Home > Konular > İlişkiler > Evlilik > Evlenmek mi? “Ev”lenmek mi? Evcilik mi?

Evlenmek mi? “Ev”lenmek mi? Evcilik mi?

Evlenmek

Türkiye’de evlenme oranı her geçen gün artmakta olduğunu açıkladı istatistikçiler. Ne yazık ki her güzel şey gibi bu oran da tek taraflı yükselme göstermiyor. Evlenenler kadar boşananlarla da dolup taşıyor resmi kurumlar. Evliliğin özünden sapmadan harekete geçmeli, “evet” demeden önce amaçları ve niyetleri yeniden gözden geçirmelisiniz…


Daha henüz küçücük bir kız çocuğuyken ilk hayal tohumları düşer beyne… Büyüyünce ne olacaksın? sorusuna verilen ilk yanıttır: Anne! Erkeklerin düşüncelerini askerlik hayalleri süsleyedursun, kız çocukları çoktan prenses edasıyla dolaşacakları o büyük güne hazırlanmaya başlamışlardır. Anne olmak demek, evlenmek demek, sevdiğin bir adamla aynı evi paylaşmak, zorluklara göğüs germek, çocuk sahibi olmak demektir… Bu hayalin içinde başka hiçbir detayın barınmadığından emin olabilirsiniz. Evim ne renk olacak, nasıl bir koltuk takımı alınacak, kaç havlunun kenarı dantelli, kaçı işlemeli gibi detaylar o çocuk dünyasının içinde yoktur. O kadar saf ve bir o kadar da durudur. Keşke hep öyle kalabilse o zaman konunun özüne odaklanmak çok daha kolay olurdu.

Günümüzde, bahar ve yaz mevsimi demek düğün sezonunun açılışı demek. Yaş gereği her yaz mevsimi o düğünden bu düğüne tatlı bir telaş başlıyor hayatımızda. Ve dolayısıyla da büyük şatafatlarla hazırlanan bir dizi tören ve öncesinde tanık olduğum bir alay telaş, koşuşturma, tartışma, ayrılık, kavuşma… Sonunda gelinen o büyük günde gülümseyen simaların ardında keşfettiğim ve içimi acıtan hüzün. Hayır, öyle zoraki nikah, ya da ütopik hikayeler değil nedeni… Nedeni o “evet” anına gelene kadar yaşananlar. Bir perde güpüründen çıkan tartışmalar. Son saniyeye kadar her iki tarafı da geren tehditler…

Ben, evlenmeye karar verip bu kararı yakınlarına açıklayan çiftlere çok acıyorum. Çünkü o karar yakın çevreyle paylaşıldıktan sonra, hayat bir daha genç çift için asla aynı kalamıyor. Sorular, sualler faslını geçtim; bir de sabır süreçleri başlıyor ki, nice seven yürek bu süreçlerin ardından kırık yürekler olarak hayatlarına devam ediyorlar.

Evlilik Listenizde Bazı Detaylar Bırakın Eksik Kalsın!

Evlenme kararı ile yola çıkan çift yakınlarını nedense bir telaş alır. Aman çocukların hiçbir şeyi eksik olmasın, hayata yeni atılıyorlar bir de bu detaylarla boğulmasın diye… Bu telaş ister istemez dönemsel streslere neden olur, çünkü konu finansa dayalıdır ve finans kavramı ekstra zevk, keyif meselelerinde geçerli değildir. İşte tam da bu noktada iyi niyetle atılan her adım finans engeline takılır ama bu defa da genç hayal zedelerin vicdanlarına sığınılır. “ne var ki canım, Aysel hanımın kızına da buradan almışlar yatak odasını, beğeniver bi tane” Bu söylev, ‘bütçemiz anca buna yetiyor‘un inceltilmiş üslubudur. Böylece genç kendi yaşam alanlarına uymadıklarını düşündükleri bir noktada seçim yapmaya zorlanır ve ilişkileri üzerinde ilk yıkıcı tartışmayı da böylece yaşarlar. “Sizinkiler – Bizimkiler Psikolojik Savaş Bölüm 1”

Bu madalyonun bir yüzü diğeri ise ailelerinden destek almaksızın yola çıkan adaylardan oluşur ki, konu bu cephe için de farklı değildir. Alt alta sıraladığında top yekün de “deve yükü” diye tabir ettiğimiz ihtiyaç listesi daha başlamadan bir ilişkiyi bitirecek tahrip gücüne sahiptir. O zaman durup bir düşünmek gerekiyor…

Ben Neden Evleniyorum?

Bu soru çok basitmiş gibi görünse de kişi kendine bu ve benzeri dönemlerde çok da dürüst davranamaz. Nasıl mı? Nice gelin tanıyorum, gelinlikleri güzel olmadı diye evlilik gününü hem kendine hem müstakbel eşine, yakınlarına arkadaşlarına zindan eden. Nice damat tanıyorum, çevresinin yorum ve fikirleri ile hareket ederek eşini kırmaktan çekinmeyen. Nice çift tanıyorum, koltuktu, dolaptı derken birbirlerini hırpalayarak sevgilerine zarar veren. Eminim sizler de tanıyorsunuzdur. Hatta çok uzaklarda değil içinizde bile yaşamışsınızdır bu ve buna benzer örnekleri.

Oysa ilk çocukluk yıllarına dönüldüğünde ne kadar da kolaydı bu hayali yaşamak. Ne evin, ne detayların ne de eşyaların önemi yoktu gözünüzde. Siz bir adamı sevecek ve onunla masallardaki kadar mutlu bir evlilik yaşayacak, aynı yastığa baş koyacaktınız. Ölümden gayrı hiçbir şey girmeyecekti aranıza, hasta da olsanız sağlıklı da, iyi ya da kötü olan her günde omuz omuza, yan yana, el ele, sırt sırta siz olacaktınız. Beyazlar için de prensesler kadar güzel (ki siz zaten güzeldiniz) beyaz atlı prensinize koşacak ve plastik bardaklarda ikram edilen sanal kahvelerin hatırına zor yıllara göğüs gerecektiniz.

Tamamlanmamış detayların telaşını yaşamadan, sadece sevgi ile yola çıkacak ve hiç dönmeyecektiniz o yoldan…

Peki şimdi ne oldu? Hayallerinizi sizden çalan kim? Yoksa siz mi uzaklaştınız konunun özünden? İhtiras ve hırslarınız mı ömrünüzden böylesine yiyen?

O zaman bir durup düşünün…

Siz neden evlenmek istiyorsunuz?

  • Bir şeylerde kaçmak için mi?
  • Bir yerlere ait olmak için mi?
  • Bir şeylere sahip olmak için mi?
  • Yoksa sevdiğiniz insanla bir ömür geçirmek, fırtınaları birlikte göğüslemek için mi?

Unutmayın ki şu anda kendinizi sevmediğiniz sevemediğiniz pek çok eşya ile yaşamaya mahkum hissedebilirsiniz, satın almak isteyip de alamadığınız pek çok eksiğiniz olabilir, sizin tarzınızı yansıtmayan objelerle dolu olabilir eviniz… Ama unutmayın ki eşyalar zamanla yenilenebilir, eksikler zamanla giderilir… Önemli olan ilişkinizi, evliliğinizi eskitmeyin, eksiltmeyin… Yerine konulamayan, bir defa kaybederseniz geri kazanılamayan tek şey sevgidir!

Ekim 2008’de Home Showroom dergisinde (sayı 101) Yaşam’dan isimli köşemde yayınlanmıştır.


İlginizi Çekebilir

Elektrik Süpürgesi Modelleri, Elektrikli Süpürge Alacaklara Öneriler

Ev temizliği ve ev bakımı için olmazsa olmazlarımızdandır elektrikli süpürge… Bu makalede sizlere farklı model …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir