği olduğunu bilmektedir. İnovasyon yapmanın yolunun ise patent sayısını artırmakta ve Ar-Ge harcamalarını artırarak yenilik yapma kabiliyetini yükseltmekte geçtiğinin farkına varmışlardır. Yüksek standartlarda yaşamak ve uzun süreli büyüme için USPTO  (Amerika Patent Ofisi) direktörü Mr. Kappos şu şekilde açıklamada bulunmuştur : “Inovasyonu elinde tutabilmek için her şeyi yapıyorlar ve Çin’in patent stratejisi geniş kapsamlı planın bir parçası.”

 

İnovasyon uzmanları ise Çin’in kesinlikle inovasyonun öncüsü olmadığını, sadece yabancı firmalara karşı kullanmak için patenti bir silah olarak kullanmak istediklerini bu nedenle de patent sayısını hızla artırmaya devam ettirdiklerini belirtiyorlar.

 

Amerika, Çin’in nasıl patentlerin, inovasyonu açığa vurmak için silah olarak kullanacağını çok iyi bilmektedir. Çin’in son stratejisinin ekonomik silah olarak patentleri kullandığı açıkça görülmektedir. Amaç evde inovasyonu geliştirmek değildir. Çin, istediği zamanlarda ve yerel ekonomiye yararlı düşündüğü anlarda, istediği gibi patentleri kopyalamaya ve patentleri reddetmeye devam edecektir. Yabancı firmaların dünyada tekelciliğini engelleyebilmek için, patentleri büyük kaynak olarak kullanmaya devam edecektir. Amerika’da durumun bu şekilde kötüye gittiğini görmek çok da zor değildir. Amerika’daki firmalar da bu stratejide ilerlenmesi yönünde baskı uygulamaktadır.

 

Görülen o ki önümüzdeki yıllarda ülkeler arası patent savaşları artarak devam edecektir, Bu patent savaşlarının ülkemizin de en kısa zamanda dahil olarak dünyanın en çok patent alan ilk 10 ülkesi arasında yerini alması en büyük dileğimizdir.

 

Yazar Hakkında

Birçok gazete ve dergide yayımlanmış makale ve inceleme yazıları bulunan Ali Çavuşoğlu; yerli ve yabancı müvekkillere Marka, Patent, Endüstriyel Tasarım ve Coğrafi İşaretler konularında tescil ve takip işlemlerinin yanı sıra hukuki danışmanlık yapmaktadır. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Çavuşoğlu, 1996 yılında Türkiye Barolar Birliği’nce verilen Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır. 1997 yılında Türk Patent Enstitüsü’nün düzenlediği Marka ve Patent Vekilliği sınavını kazanarak; ‘Marka ve Patent Vekilliği’ Unvanını almıştır. 2000 yılından itibaren de ‘Avrupa Patent Vekilliği’ unvanını almaya hak kazanmıştır. Halen Adres Patent şirketinin Genel Müdürü olarak çalışmalarını sürdürmektedir. http://www.adrespatent.com/patentlekazanmak.pdf

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir