Home > Konular > Bilim > Dil Bilimi > Kadın ve Erkek Diline Bilimsel Bir Bakış

Kadın ve Erkek Diline Bilimsel Bir Bakış

Kadın Dili ve Erkek Dili

Tüm canlılar için dil, duygu, düşünce ve güdüleri, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak bildirmeye yarayan bir araçtır. Her canlının doğada var oluş, doğayı duyuş ve çevresini algılayış biçimi ne kadar farklı ise, aynı oranda dili ve dilini işleyiş şekli de o kadar farklıdır. Örnekle her ne kadar dilinin var olmadığını düşünürsek düşünelim, yaprakları solmakta olan bir bitki, susadığını ya da hasta olduğunu bize anlatabilmektedir. O halde tüm canlıların kendilerine has/özgü bir dili olduğunu ve bu dili gerek kendi türleri, gerekse diğer türler için bir farkındalık aracı olarak kullandığını söyleyebiliriz.


İnsanoğlu da tüm tarihi boyunca dili ihtiyacına göre şekillendirmiş bir varlıktır. Ve bu varlık, içinde bulunduğu grup, topluluk ve toplum ile bağdaşık, anlaşılabilir bir dili -doğal olarak- benimseme yoluna gitmiştir. Bu da gerek nedenli -coğrafi, iklimsel vb.- gerekse nedensiz olarak yabancı dilleri ortaya çıkarmıştır. Çok geniş anlamda yabancı bir lisanı/dili öğrenmek farklı kültürler ile iletişim kurmamızı da sağlamaktadır.

Toplumların dil konusunda yabancılaşmasını nasıl normal karşılıyor, bu farklılığı kabul ediyor ve bu dilleri öğrenmeye çalışıyorsak, kadının dili ve erkek dilinin de farklı olduğunu anlamamız, bu dilin gerekçelerini öğrenmemizi, daha sağlıklı bir iletişime girmemizi de sağlayabilir. O halde kadın ve erkeğin yabancı lisanlara sahip olduğunun farkında olmak, bu dili öğrenebilmek için atılacak ilk adımdır.

Kadın Dili ve Erkek Dili Farkı

Kadının Dilinden AnlamakKadın ve erkek dilinin farklılığını ilk olarak biyolojik/nörolojik farklılıklarla tanımlamamız, diğer tanımlamalarımız için kaynakça niteliğinde olacaktır. Doğum anından ölüm anına kadar her insan, belirli bir biyolojik potansiyele sahip olarak yaşam döngüsünde/ yaşam öyküsünde yerini alır.

Erkek ve kadın beyinleri, temel fonksiyonlar açısından bir hayli benzer olsa da bilim dünyasında yapılan araştırmalar, erkek beyninin daha ziyade analiz ve keşfe yönelik “sistematik” bir yol izlediğini göstermektedir. Aynı zamanda bu araştırmalar kadın beyninin ise “empatik” (karşısındakinin ruh halini erkeklerden çok daha kolay anlayabilen) bir karakteri olduğunu gösteriyor.

Kadın, kendi duyuş ve algılayış biçimi ile dili işlerken erkekten daha karmaşık imgesel ve betimsel bir dili kullanmaktadır. Kadının dil konusundaki farklılığı, yabancı dilleri öğrenirken de belirginleşiyor. Kısaca kadınlar yabancı dilleri daha kolay öğrenebiliyor. Bunun en büyük nedeni de doğanın kadınlara bahşettiği konuşma nöronlarıdır. (Sinir Hücreleri)

Kadın, bir işe motive olup, aynı zamanda konuşabilirken, erkek bir işe motive olduğunda konuşmakta zorlanıyor. Bunun nedeni erkek beyninin konuşurken başka uyarıcılara motivasyonunun odaklanmasının zayıflamasıdır. (Örnek TV ve Konuşma)

Birçok kadının eşi ya da sevgilisi ile ilişkisinde yakındığı bu durumun asıl nedeni kadınların iddia ettikleri gibi ilgisizlik değil, tamamen biyolojik etkenlerdir. Erkek ise, görsel algılayış ve strateji olarak kadından artı durumundadır. Erkek, televizyonda iki yüz kanal arasında gezinirken hangisinde ne var hatırlarken; kadın, tekrar tekrar kanallarda ne olduğuna bakma ihtiyacını hissetmektedir.

  1. Bir kadın kısa cümleler kurduğunda bir sorununun olduğunu belirtirken, Örnekle: “Tamam, iyi, öyle…”
  2. Bir erkek kısa cümleler kuruyorsa bu durum konuşmak istemediğini değil gerçekten öyle olduğunu belirtir.

Kadın ve erkeğin farklılığı, genel kanıya baktığımızda sadece güç ve güçsüzlük gibi biyolojik bir zıtlık ya da potansiyel ile tanımlanmaktadır.  Oysa bu durum, iki varlık arasında en kolay atfedilen, basite indirgenmiş, değişken bir farklılıktır.

Kadının Dilinden Anlamak

Kadın Dilinden AnlamakErkeğin gözüyle bakıldığında kadının anlamlandırılamayan / tanımlandırılamayan psikolojik yapısı, karışık bir bilmeceye benzetilmektedir. Hâlbuki bu durumun karışık bir yapı ya da muamma olarak tanımlandırılması; erkeği (kadını anlama noktasında) tembelliğe sevk etmektedir. Bu tembelliğin en önemli nedenlerinden biri de sosyal beslemelerdir. Örnek olarak “Kadınları anlayamazsın”, “Karı dırdırı…” Ya da “Boşuna anlamaya çalışma” vb. beslemeler, toplum tarafından erkeğe olduğu kadar kadına da genellemeler içeren bir yapıda bilinçli/bilinçsiz aşılanmaktadır.

Bu durumu -her iki cins için- toplumsal rol değerleri sistematik olarak takip etmektedir. Bu beslemelerin sonucu olarak kadın için erkeğin dolaysız iletişimi, erkeğin basit/sıradan ya da zekâ içermeyen bir yapısı olduğunu düşünmesine neden olabilir.

Oysa erkekler her şeyin en ince ayrıntısına kadar tartışılmasından, mutabakat aranmasından hoşlanmazlar. Bunun nedeni de erkeklerin takdirden çok saygı görmek istemesidir. Kadın ise suskun bir erkeğin üzüntülü ya da ilgisiz olduğunu düşünebilir. Aslında söz konusu durum bu nedenle de doğmaz. Erkek, sıkıntılı ya da düşünceli olduğunda, kadının aksine suskunlaşıp belirli bir süre yalnızlık talep etmektedir. Sonuç olarak bilmemiz gereklidir ki erkek kadına benzemeyen bir dili kullanmaktadır.

Kadın Dili Erkek Dili Arasındaki Farklar

En önemli fark kadının soru sorma sanatında gizlidir. Örnekle bir kadın size yeni almış olduğu herhangi bir objeyi/nesneyi nasıl bulduğunuzu soruyorsa aslında bu bir soru değil aslında onay isteğidir. Böyle bir durumda kadına verilebilecek en güzel cevap da “Zevkine hep güvenmişimdir.” demenizdir.

Kadın Ne Söyler Erkek Ne Anlar?

Kadınların kısa cevaplar verdiğinde bir sorunu olduğunu anlamalısınız?

  • Kadın, “iyi” diyorsa ya da bir tartışmada bu kelimeyi kullanıyorsa: Erkek artık saçmaladığını bilsin çenesini kapasın diyedir.
  • Erkek, “iyi” diyorsa:  İyidir…  Yani altında üstünde bir şey aramanıza, aslında ne demek istediğini düşünmenize gerek yoktur.
  • Kadın, tek kaşını kaldırarak “Peki” diyorsa:  Uzatmayın! Eğer uzatırsanız, kadın kendini ister istemez tartışmaya girmek zorunda hissedecektir. Kadın, normal bir yüz ifadesiyle “Peki” diyorsa: Ne halin varsa gör ya da pes ediyorum demektir. Kadın, her iki kaşı kalkık şekilde “Peki” diyorsa: Mahvoldun, görüşeceğiz senle” demektir.
  • Erkek, “Peki” diyorsa: Uzatmayın! Sadece “tamam” anlamındaki pekidir. Sadece söz konusu kabulün kendisini aşağılanacak bir duruma sokmayacağını bilmek ister. Bunu dillendirmeyin. Daha sonra “Peki” kelimesini duyamazsınız.
  • Kadın, tartışmadan sonra “Önemli Değil” diyorsa: Burnunuzdan getireceğini düşünüyordur.
  • Erkek, tartışmadan sonra “Önemli Değil” diyorsa:  Kavga bitsin, daha önemli şeyler var demektir.
  • Kadın, “Söyle Hayatım” diyorsa: Affedilmez bir günahınızı itiraf etmeniz için size fırsat veriyordur.
  • Erkek, “Söyle Hayatım” diyorsa: Bana başka çare bırakmadın mecburen dinleyeceğim ya da gerçekten meraklandım demektir.

Dil ve Düşünce Arasındaki Bağ

Dil ile düşünce arasındaki bağıntı, binlerce yıldır birçok filozofun tartışma konusu olmuştur. Aynı tartışma, tarih boyunca her kadın ve erkeğin hayatlarında filozof olmasına yardımcı olabilecek ölçüde kendini var ettirmiştir. Kadın ve erkek, söylem/söylevlerini aynı biçimde yapılandıramaz. Bu duruma sadece biyolojik kökenlidir de diyemeyiz; çünkü bu tartışma, kişinin kendisi ile başkası ya da başkaları arasında kurduğu tecrübe ve ilişkiler ile de ilintilidir.

Erkek, dilini “Ben” ile tanımlarken, kadın “Sen” kavramıyla ilintili, ruhsal, duyarlı bir dil yapısı kullanmaktadır. Bu durumun nedenlerine girmeden örneklendirmeyi attırmak daha açıklayıcı bir üslup olacaktır.

Örnekle, “Ben ile Sen“, “Ben ile O” ve “Ben ile Onlar” gibi öznesel ilişkiler, her iki cins için de oldukça önemli şekillerde -her ne kadar benzediğini düşünürsek düşünelim- birbirinden farklıdır.

Kadın: “Hayır” diyorsa iki alternatif vardır, Ya gerçekten istemiyor ya da bu kelimeyi naz yapmak için kullanıyordur. Oysa erkek: “Hayır” diyorsa bu gerçekten hayır istemiyorum demektir.

Erkekler, dert anlatmayı ya da hatalarını konuşmayı sevmezler. Kadınlar ise dert anlatmayı sevdikleri gibi hatalarını anlatmaktan gocunmazlar. (Kural: Üçüncü şahıslara ve rakiplere/hemcinslerine değil). Oysa erkekler geçmişte yaptıkları bir hatanın hatırlatılmasından hiç hoşlanmazlar.

Kadınlar, erkekleri takdir ettiklerinde genelde şımaracağını düşünürler. Oysa erkekler takdir edildikçe motivasyonlarını arttırırlar.

Dil, canlı ve değişken bir araçtır. Her insanın yaşantısal alanını unutmadan, değişken olan bu düşünceleri Sylviane Herpin’in bir aforizmasıyla sonlandırmak istiyorum.

Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla, insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal vardır.”

 

Yazar Hakkında
M. Fatih Hanoğlu
Rota Bilim Araştırma & Geliştirme Kurumu Yöneticisi: bilimenstitusu.org

Tavsiye

NLP TeknikleriNLP Tekniklerini Öğrenin

NLP tekniklerini kullanarak kariyerinizde, iş hayatınızda, ilişkilerinizde ve kişisel yaşamınızda başarılı olabilirsiniz. NLP Eğitimi sayesinde başarılı insanların düşünce yapılarından ve iletişim kurma tarzlarından yararlanıp  hedeflerinizi gerçekleştirmeyi öğrenmiş olursunuz. Mutlaka okuyun.


İlginizi Çekebilir

Romantik ve Yaratıcı Evlenme Teklifi Nasıl Yapılır?

Bir hayatı birlikte paylaşmak istediğiniz kişiyle karşılaşılan ilk andan itibaren bu teklifin nasıl gerçekleşeceğinin merakı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir