Home > Konular > Edebiyat (genel) > Deneme > Çevrenin ve İnsanların Hüzünlendiği Ay, Hüzün Ayı

Çevrenin ve İnsanların Hüzünlendiği Ay, Hüzün Ayı

Hüzün sadece Eylülde mi yaşanır? Neden sonbahar denince akla hemen Eylül gelir? Oysa başka aylar da vardır sonbaharda. Ekim ve Kasım gibi… Eylül’de yaşanmışlıklar farklı olduğu için belki de bizi bu kadar hüzünlendiriyor. Dünyada ve ülkemizde önemli olaylar yaşanmıştır, eylüllerde. Benim hayatımda da bazı olaylar ve ilkler, evden ayrılmalar hep sonbaharda, eylülde yaşanmıştır. İşte o, yüzden sonbahar denince akla eylül geliyor, eylül deyince de hüzün kaplıyor hemen yürekleri. Yalnız insanlar değil, doğa da hüzünleniyor, sonbaharda…

 

Çevrenin ve insanların hüzünlendiği ay, Hüzün ayı…
(E)lini attığın sararmış dal düşer,
(Y)alnızlık sana yakışmaz beşer.
(L)ütfen baksana sararmış yaprağa.
(Ü)zülme varacaksın son durağa.
(L)ayık olacaksın kara toprağa…

Hüzün sadece Eylülde mi yaşanır? Neden sonbahar denince akla hemen Eylül gelir? Oysa başka aylar da vardır sonbaharda. Ekim ve Kasım gibi… Eylülde yaşanmışlıklar farklı olduğu için belki de bizi bu kadar hüzünlendiriyor. Dünyada ve ülkemizde önemli olaylar yaşanmıştır, eylüllerde. Benim hayatımda da bazı olaylar ve ilkler, evden ayrılmalar hep sonbaharda, eylülde yaşanmıştır. İşte o, yüzden sonbahar denince akla eylül geliyor,eylül deyince de hüzün kaplıyor hemen yürekleri.
Yalnız insanlar değil,doğa da hüzünleniyor,sonbaharda. Bu hüznün de başlangıcı Eylül değil mi? Aklıma hemen Mehmet Rauf’un Eylül Romanı geliyor. Sanki söylenişi bile hazanı çağrıştırıyor: Eylül…

 

Düşen her sarı yaprak yazdan bir şeyler alıp götürüyor. Düşen her yaprak doğanın biraz daha yalnızlaşmasına neden oluyor göçmen kuşlar da yalnız bırakıyor bizleri… Bizim bölgede yapraklarını sararmadığına, tek tek düşmediğine bakmayın, bizim yaşadığımız bölge sıcak bölge olduğundan yapraklar 1-1,5 ay sonra sararmaya başlıyor,yurdumuzun bir çok bölgesinde Eylül ayına has günler yaşanıyor, çevreyi hüzün basmaya başlıyor. İşte bu yüzden güller açmıyor, bülbüller yalnız kalıyor.
Eylül ayına girdik içime yine bir hüzün düştü. Hayalen hatırlıyorum da Eylül ayında yaşadığım o olayı…Köye askeriye arabası ile askerler geldi, köyün erkeklerini toplayıp köyün camisine götürdüler,sorguya çektiler . Şapka takan, şapka takmayan, sağ, sol… Ondan sonrasını hatırlayamıyorum. Nasıl hatırlayacaksın ki o zaman 4 yaşında bir çocuktun. Sanki siyah beyaz film karesi gibi olup-bitenler. Her yerde bir kargaşa,bir huzursuzluk…Bu durumu hatırladıkça hep askerden korkar, Eylül ayına soğuk bakar oldum.

Zaman geçtikçe, zaman ilerledikçe insanlar doğruları, doğru olanları daha iyi anlıyor, hayatına uyguluyor. Evet 6 yaşında siyah önlükle korka korka okula başladım. Zaten siyah önlük bizlere korkuyu, karamsarlığı hatırlatmıyor mu? Nerede o gök mavisi, geniş okyanusları, suyu, bulutları, temizliği hatırlatan mavi önlükler… Okuldan korkuyu önleyecek, okula çabuk alışmayı sağlayacak; Oryantasyon, uyum eğitimi , anaokulu o zamanlar ne arar? İşte Eylül ayı hazan ayı, ayrılık ayı, evden ayrılma ayı…

Bu yıl bizim küçük kız evden uçacak, okula gidecek,yaz tatilinde gitmem diye tutturuyordu. Ama Eylül ayı ayrılık ayı, hüzün ayı, okul ayı mecbur gidecek okula. Tıpkı benim gibi, evine, ailesine bağlı biri için evden ailesinden ayrılmak gerçekten çok zor, ben de ilkokula başladığımda, üniversiteye giderken, ilk görev yerime Şanlıurfa-Suruç’a giderken göz yaşı ile ayrılık ayında; Eylül ayında gitmiş, evden ayrılmıştım. Yine bir sonbahar mevsiminde, nasıl yapraklar ağaçtan ayrılırsa ben de evden ayrılmış ikinci yuvamıza, okula başlamıştım.Zaman geçti aynı durumu, aynı ayrılığı, hem hüznü hem sevinci küçük kızımız Zeynep ile yaşıyor. Gelin bu ayrılığı, hem hüznü hem de sevinci ona sorun.

Tıpkı Üniversiteyi kazanmış evinden, ailesinden ilk kez ayrılacak benim gibi, her Eylül ayı geldiğinde bu ayrılık hatıraları aklıma gelir, gözden yaş damlar. Gerçekten öyle değil mi? En güzel yemeklerin yapıldığı, sımsıcak yuvadan ayrılacaksın. Rüzgar ılık ılık esiyor, ağaçlarda sararmış yapraklar, yerde sararmış otlar sanki size sesleniyor bak bizler de ayrılacağız canını sıkma der gibi. Çamaşırlarınızı çantanıza koyup bir Eylül ayında ailenden, memleketinden uzaklaşmak kadar zor bir durum var mı gelin onu yaşayanlara bir sorun. Eylül ayı deyince aklıma hep ayrılık gelir.Çünkü evden aileden ,anneden-babadan ilk ayrıldığım ay Eylül ayı idi.Evet liseyi bitirmiş üniversiteyi kazanmış, doğduğun memleketten başka bir memlekete hüzün ayında Eylülde gideceksin, gel de üzülme.ilk görev yerime Şanlıurfa-Suruç-Ölçektepe ye de bu hüzün ayında Eylül de gitmiştim.o yıl memleketimde göremedim yaprakların bir bir dökülüşünü.

Tabi ki göremeyeceksin o yaprakların bir bir dökülüşünü, bir daha geldiğinde ağaçları yapraksız bulacaksın, sokaklar seni bağrına basmayacak belki de topraklar beyaz kefenini giyecek, toprağın çevrenin eski sıcaklığı kalmayacak.

Online Alışveriş Önerisi

İlgilendiğiniz ürünleri internete özel indirim fırsatları sunan ePTTAVM (PTT Alışveriş Sitesi) üzerinden satın almanız mümkün. Ücretsiz kargo ve kapıda ödeme gibi avantajları var. Diğer alışveriş sitelerinin aksine, PTT güvencesi ile yurdun her iline, her ilçesine gönderim yapıyor. Buraya tıklayarak ePTTAVM sitesine giriş yapabilir ve sipariş verebilirsiniz >>.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir