Home > Konular > İlişkiler/Aşk/Flört/Evlilik > Boşanma > Evliliği Yeniden Canlandırmak ve Canlı Tutmanın Yolları

Evliliği Yeniden Canlandırmak ve Canlı Tutmanın Yolları

Eğer evliliğiniz zamana yenik düşme tehlikesi ile karşı karşıya ise, birlikte geçirilen zamanlarınız azaldı hatta neredeyse kalmadıysa, birbirinize karşı tahammülsüz olmaya başladıysanız evliliğinizi yeniden ele almanız gerekiyor demektir. Bu yazıda evliliğinizi yeniden canlandırmanıza yardımcı olacak ipuçlarını bulacaksınız…

Evlendiğiniz zaman ne denli mutlu olacağınızın hayalini defalarca kurduğunuzu hatırlıyor musunuz? Her zaman işler yolunda gitmese de bütüne baktığınızda evlilik harika bir müessesedir. Zaman zaman evlilik zor bir iş gibi görünebilir, ancak böyle hissetmediğiniz zamanlarda evli olmak en iyi olasılık olarak kendini hissettirecektir. Hayatın her aşamasında olduğu gibi evlilikte de inişler ve çıkışlar yaşanır. İyi bir evlilik bu iniş ve çıkışlarda da dengede durmayı başaran evliliktir. Başarılı bir evlilik hayatı, her türlü zorlukta tarafların birlikte uyum içinde durmaları ve evlilik için çaba göstermeleri ile gerçekleşir. Koşullar ve yaşananlar her ne olursa olsun sevgiyi korumak esastır. Aksi durumda evlilik hayatınız yıpranmaya zamanla eskimeye ve hatta yok olmaya mahkûmdur.

Evliliği Yeniden Canlandırmak İçin

Evliliği Canlı Tutmak1- Bağışlayın, Affedici Olun, Unutun!

Anlaşmazlıklar her ilişki için olağandır. Birlikte yaşamın söz konusu olduğu durumlarda fikir ayrılıkları yaşamak normaldir. Bu nedenle yaşanan anlaşmazlıkları biriktirmek yerine unutmayı deneyin. İnsanlar hata yapabilir hatta çoğu zaman anlamsız şeyler de yaparlar. “Özür dilemeyi” bilmeli ve bunu da hızlıca yapmayı öğrenmek gerekiyor. Evli çiftler asla birbirlerine karşı kin gütmemelidirler. Kin hiçbir şeyi çözmeyeceği gibi olayları çıkmaza sürükler.

2- Birbirinize Karşı Dürüst ve Saygılı Olun

Teşekkür etmeyi öğrenin. Eşinizin sizin için yaptıklarının farkına varın ve minnetinizi gösterin. Hiçbir şeyi bir diğerinin görevi addetmeyin, kimse kimseye servis yapmak zorunda değildir. Dürüst olun ve her zaman doğruyu söyleyin. Eğer bir sorun varsa bunu konuşmayı tercih edin, üzerini kapatmayın ya da içinize atmayın. Sorunlarını konuşarak çözümlemeyi başaran, iletişim kurabilen çiftler her zaman için güçlü duygularla pekişmiş sağlam ve sevgi dolu bir evlilik sahibi olurlar.

3- Gülmeyi ve Gülümsemeyi Hayatınıza Dahil Edin!

Günlük stresler ve koşuşturma hayata dair her şeyi zaman zaman kaos gibi algılamamıza neden olur. Evlilikte doğal olarak bu kaosa dahil olur. Oysaki evli çiftlerin birbirleri ile paylaşması gereken çok daha farklı noktalar da vardır… Espriler, şakalar hatta şakalaşmalar kısacası gülmeyi kolaylaştıracak, gülümsemeye aracı olacak her şey evli çiftler tarafından paylaşılmalıdır.

4- Evliliği Canlı Tutmak İçin İyi İletişim Kurun

Tuhaf görünebilir ancak iyi iletişim başarılı evliliğin anahtarıdır. Konuşmak ya da anlatmak iletişim olarak algılanmamalıdır. İletişim kurmak demek etkileşimli paylaşım yaşamak demektir. Eğer eşiniz size üzüntü duyduğu bir konuyu aktarıyorsa, o konuyu çözmeye çalışmaktansa eşinizin duygularını anlamaya çalışmanız daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Üzüntü duyulan konu size anlamsız dahi gelse, bunu tartışmak yerine anlamaya çalışmalı, eşinizin duygularını, duyguların en yoğun olduğu anda yargılamamalısınız. “Çok saçma”, “ne gereği var” “neden böyle hissettin” diye sorgulamak yerine “böyle hissetmiş olmana çok üzüldüm”, “seni anlıyorum, oldukça sıkılmış olmalısın”, gibi yaklaşımlarla yanında yer almaya çalışmalısınız. Kadınlar duygu ve düşüncelerini erkeklere oranla çok daha iyi dile getirirler. Bu nedenle de erkeğin hislerini anlatması ya da yaşadıklarını paylaşması bir hayli zordur. Eğer eşiniz sizinle konuşmak istediğini dile getirirse bunun onun için o kadar da kolay olmadığını bilmeli ve sabırla size tamamıyla açılmasını beklemelisiniz. Unutmayın evlilik sadece iyi günlerde değil zor anlarda da yan yana durabilmeyi gerektirir. İyi iletişim ise bir evliliğin olmazsa olmazıdır.

5- Birlikte Karar Verin

Evlilikte ortak kararlarla hareket etmek önemlidir. Finans, çocukların eğitimi, araba ya da ev seçimi gibi bütçeyi ilgilendiren konular birlikte kararlaştırılmalıdır. Evlilik birlikte bir hayatı paylaşmak demektir. Bu nedenle bütçe ortak olmalı, kararlar bireysel alınmamalıdır. Evlilik müessesinde her iki taraf da eşittir. Bu nedenle de eşit söz hakkına sahiptir. Bireysellik evlilik müessesinde yoktur. Sadece işler yolunda gitmediğinde problemlerin dile getirilmesi iki taraf için de sıkıcı ve sarsıcı süreçlere neden olabilir. Bu sarsıcı süreçlerin en büyüğü nakit sıkıntısı baş gösterdiğinde yaşanır. Bütçe bir nevi tabu değildir. Evliliğin ilk gününden itibaren gelir ve giderlerinizi dürüstçe ortaya koymalı ve yapılan ortak bütçeye uyulmalıdır.

6- Küçük ve basit detayları unutmayın

Erkekler eşlerine iltifat etmeyi ve onları mutlu edecek küçük detayları hatırlamalıdırlar. İyi yapılan bir işte taktir ve teşekkür etmeyi unutmamak, zaman zaman çiçek almak ve romantik bir akşam yemeği için randevulaşmak evlilik içinde de hayata geçirilmesi gereken detaylardır. Kadınlar eşlerinin ihtiyaçlarını bilerek ona göre hareket etmeli, ihtiyaçları karşılamaya özen göstermelidirler. Eşlerine teşekkür etmeyi unutmamalı ve yapılan jestlere karşılık mutluluklarını eşlerine yansıtmalıdırlar. Her iki taraf da yapılanları karşı tarafın ödevi gibi görmemelidir. Bunlar her ne kadar genel beklentiler olsa da unutulmamalıdır ki her evlilik kendi hikayesini yazar. Genel geçer beklentiler yerine eşinizin sizin için yapmakta olduklarını dikkate alın.

7- Aşkı ve Sevgiyi Koruyun!

Aşk zaman içinde sağlam bir sevgiye dönüşür denir. Bu sevdiğinizi eskisinden daha az sevdiğiniz anlamına gelmez, bu daha dengeli bir sevgi anlamına gelir. Aşkınızı bir diğer deyişle sevginizi canlı tutun.

8- Bu Kitabı Cebinizde Bulundurun!

Evli olmak her zaman kolay değildir. Özellikle günümüzde pek çok evlilik boşanma ile sonuçlanırken… Evlilik, ancak çiftler birbirlerine hastalıkta, sağlıkta, zenginlikte ve yoksullukta yan yana durabildiklerinde; sıkıntıların yanı sıra mutlulukları da paylaşabildiklerinde var olur ve ömür boyu güçlenerek devam eder.

Evliliği Canlı Tutmak İçin İyi İletişim Gerekir

Bizler sosyal varlıklarız ve hayatımızın her gününde başka insanlarla iletişim kurarız. Genellikle insanlarla kurduğumuz ilişkilerin başarısı mutluluğumuzun niceliğini de belirler, özellikle de en çok değer verdiğimiz ve sevdiğimiz insanlarla ilişkilerimiz; eşimiz, sevgilimiz, yakın dostlarımız gibi. Ancak iletişim kurduğumuz her bir kişi biricik ve tek olduğundan, iletişim kurarken söz ve davranışlarımızın karşı tarafa etkisini iyi gözlemlemek durumundayız ki iletişimimiz daha başarılı olsun.

İlişkileri Canlı Tutun

İlişkileri canlı tutmak ve iyi idare edebilmek için düşünce, duygu ve endişelerimizi samimiyet ve açıklıkla ifade etmemiz gerekir. Fakat bunu yaparken karşımızdaki kişiyi incitmemeli ve/veya tahrik etmemeliyiz. Kendimizi ifade ederken kullandığımız kelimeler karşı tarafa ona saygı duyduğumuz mesajını gönderirken her iki tarafın da iletişimden keyif almasını sağlamalıdır. Bunu yapmanın en iyi yolu “Ben mesajları”nı doğru kullanmaktır.

“Ben mesajları” kendimizle alakalı durumları, nasıl hissettiğimizi, endişelerimizi ve karşı tarafın hangi davranışları neticesinde bu endişeleri taşıdığımızı ifade etmemize yarar. “Sen mesajları” ise karşı tarafa odaklıdır ve içinde övgü barındıran bir cümlede kullanılmıyorsa genelde hitap ettiğiniz kişide savunmaya geçme ihtiyacı uyandırırlar.

Bir örnek verecek olursak; eşlerden biri diğerini evde beklemektedir. Beklenen eş geri döndüğünde şu cümleyi kurar “Eve her zaman geç geliyorsun, neden daha önce gelmiyorsun?” Buradaki “sen mesajı” eve geç gelen eşin suçlanmış ve saldırıya uğramış hissetmesine yol açacak ve takip eden iletişim büyük ihtimalle pek de hoş olmayacaktır. Özellikle de tartışmalarda sen mesajları genelde diğer kişiye saldırmakta kullanılır. Sonuç olarak asıl sorun bir kenara atılmış olur.

Aynı senaryoyu bir de “ben mesajı” kullanarak yazalım; bekleyen eş şöyle diyebilirdi : “Eve gelmeni beklerken çok yalnız hissediyorum. Eve genelde geç gelmeden dolayı rahatsızım ve eve ne zaman geleceğini bilmediğimden geriliyorum”. Bu açıklamada konuşmacı kendi düşünce ve kaygılarını ortaya koymaktadır. Endişe ve sıkıntının açıkça ortaya koyulması ise her iki tarafın da durumu düzeltmeye yönelik neler yapılması gerektiğine odaklanmalarını kolaylaştıracaktır.

“Ben mesajları” etkilidir çünkü odak noktası diğer kişi değil sorunun kendisidir. Konuşan kişinin kendi duygularından bahsetmesi ayrıca ilişkide güven düzeyini artıracaktır çünkü bu şekilde kendi duygularını değerlendirme ve onların sorumluluklarını alma isteği karşısındakine güven verecektir.

Aslında iletişim sırasında verilen ben mesajı sen mesajından üstündür çünkü karşı tarafa daha çok saygı duyan bir iletişim şeklidir. Yani olumlu hislerinizden bahsettiğinizde bile “siz mesajı” yerine “ben mesajı” vermeyi tercih edebilirsiniz. Mesela; “bu elbise sana çok yakışıyor” yerine “seni gördüğüme çok sevindim, birlikte geçirdiğimiz o eğlenceli zamanları anımsadım, çok iyi gözüküyorsun” diyebilirsiniz.

Bu bölümlerin sırası genelde çok da önemli değildir. Bazen ise dördüncü bir bölüm eklenebilir, bu da karşımızdakinin yaptığı ya da söylediği şeyler yerine ne yapmasını ve söylemesini tercih ettiğimizi belirten kısım olabilir.

“Bana sesini yükselttiğinde çok huzursuz oluyorum çünkü bana çok yanlış bir şey yapmışım gibi hissettiriyor. Konuşurken sesini yükseltmemeni rica ediyorum”.

“Yemek yapmayı öğreniyor olman beni çok mutlu ediyor çünkü böylelikle eve gelip yemek yapamadığım zamanlarda aç kalmayacağını ve kendi yemeğini hazırlayabileceğini biliyorum”.

“Arkadaşınla telefonda çok uzun süre konuştuğun zamanlarda acilen bize ulaşmak isteyen birinin ulaşamayacağından endişe ediyorum. Ayrıca seninle daha çok vakit geçirmek istediğim için de biraz bozuluyorum. Arkadaşına ben evde olmadığım zamanlarda aramasını söylemeye ne dersin?”

Başlarda birçok insan “ben mesajları”nı hiç düşünmeden, kendiliğinden kullanamaz. Fakat zaman içerisinde yeterince pratik yaparsanız, özellikle de olumlu sonuçları görmeye başladıkça ne kadar kolayca bu yeni mesaj verme biçimine alıştığınıza hayret edeceksiniz. Eşinizle iletişim kurarken gelecek sefer “ben mesajlarını” daha sık kullanmaya ve “sen mesajları” ile istemeden de olsa ona saldırıda bulunup savunmaya geçmemesine dikkat ediniz. Sonuçlardan memnun kalacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir