Home > Konular > Toplum > Yaşam > Tatil Denince Ne Gelmeli Akla?

Tatil Denince Ne Gelmeli Akla?

Tatil deyince aklınıza ne gelir? Aklımıza ne gelmelidir? Sizin aklınıza ne geldiğini ben çok iyi biliyorum. Sizin yerinize de ben cevap veriyorum. Tatil deyince; Dinlenme, yüzme, bilgisayar ile oyunlar oynama,akrabaları ziyaret etme, televizyon izleme, yan gelip yatma…gelir. Bildim mi tatil deyince aklınıza ne geldiğini?


 

Tatil dendiğinde ne gelir akla?

Üç aylığına veda ettiniz okula.

Dinlenmek şarttır tabi her kula.

Girdiniz yaz tatili denilen yola…

 

Üç ay zaman dilimi var önünde.

Tatil olunca sevinç olur yüzünde.

Bir mutluluk okunur iki gözünde.

Çalışmak, okumak vardır özünde.

 

Bak elinin altında yüzlerce eser.

Okuyunca bilgi yüklü rüzgar eser.

Okumayınca kitaplar sana küser.

Her türlü cehaleti bu eserler keser.

 

Yağmur nasıl bereket getirir ise,

Okuyan da hoşgörülü olur herkese.

Ne olur bilgi ile dolu olsun kese.

Tatilde bol bol okuyarak al hisse .

 

Tabi ki beynini, bedenini dinlendir.

Gönlünü, kalbini… tatilde eğlendir.

Tatili verimli şekilde değerlendir.

Mutlu kişi tatilin kıymetini bilendir.

 

Tatil deyince aklınıza ne gelir? Aklımıza ne gelmelidir? Sizin aklınıza ne geldiğini ben çok iyi biliyorum. Sizin yerinize de ben cevap veriyorum. Tatil deyince; Dinlenme, yüzme, bilgisayar ile oyunlar oynama, akrabaları ziyaret etme, televizyon izleme, yan gelip yatma…gelir. Bildim mi

tatil deyince aklınıza ne geldiğini?

 

Ama bunlar doğru mu? Gelin bu soruya cevap vermeye çalışalım. Yurdumuzda ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 16 milyon öğrenci, geçen hafta Cuma günü karne sevincini yaşadı, üç ay sürecek olan tatil olan dinlenme dönemine girdiler. Haklılar da bir yıl boyunca çalıştılar, yoruldular, dinlenmeyi hak ettiler. Peki ama, bu üç aylık süre çok değil mi? Değerlendirebilirsek, değerlendirebilirseniz çok değil. Az bile, ama nasıl?

 

Birkaç gün dinlendikten sonra okunmayı bekleyen güzel güzel hikaye kitapları var, bu kitaplardan alıp doya doya okumalıyız. Bizim millette maalesef kitap okuma denilen güzel alışkanlık yok. Yani okumayan bir milletiz. Yüce kitabımızın ilk emri oku olmasına rağmen okuma meraklısı bir toplum değiliz. Bu güzel özelliğimizi Avrupa milleti almış, bizlere de:

 

Televizyon karşısında, bilgisayar karşısında, kahve köşelerinde o güzel vakitlerimizi harcama özelliklerini aşılamışlar. Bu kötü alışkanlıklar ile yolumuza devam etmemizi istemişler. İşte bizler bu kötü alışkanlıkları önlemek, kitap okumak , yaz kurslarına gitmek gibi güzel alışkanlıkları aşılamak ve kazandırmak için bu makaleyi kaleme aldık.

 

Kitap okuma alışkanlığı olmadığı için insanlar kendilerini ifade edemiyor, geniş düşünemiyor, dar kalıplar içinde kalıp bocalıyor. Bir cümle kuramıyor. Konuştuğun zaman konuşulanları anlamakta zorluk çekiyor. Tüm bunlar kitap okuma alışkanlığı olmamasından kaynaklanan sorunlardır. Gerçekten de öyle değil mi?

 

Kitap okuyan kişilere baktığımız zaman kelime hazineleri fazla oluyor, karşılaştığı sorunları daha kolaylıkla çözebiliyor. Sınavlarda anlama ve yorumlamaya dayalı sorular çıktığından soruları kolaylıkla yapabiliyorlar.

 

Evet, ne yapacağımıza karar verdik mi? Biraz dinlendikten sonra yan gelip yatmayacağız. Kendimize okuma planı oluşturup, yaz tatilinde, vaktimizin bol olduğu bu zaman diliminde, bol bol kitap okuyacağız, söz mü? Sesinizi duyuyor gibi oluyor, mutlu oluyorum. Ben de kitaplarımı elime alıp, sizlere örnek olmaya çalışacağım. Her gün su içer, yemek yer gibi kitaplarımı okuyacağım, bu güzel vaktimi boş yere harcamayacağım.

 

Hasan Kaya

Eğitimci-Şair-yazar


İlginizi Çekebilir

Sohbet Kültüründe Dinleme Bilgeliği

Dostluğun vazgeçilmez unsuru olan sohbet, sevgi ve erdem merkezli bir iletişim biçimidir. Dost bir yürekten …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir