Home > Konular > Toplum > Din ve Maneviyat > Ruh Nedir? Tinsel Ruh Nedir?

Ruh Nedir? Tinsel Ruh Nedir?

Faydalı Kaynaklar
Anahtar Dualar (e-Kitap)

Önce şunu belirtmek isterim ki Kuran’da “ruh” kelimesi birkaç farklı manada kullanılmıştır. Ben bunlardan bizim konumuzla ilgili olanları seçip alıyorum. Zira benim hakkında yazacağım ruh, materyalist bilimin deney konuları arasına girmiş, felsefecilerin tozlarını attığı, insanların dilinde sakız olmuş, o hareket ettirici, canlıya canlılık veren gizdir. Senin benim onun ruhu. Ölümle bizden çıkıp gittiğine inandığımız tinsel şey…

 

Küçük balina annesine sormuş, “Anne deniz nedir?” anne balina “ evimizdir, yemeklerimizi bulduğumuz yerdir, onsuz yaşayamayız” diye başlamış anlatmaya. Yavru balina, “Orasını anladım ama deniz denen şey nedir?” Bilge balina bakmış olacak gibi değil. Riski göze alarak kuyruğuyla yavrusunu hafifçe sahile, suların dışına, karaya doğru fırlatmış. Birden su dışında kalan yavru balina ölümle ilk kez karşı karşıya gelmiş. Can havliyle, acı çığlıklar atarak çırpınmaya başlamış. Nihayet debelene debelene deniz suyuna geri dönmüş. Ana balina, “Orası denizin dışı, burası ise denizdir demiş”. Yavru balina o zaman anlamış denizin ne olduğunu.

 

Unutulmamalı ki insan düşünen bir varlıktır. Düşünmeden konuşanlar ezberledikleri şeyleri söylerler. Ki böylesi bir durumda dillerden dökülen kelimeler ruhsuz olur. Ezberlenen kelimeler bile düşünülerek söylenince bir etkiye yani bir ruha sahip olurlar. Yazıyı okurken bunun akılda tutulması işi kolaylaştıracaktır vesselam. “Hissederim söyleyemem; Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım”. Evet, ruh hakkında konuşacaksan, Mehmet Akif Ersoy’un bu özlü sözlerindeki şeyi yaşıyorsun demektir.

 

Velhasıl-ı kelam, biz insanları insan yapan ve dahi onları günahkâr ve masum yapan şey merak denen duygudur. Allah’ın ilminin sonsuzluğu nispetinde sonsuz bir açlıktır; Bilginin başı ve sonsuzluğudur. Merakla başlar hayat, merakta geçer ve merakla biter. Merak bazen yazmanın ve okumanın da sebebidir.

 

Önce şunu belirtmek isterim ki Kuran’da “ruh” kelimesi birkaç farklı manada kullanılmıştır. Ben bunlardan bizim konumuzla ilgili olanları seçip alıyorum. Zira benim hakkında yazacağım ruh, materyalist bilimin deney konuları arasına girmiş, felsefecilerin tozlarını attığı, insanların dilinde sakız olmuş, o hareket ettirici, canlıya canlılık veren gizdir. Senin benim onun ruhu. Ölümle bizden çıkıp gittiğine inandığımız tinsel şey.

 

İnsanların çoğunun sorduğu ruh bu ruhtur. Ki ayet öyle inmiştir.

Sana ruh’tan sorarlar; de ki: Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir.” (İsra suresi / 85) Ben de bu azıcık ilimle yazıyorum. Konu aziz ve zor bir konudur. Anlamak için çağrışım yapabilme kabiliyetlerimizi zorlayacağız.

 

İlk başta “söz” var olmasa idi, önceden söylenen bir söz olmaya idi, akli melekelerimiz bu kadar mat, kalbimizin “Hu” ları bu kadar salt olmaz idi. “Kun” dedi ve her ne ise, o oldu. O, ruhtu…

 

Şimdi, “ruh” denen şey, “madde” ve dahi anti-madde denen simülasyonlara verilmiş emirlerdir. Ruh,  Allah’ın söylemesidir! “Geçek” ve “gerçek olmayanın” dışında, bir üçüncü motifinde olduğunu bilmeden o motife ait bir “var olmuş” u anlamak zordur. İşte ruh böyle bir formdur. Bildiğiniz gerçeklerden değildir; o halde gerçek dışımıdır? Hayır, o da değildir. Bu iki balığı barındıran denizdir. Allah’ın ilminde bitmeyen deniz… Ruh, Allah’ın söylemesidir dedik.

 

Şöyle ki, Allah’ın dilemesi ve izin vermesi dışında hiçbir şey olmaz, olamaz. Burada ki “şey” i iyi analiz etmek lazım. “Şey” deki kastımız ne derece çaplıysa “ruh”u görebileceğimiz bakış açıları da o derece fazla olur.

 

Şey, güneştir mesela; ağaçtır; taştır; insandır; maddedir. Bunun dışında şey, şeytandır mesela; cindir; fotondur, havadır, vb. Ne kaldı ki geriye? Madde ve madde olmayan her şey “şey” dir işte.

 

Peki ya fiiller, birer “şey” değimlidir. Tabi ki öyledir. Güneşte meydana gelen o devasa füzyon patlamalarından tutunda, bir kelebeğin kanat çırpmasına kadar tüm fiiller birer şeydir.

 

Dahası; düşünce bir “şey”dir. Akıl etme, mantık yürütme, kavrama… Ve tabi ki hisler de. Acı hissi, sevme, kalp kırıklığı, heyecan, vb. birer “şey” dir. Demek ki “şey” olmayan “şey” yoktur. Bunun nasıllığını kavradıktan sonra “ruh” ile “şey” arasındaki bağlantıya gelelim.

 

Tane tane ve kısa cümlelerle bu nazik konuyu yazacağım. Bir ayette “Allah’ın dilediği olur dilemediği hiçbir şey olmaz” diyor. Buradan şu çıkar: Allah’ın dilemesi ile “şey”ler meydana gelebilme ihtimali ile donatılır. Allah diler; güneş, dağ, taş, deniz, şeytan, cin, melek, yani madde ve anti madde olabilirlik kazanır. Allah dilerse; yürüme, koşma, sallanma, patlama, konuşma ve tüm fiiller gerçekleşebilirlik ihtimalini kazanır.

 

Bir başka ayet ise, yukarıdaki ayeti daha kesin bir ifade ile onaylarcasına şöyledir: “Allah’ın dilemesi olmadan siz dileyemezsiniz”. Allah dilerse; dilersiniz, düşünürsünüz, planlarsınız, acı çeker veya iyi hissedersiniz. Bundan şu çıkar mı diye kapı aralığından bakıyoruz; Allah dilemeden bizim bir şeyi dilememiz bile imkansız ise ve söz konusu ayetteki “ruh Rabbimin emrindendir” yüce sırrına binaen, “ruh”  Allah’ın söylemesi olarak algılanabilir mi? Evet algılanabilir.

 

Yani hareketimizi sağlayan ruh aslında Allah’ın emrinden dediğidir. Allah’ın emrinden olan şey kelimelerdir. Emri getiren söylemleri barındıran kelimelerdir. Allah, gözlerini kırp der, biz gözlerimizi kırparız; otur der, biz otururuz; soluk al der, soluk alırız; şunu dile der, onu dileriz; hayatımızı dolduran devinimlerimizin sahibi olan ruhumuz aslında Allah’ın bize emirlerinin tatbikidir. Allah bize yapacağımız bir hareket için bir emir, bir söz söylemez ise devinimlerimiz biter, o da ölüm dediğimiz ve ruhumuzu yitirdiğimiz şeydir. Artık Allah bize soluk al, düşün, konuş, hisset demeyi bırakmıştır. Yani ruh gitmiştir.

 

Tevrat’ta ki “başlangıçta söz vardı” deyişi de bu anlama gelir. Söz (emir) yoksa ne bir fiil, ne bir madde, ne de ismi olan herhangi bir şey vücuda gelemez, vuku bulamaz.

Allah doğrusunu bilir…

 

emm&mzc

www.yarseli.com

“Oku, şayed sana bir hisli yürek lâzımsa;

Oku, zirâ onu yazdım iki söz yazdımsa”  (M.Akif)

Online Alışveriş Önerisi

İlgilendiğiniz ürünleri internete özel indirim fırsatları sunan ePTTAVM (PTT Alışveriş Sitesi) üzerinden satın almanız mümkün. Ücretsiz kargo ve kapıda ödeme gibi avantajları var. Diğer alışveriş sitelerinin aksine, PTT güvencesi ile yurdun her iline, her ilçesine gönderim yapıyor. Buraya tıklayarak ePTTAVM sitesine giriş yapabilir ve sipariş verebilirsiniz >>.

2 yorum

  1. Ruh Allah’ın söylemesi ise , her nefs ölümü tadacaktır ayetindeki ruh o zaman Allah’ın söylemesi mi olacak? Cennet-cehennem ve diğer konulara girmiyorum bile.
    Biraz akaid ve tasavvufi okumalarla daha iyi yazı olabilir.

    • “her nefs ölümü tadacaktır ayetindeki ruh” ayetinde gerçekleşecek ruh ALLAH’ın söylemeyi bırakmasıyla oluşur. yazıda da bu geçiyor. Cennet Cehennem ve diğer konular ise farklı… orada ki şartlar ve var olma şekilleri ve frakanslar farklı ben orayı bu yazıda kastetmedim zaten…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir