Home > Konular > Toplum > Yaşam > Özgüven ve Kadın

Özgüven ve Kadın

Ataerkil diye adlandırılan bir toplumda elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen erkekler ve bırakın elini bütün bedenini istediği yere ve şekle koyan bayanların bir fotoğraf karesindeki halleri insanı ister istemez düşüncelere sevk ediyor…


 

Arkadaşımın hanımı yine bir hanım arkadaşıyla kurdukları bir işi yapıyorlar. İşin içeriği şu, İstanbul un çeşitli yerlerinde belediyelerin düzenlediği etkinlik alanları var oralarda dekorunu kendi yaptıkları bir fonun önüne koydukları tahtın önünde yine kendilerinin giydirdiği Osmanlı kostümleriyle insanların fotoğraflarını  çekiyorlar…

 

Son çalıştıkları Kartal bize yakın olduğu için eşim hadi dedi bu akşam çıkalım biraz hem hava alırız hem de ziyaret ederiz, gittik biraz hoş beş ten sonra çay içtik canlı müzik dinledik ama ben bir yandan adetim üzerine gözlemlerime devam ediyorum. Dikkatimi çeken yegane şey şu,

 

Fotoğraf çektirenlerin çoğunluğu aile olarak geliyorlar baba, anne iki veya üç çocuk çocukların kimisi iki kız bir oğlan kimi bir kız bir oğlan. Doğal olarak aile reisine padişah kostümü eşine ve kız çocuklarına yaşlarına ve boylarına göre hanım sultan  erkek çocuklarına ise şehzade kostümü giydiriyorlar… işte filmin koptuğu asıl yer de burası…

 

Başında ki heybetli padişah kavuğunun altında ki yüzüne bir türlü doğru ifadeyi yerleştiremeyen bir adam ama kıyafeti giydiği anda devrinin bütün endamına gerek yüz gerekse beden olarak bürünen kadınlar kızlar. Hatta üç yaşında bir kız çocuğu vardı ki fotoğrafı çeken bayan arkadaşımızın şöyle yap, böyle yap dediği bütün figürleri adeta bire bir ruh, yüz ve beden uyumuyla tekrarladı… Üzerinde ki kaftanı kalçasıyla hafif ileri doğru itmesi mi dersiniz, başına örttükleri şalı elinin ayası yukarı gelecek şekilde parmaklarıyla tutup burnunun ucuna götürdükten sonra üzerinden göz süzmesi mi dersiniz…

 

Fakat buna mukabil, padişah kostümlü adamların ve genç erkeklerin yüzlerinde ki gülmekle, şaşkınlık, karışımı tuhaf hal ve güvensizlikle sürekli çevreye kollayarak acaba bir bakan var mı şüpheciliği ile konsantrasyonlarının bozulması neticesinde fotoğraflarını çeken bayanların sürekli ikazları bir yana, yaşı ne olursa olsun bayanların o kendilerine olan öz güvenleri arasında gidip gidip geldim…

 

Ataerkil diye adlandırılan bir toplumda elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen erkekler ve bırakın elini bütün bedenini istediği yere ve şekle koyan bayanların bir fotoğraf karesindeki halleri insanı ister istemez düşüncelere sevk ediyor…

 

Türk filmlerinde beni en çok güldüren sahneler disko müzik eşliğinde dans etmeye çalışan Türk erkekleridir. Bir toplumun beden diline bir figür bu kadar mı yabancı olur… Allahtan ki Karadeniz yöresinin genç erkekleri kolbastı diye bir oyun çıkardılar da, Türk erkeği de folklordan disko müziğe geçişi sağlayabilecek ara bir formu yakalamayı başardı. Bir sonraki evresini çok merak etmemle beraber her zaman ki iddiamı bir kere daha yenilemek isterim, hiçbir toplumun gelenek, görenek, müzik, kültür, dil, örf, adet ve yaşayışını bir diğer topluma monte etmeye çalışmayın iğreti durur… Ancak toplumlar diğer toplumların ritmine kendi iç dünyalarındaki doyumlarla ulaşırlar ha aynı figür ve tat olur mu asla olmaz aynı kulvarda başka bir şey olur… Böylesi de bana göre daha iyi olur,

 

Peki, burada kadının rolü nedir diye soracak olursanız onun cevabı da bana göre şudur.

Az gelişmiş bütün toplumlarda erkek mekanik görevleri üstleniyor ailenin ihtiyaçlarının ve devamlılığın temini açısından oysa ki kadın ruhsal gelişimi için daha çok zaman, gözlem ve tahlil imkanı buluyor. Bu da onun hayat karşısındaki duruşunu doğallaştırıyor zira kadın doğasının gereğini bilir ve onu tanımak için çaba harcarken, erkek ruhuna dönme çabasına ancak ilerlemiş yaşlarında girişiyor. İnanıyorum ki hormonların da bunda etkisi vardır fakat tabiata hayranlığı sınır tanımayan birisi olarak kadını daha tabii bulduğumu her zaman söylemişimdir…


İlginizi Çekebilir

Sohbet Kültüründe Dinleme Bilgeliği

Dostluğun vazgeçilmez unsuru olan sohbet, sevgi ve erdem merkezli bir iletişim biçimidir. Dost bir yürekten …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir