Home > Konular > İnternet ve Online İşler > Sosyal Medya > Özgürlük Yakışır Tüm Kuşlara

Özgürlük Yakışır Tüm Kuşlara

-Baba bize kanarya al, baba bize kanarya al… diye. Okula gitmeyen kardeşleri de ısrar edince kafesi ile birlikte bir tane kanarya aldılar. Çocuklar çok sevinçliydi. Çocukların o sevincini görmeliydiniz. Kanaryanın başında durup ona yem atıyorlar, kuş dili ile konuşmaya çalışıyorlardı…

 

Ne oldu mavi kuşum, açılmaz uçamaz oldun,

Bilgi isteyen insanlara bilgi veren bir yoldun.

Ne oldu sana, seni kim kapattı birden soldun?

Üzülme bilgi kuşum, sen kimin başını yoldun?

 

Yirmi Martta niçin kırdılar, kanadını kolunu?

Ne güzel uçuyordun kim kesti güzel yolunu?

Sen ayrım yapmaz, üzmezdin ki sağını solunu.

Üzülme mavi kuşum, elbette bulursun yolunu.

 

İki hafta yoktun yoksa kuluçkaya mı yattın?

Yumurtaların nerede, ne oldu, nereye attın?

Güzel bilgiler nerede yoksa başkasına mı sattın.

Üzülme mavi kuşum, elbette açılır bilgi hattın…

 

Eskiden beyaz güvercinler uçardı,sen yerini aldın.

Mektupları değil, bilgileri anında paylaşıma saldın.

Mavi kuşum ne oldu üzgünsün deryalara daldın?

Üzülme mavi kuşum, gelecektin nerede kaldın?

 

Senin sayende tanımadığım kişilerle bilgi paylaştık,

Aklımıza takılan o bilgilere çabucak anında ulaştık.

Ne mutlu sana, sayende bilgi hamuruna ulaştık.

Üzülme bilgi kuşum, seninle nice yolları aştık…

 

Mavi kuşum küsmez ki, herkese eşit uzaklıkta,

Kimse seni vuramaz ki serbestçe dolaş ortalıkta.

Hemen uçar bilgi gönderirdin gündüz ve karanlıkta.

Üzülme mavi kuşum, seninle insanlar aydınlıkta…

 

Artık serbest oldun, özgürlük çok yakışıyor sana.

Ne kadar da çok sevenin var, internete baksana.

Sen de selam gönder teşekkür etsene anayasana.

Üzülme mavi kuşum, bak herkes tık atıyor sana…

 

Artık çekinmeden, korkmadan uçar bilgi kuşun,

Gördün mü önün açıldı, düze döndü o yokuşun.

Dünyanın her yanına aynı andadır senin uçuşun.

Üzülme mavi kuşum, herkese aynı bilgiyi yine sun.

 

Biz demiştik zaten, bu mavi kuş kafesten çabuk uçar.

Gagasıyla değil,kanatlarıyla demokrasi kapısını açar.

Yine herkese tertemiz mavi kanatlarından bilgi saçar.

Üzülme mavi kuşum, korkaklar seni görünce kaçar.

 

Alt katta oturan kiracının ikinci sınıfa giden kızı tutturmuştu:

-Baba bize kanarya al, baba bize kanarya al…diye.Okula gitmeyen kardeşleri de ısrar edince kafesi ile birlikte bir tane kanarya aldılar.Çocuklar çok sevinçliydi.Çocukların o sevincini görmeliydiniz.Kanaryanın başında durup ona yem atıyorlar, kuş dili ile konuşmaya çalışıyorlardı.Kanarya kafesin içinde bir oraya, bir buraya uçuyor,sanki serbest olmak,özgür olmak istiyordu.En güzel yiyeceklerden de atsalar bile kuş memnun olmuyor, cik cik diyerek sabah akşam ötüyordu…

 

Bir hafta sonra ailecek kuşu, kanaryayı hayırlamak için misafirliğe indik…Bizim çocuklar da kanaryaya bakarak onu çok sevdiler, bu sevimli kuşa yem verdiler.İnanın kuşu kafeste zapt etmek çok zor idi.Kuş; uçmak, özgür olmak istiyordu.Gagası ile kafesin tellerine vuruyor, kafesin tellerini açmaya çalışıyordu, kanatları ile tel arasından çıkmaya çalışıyor bir türlü dışarı çıkamıyordu.Belli ki kafes kendine dar geliyordu.

 

Bir hafta sonra, kiracılar Cumartesi günü İskenderun’daki akrabalarını ziyarete gittiler,kafesi götürmeyi unutmuşlardı.Bize de; kuşa, kafese bakın demeyi unuttular.Sonraki gün kiracılar eve döndüklerinde, çocukların gözü sevdikleri kanaryanın üzerinde idi… Hemen kafesin yanına o çok sevdikleri kuşa bakmaya gittiler.Ama gözlerine inanamadılar…

 

Kanaryadan ses çıkmıyordu, kuşcağız sessiz şekilde kafesin dibine düşmüştü.Çocukların çok canı sıkıldı, kuşları kanaryaları öldü diye gözyaşı dökmeye başladılar.Ağlama sesini duyunca biz de aşağıya indik niçin ağladıklarını sorduk? Can sıkıntısı içinde sessizce kafesi gösterdiler.Kuşun o cansız halini görünce benim de canım sıkıldı; ama elden ne gelirdi ki…

 

Sadece teselli etmek düştü bizlere.Üzülmeyin kuşunuz bu dünyadan özgür olmak için, sıkıntıdan kurtulmak için uzaklaştı, öldü…dedim.Canınızı sıkmayın o kuş cennete gitti,cennete uçtu sizinle cennette görüşür merak etmeyin, dedim…Babaları da;

-Kızım canınızı sıkmayın yarın yeni bir kanarya daha alırız. Yeter ki sizler canınızı sıkmayın dedi.Çocukların can sıkıntısı, göz yaşı bir nebze de olsa azaldı.Babalarına sarılarak;

-Tamam babacığım…Tamam babacığım…Diyerek üzüntüleri sevince döndü…

 

Bir sonraki gün babaları elinde güzel bir kanarya ile geldi, bu kuşu da kafese koydular.Kanarya sanki kafese girmek istemiyordu.Uçmak, serbest olmak istiyordu.Çocuklar bu kuşu da diğer kanarya gibi sevmeye, ona yem atmaya,ona müzik dinletmeye başladılar.Çocukların yeni arkadaşı gelmiş; sıkıntıları, önceki kuşun üzüntüsü ortadan kalkmıştı.

 

Bizler de aşağı inerek çocukların sevincine ortak olduk.O da ne… Kuş kafeste kalmak istemiyor iki de bir, aşağı yukarı uçuyor tellere tırmanıyor.Bu kuş da özgür olmak istiyor, Bu kuşlara kafesler, tel örgüler dar geliyor dedim.

 

Ama ,çocuklar bu özgürlüğü, serbest olmayı nereden bilecekler.Kuşları, kanaryaları hava alsın diye evin balkonuna da çıkarırlardı.Her hafta gittikleri gibi, geçen hafta yine Cumartesi günü Köylerine gittiler.Kuşu da kafesi ile balkonda hava alması için bıraktılar …

 

Kanarya; uçan kuşları, özgürce kaçan serçeleri, hafif hafif uçan kelebekleri,yuva yapmak için gelen kırlangıçları… görür de boş durur mu?

 

Bu özgürlüğü, bu serbestliği gören kanarya gagası ve kanatları ile kafese saldırıyor, telleri koparmaya, açmaya çalışıyordu.Bu özgürlük duygusu, serbest olma duygusu ne pahasına olursa olsun olacaktı.Bu yüzden boş durmuyor, özgür olmak için her türlü yolu arıyordu…

 

Kiracılar,Pazar günü eve döndüklerinde çocukların her zamanki gibi yaptıkları ilk iş, kuşlarını aramak, kuşları ile konuşmak, ona gördüklerini anlatmak kuşları ile dertleşmekti… Balkona çıkıp o güzel kuşlarını, kanaryalarını görmek için heyecanla koştular.

 

Balkona gelip,kafese baktıkları zaman gözlerine inanamadılar,Kafes bomboştu.O güzel kuşları, kanaryanın içten öten güzel sesi yoktu.Kuşa ne olmuştu acaba?

 

Kafese iyice yaklaştıklarında kafesin bir telinin hafifçe aralanmış olduğunu gördüler.Bu güzel kuş, sevimli kanarya;Havaya, mavi, tertemiz gökyüzüne uçmuştu.

 

Kuş, kanarya; Bu özgürlükleri ,hafifçe uçan kelebekleri, yuva yapmak için gelen kırlangıçları,serbestçe uçan serçeleri görür de boş durur mu? Bunlardan cesaret alarak bu dar alandan kurtulmuş,özgürlüğün olduğu, mavi göklere yelken açmıştı…

 

Demek ki; Esaret,kapalı alanda yaşamak kimseye yakışmıyor.Tüm canlılar özgür olmak, havalanmak, uçmak istiyor.Bunu en güzel şekilde bizim kiracının kuşunda, kanaryasında gördük.Yolun açık, ömrün uzun olsun kanaryam…Hep özgür olarak kal, kimselere esarete boyun eğme emi…

 

Hasan Kaya

Eğitimci-Şair-Yazar

Online Alışveriş Önerisi

İlgilendiğiniz ürünleri internete özel indirim fırsatları sunan ePTTAVM (PTT Alışveriş Sitesi) üzerinden satın almanız mümkün. Ücretsiz kargo ve kapıda ödeme gibi avantajları var. Diğer alışveriş sitelerinin aksine, PTT güvencesi ile yurdun her iline, her ilçesine gönderim yapıyor. Buraya tıklayarak ePTTAVM sitesine giriş yapabilir ve sipariş verebilirsiniz >>.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir