Home > Konular > Sağlıklı Yaşam > Hastalıkla Mücadele > Domuz Gribi Nedir? A(H1N1) Domuz Gribi Virüsü Hakkında Merak Edilenler

Domuz Gribi Nedir? A(H1N1) Domuz Gribi Virüsü Hakkında Merak Edilenler

Domuz gribi, A tipi grip virüsünün domuzlarda görülmesine yol açan bir solunum hastalığıdır. Domuz gribi, genellikle domuzlara özgü olan, domuz gribi virüsü (swine influenza virus)’nün sebep olduğu yeni bir grip virüsü türüdür. Domuz gribi virüsü, domuzlar arasında yüksek seviyede hastalığa, düşük seviyede ölüm oranlarına sebep olmaktadır. Yıl boyunca domuzlar arasında dolaşımda bulunan domuz gribi virüsü, insanlarda görülen salgınlara benzer şekilde, daha çok sonbahar sonu ve kış aylarında salgınlara sebep olmaktadır…


A(H1N1) Domuz Gribi Virüsü

Domuz gribi, A tipi grip virüsünün domuzlarda görülmesine yol açan bir solunum hastalığıdır. Domuz gribi, genellikle domuzlara özgü olan, domuz gribi virüsü (swine influenza virus)’nün sebep olduğu yeni bir grip virüsü türüdür. Domuz gribi virüsü, domuzlar arasında yüksek seviyede hastalığa, düşük seviyede ölüm oranlarına sebep olmaktadır. Yıl boyunca domuzlar arasında dolaşımda bulunan domuz gribi virüsü, insanlarda görülen salgınlara benzer şekilde, daha çok sonbahar sonu ve kış aylarında salgınlara sebep olmaktadır. Domuz gribi virüsünün domuzlardan insanlara geçişi çok yaygın değildir ve her zaman insanda gribe sebep olmaz. (1) Eğer bu virüsün insana geçişi gribe yol açıyorsa buna zoonotic domuz gribi denir. Zoonotic hastalıklar veya zoonoses, hayvan hastalıklarının doğal koşullar altında insana geçmesidir. (2) Domuzlarla ilgili işlerde çalışan, özellikle onlarla yoğun etkileşimlerde bulunan insanlar yüksek oranda domuz gribine yakalanma riski taşımaktadırlar. (3)

 

Şekil 1: H1N1 Grip Virüsü(4)

Grip virüslerinin sınıflandırılması ve isimlendirilmesi, var olan antijenik varyasyonlara dayanır. Bu hususta kullanılan kurallar Dünya Sağlık Örgütü Uzman Komitesi (World Health Organization Expert Committee)’nin önerilerine dayanmaktadır. Grip virüsleri, dahili nükleokapsid veya matris-proteinin antijenik yapılarına göre A, B veya C olarak gruplandırılırlar. (5) Grip Virüsü A, insan, domuz, kuş, at gibi hayvanlarda; Grip Virüsü B, sadece insanlarda; Grip Virüsü C ise insan ve domuzlarda hastalığa sebep olmaktadır. (6) İnsan da gribe yol açan grip virüslerinden Grip Virüsü A ve Grip Virüsü C domuzlarda da görülmektedir. (7)

 

Hayvanlarda grip, hayvanların solunumla ilgili rahatsızlığına sebep olan genel bir terim olarak kullanılabilir.1956 yılında ilk defa H7N7 virüsü atlarda bulunmuş ve böylece Grip Virüsü A’nın alt türlerinin atları da etkilediği ortaya çıkmıştır.1955’te büyük sayıda ve çeşitlilikte grip virüslerinin kuşları etkilediği de ortaya çıkarılmıştır. Kuşlarda, Grip Virüsü A’nın bilinen alt türlerinin hepsi mümkün olan çoğu kombinasyonda görülmektedir. Domuz gribinin, 1918 yılında ortaya çıkan grip salgınında insanlarla aynı zamanda domuzlarında hastalanmasıyla birlikte ilk defa insan gribine bağlı olduğu öne sürülmüştür. Grip virüsünün domuzlarda hastalığa sebep olduğunun ilk defa tanımlanması 1930 yılında olmuştur. Daha sonraki yıllarda da Kuzey Amerika’da yeni alt tür virüslerin domuzlar arasında grip sebebi olarak ortaya çıktığı görülmüştür. (8)

 

1976’da Fort Dix, New Jersey’de yeni A/New Jersey/76 (Hsw1N1) grip virüsü biri ölümlü 13 askerde şiddetli solunum rahatsızlığına yol açmıştır A/New Jersey Virüsü 19 Ocak’tan 9 Şubat’a kadar görülmüş fakat bu rahatsızlık Fort Dix sınırları içerisinde kalmıştır. A/Victoria/75 (H3N2) eş zamanlı olarak yayılmış ve Mart ayına kadar etkisini göstermiştir. (9)

 

ABD’de bu gelişmeler üzerine, Ulusal Grip Aşılama Programı (NIIP) adı altında bir aşılama programı başlatılmış ancak bazı yaşlı insanların domuz gribi aşılarını olduktan hemen sonra ölmeleri nedeniyle, aleyhte herhangi bir kanıt olmamasına rağmen, medyanın aşılamanın bu ölümlere sebep olduğu yönündeki yayınları sebebiyle program sekteye uğramıştı. Domuz gribi aşılaması yapılan insanlar arasında artan sayıda Guillain-Barré Sendromu (GBS) görülmesi üzerine, bu artışın aşılamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı kesin olarak bilinmemesine rağmen basında bu konuda yapılan yayınlar nedeniyle halk arasında geniş tepkiye sebep oldu. ABD’de 1976 Aralık ayında 40 milyondan fazla insanın aşılanmış ve H1N1 virüsünün geçişine rastlanılmamış olmasına rağmen, ne kadar az da olsa, GBS’nin bu aşı ile bağının olma ihtimaline karşı programın durdurulmasının gerektiğine karar verilmiştir. (10)

 

1988 yılının Eylül ayında hamile bir kadın, domuz ahırını ziyaretinden sonra hastalanarak, zatüre teşhisi ile hastaneye kaldırılmış ve bundan 8 gün sonra ölmüştür. Hastada tespit edilen tek patojen, yani hastalık yapan mikro-organizmalar, domuz gribi virüsünün H1N1 türü olmuştur. Domuzların sergilendiği yerde çalışanlardan yaşları 9 ila 19 arasında değişen bazı insanlar ile hastaya müdahale eden sağlık personelinden domuz gribi enfeksiyonuna karşı antikor taşıdığı tespit edilenlerin hafif grip benzeri bir hastalığa yakalandıklarının gözlendiği bazı çalışmalarda belirtilmiş olmasına rağmen bir salgın oluşmamıştır. (11)

 

1998 yılında H3N2 virüsleri insanlardan domuzlara geçerek domuzlar arasında yaygın bir hastalığa sebep olmuştur. (12) 1999 yılında Kanada’da H4N6 kuş virüsü türler arası sınırları aşarak kuşlardan domuzlara geçmiş ancak yaygınlaşmadan sınırlandırılmıştır. (13)

 

2009 yılında ortaya çıkan grip salgını, klasik insan gribi virüsünün yani mevsimsel gribin değil; domuz, kuş ve insan virüs bileşenlerinin özelliklerini içeren bir virüs olan yeni domuz gribi virüsünün sebep olduğu bir hastalıktır. (14)

 

Hayvan nüfusunda, özellikle kuşlarda büyük sayıda grip virüsü bulunmaktadır ve bu virüslerin ekolojisi üzerine yapılan çalışmalara göre bu virüslerin insanlar ve diğer hayvanlardan insanlar ve diğer hayvanlara geçişi çift yönlü enfeksiyona ve yeniden yapılanmış virüslerin ortaya çıkmasına olanak verecek şekilde gerçekleşmektedir. Hayvan grip virüslerinin, insan grip epidemiyolojisindeki rolü hala belirsiz olmakla birlikte günümüzde konuyla ilgili en azından iki hipotez bulunmaktadır: Bunların ilki, hayvan nüfusunun, virüsün insanlarda bulunmadığı zamanlarda, salgınlar arasında kalan süre zarfında insan virüsü için depo görevi gördüğüdür. İkincisi, hayvanların, doğada meydana gelen insan ve hayvan virüslerinin yeniden kombinasyonlarının, yeni antijeniklerin kendiliğinden ortaya çıkması için mekanizma sağlaması suretiyle özel viral bileşenler için kaynak görevi gördüğüdür. Sonuç olarak, insan ve hayvan grip salgınlarında epidemiyolojik bir ilişki olduğu görülmektedir. (15)

 

Şekil 2: Grip Virüsü A için depo(16)

Kümes hayvanları ve domuzlarla ilgili işlerde çalışan insanlar ve özellikle bu hayvanlarla yoğun temasta bulunanlar yüksek oranda zootonic grip virüsü enfeksiyonuna yakalanma riski taşımaktadırlar. (17) İnsanlarda, domuz gribinin semptomları, ateş, öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, boğaz ağrısı, üşüme, yorgunluk, burun akıntısı ve bazen kusma veya ishal gibi grip belirtilerinin benzeridir. (18)

 

Özellikle bazı gruplar yüksek düzeyde hastalığa yakalanma riski altındadır. Bu gruplar; hamile kadınlar, özellikle 12 ayın altındaki genç çocuklar, kalp rahatsızlığı riski bulunanlar, HIV enfeksiyonu taşıyanlar, kronik rahatsızlığı olanlar ve kanser kemoterapisi veya organ nakli için reddedilmeyi önleyici ilaçlar gibi bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanan kişilerdir. Bu insanlar grip semptomlarını gösterdiklerinde ivedilikle tıbbi yardım almalıdırlar. (19)

 

Yeni domuz gribi virüsü sıradan grip gibi yayılmaktadır. (20) Enfeksiyon kapmış insanlar öksürürken, hapşırırken veya konuşurken mikroplu damlacıklar ellerine, yüzeylere bulaşır veya havaya dağılır. Bu kirletilmiş havayı soluyanlar, enfekte olmuş ellere ve yüzeylere dokunanlar ile bu virüsü taşıyan kişilerle yakın temasta (yaklaşık 1 metre) bulunanlar kendilerine virüs bulaşma riski altındadırlar. (21)

 

Henüz yeni domuz gribi virüsüne karşı geliştirilmiş bir aşı bulunmamakla birlikte, bu virüs Tamiflu ve Relenza antiviral ilaçlarına duyarlıdır. Şunu da belirtmek gerekir ki, herkes bu ilaçları almak zorunda değildir, ABD’deki ilk vakalardan çoğu, herhangi bir antiviral tedavi görmeden iyileşmiştir. Yeni domuz gribi virüsüne karşı etkili aşı yapma çalışmaları da devam etmektedir. Antiviral ilaçlar, mevsimsel gripte olduğu gibi, bu hastalığın semptomlarını ve süresini azaltabilir. Ayrıca şiddetli rahatsızlıkları ve ölümleri engelleyebilir. Virüs, grip için kullanılan bazı antiviral ilaçlara direnç de kazanabilir. A(H1N1) virüsü yeni bir virüs olduğundan mevcut ilaçların ne kadar etkili olduğu hakkında bilgi hala araştırılmaktadır. (22) Doğru tedavinin yapılabilmesi için teşhisin de doğru yapılması gerekir. Ülkemizde grip tanısını doğrulama kapasitesine sahip iki laboratuar bulunmaktadır. Bunlar, Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Ulusal Influenza Merkezi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji Bölümü’dür. (23)

 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 20 Mayıs 2009 saat: 06.00 itibariyle 41 ülkede, 80’ni ölümle sonuçlanan 10243 vaka olduğu bildirilmiştir. Ülkemizde ise, 20 Mayıs 2009 tarihi itibariyle, 2 adet domuz gribi hastalığı teşhis edilmiştir. Mevcut durum henüz pandemi boyutunda değildir. Ülkemizde pandemi ortaya çıkması durumda, ulusal kriz yönetimi mekanizmaları devreye girecek olup, Sağlık Bakanlığı organizasyon ve koordinasyondan sorumlu temel kuruluştur. (24)

 

Bireysel anlamda virüsün yayılmasını engellemek için öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun bir mendille kapatılması ve sonra kullanılan mendilin uygun şekilde çöpe atılması uygun bir tedbirdir. (25) Özellikle hapşırma ve öksürmeden sonra elleri düzenli olarak sabun ve su ile yıkamak, hasta insanlarla yakın temastan kaçınmak, kirli ellerle ağza, burna ve gözlere dokunmaktan kaçınmak, hasta hissedildiğinde evde kalmak domuz gribi virüsünün yayılmasını önlemek için alınabilecek tedbirlerdendir. Maske kullanımı da virüsün yayılmasını ve bulaşmasını engelleyebilecek bir önlemdir. Ayrıca, hastalığın seyri, yeni önlem ve tedavi yöntemleri hakkında güncel bilgileri takip etmek de önemlidir. (26)

 

Kaynaklar:

1- Center for Disease Control and Prevention. “Questions & Answers: Key Facts About Swine Influenza” Mayıs 2009.

2- Crosby J.T. “Veterinary Q & A: Zoonotic Diseases”. 2009.

3- Gray GC, McCarthy T, Capuano AW, Setterquist SF, Olsen CW, Alavanja MC, et al. “Swine workers and swine influenza virus infections”. Vol. 13 (12). Aralık 2007.

4- Şekil 1: Center for Disease Control and Prevention. “Images of the H1N1 Influenza Virus”. Mayıs 2009.

5- Alexander D.J. “Ecological aspects of influenza A viruses in animals and their relationship to human influenza: a review“. Journal of Royal society of Medicine Soc Med Vol. 75, Ekim 1982, s.799–811.

6- Uzun, Cengiz. Universal Hospitals Group. “İnfluenza (Grip)” 2008. http://almanhastanesi.com.tr

7- Heinen P. “Swine influenza: a zoonosis”. Veterinary Sciences Tomorro. 15 Eylül 2003 .

8- Alexander D.J. “Ecological aspects of influenza A viruses in animals and their relationship to human influenza: a review“. Journal of Royal society of Medicine Soc Med Vol. 75, Ekim 1982, s.799–811.

9- Gaydos JC, Top FH Jr, Hodder RA, Russell PK. “Swine influenza a outbreak, Fort Dix, New Jersey, 1976”. Emerging Infectious Diseases. Ocak 2006.

10- Sencer D.J., Millar J.D. “Reflections on the 1976 Swine Flu Vaccination Program”. Emerging Infectious Diseases Vol. 12 (1). Ocak 2006.

11- Wells DL, Hopfensperger DJ, Arden NH, Harmon MW, Davis JP, Tipple MA, Schonberger LB. “Swine influenza virus infections. Transmission from ill pigs to humans at a Wisconsin agricultural fair and subsequent probable person-to-person transmission.” PMID: 1845913. Ocak 1991.

12- Center for Disease Control and Prevention. “Transmission of Influenza A Viruses Between Animals and People”. Ekim 2005.

13- Olsen CW. “The emergence of novel swine influenza viruses in North.America”. PMID: 12034486. Mayıs 2002.

14- The OIE. “A/H1N1 influenza like human illness in Mexico and the USA: OIE statement”. Nisan 2009. http://www.oie.int

15- Winkler W.G. “Influenza in animals: its possible public health significance“. Journal of Wildlife Diseases Vol. 6, Ekim 1970, 239-242.

16- Şekil 2: Webster R.G., Bean W.J., Gorman O.T., Chambers T.M. “Evolution and ecology of influenza A viruses“. Microbiol. Review Vol. 56 No.1., Mart 1992, s.152-179.

17- Gregory C.G., Darrell W.T., James A.R. “Pandemic Influenza Planning: Shouldn’t Swine and Poultry Workers Be Included?” Nisan 2007.

18- Hitti, Miranda.”Swine Flu FAQ”. WebMD, LLC. 2009.

19- Hitti, Miranda.”Swine Flu FAQ”. WebMD, LLC. 2009.

20- Center for Disease Control and Prevention. “A New Influenza Virus”. 2009.

21- World Health Organization. “About the disease”. Mayıs 2009.

22- World Health Organization. “Use of antiviral drugs against influenza A(H1N1)”. Mayıs 2009.

23- TC Sağlık Bakanlığı. “Vakaların Araştırılması, Tedavisi, Toplumun Korunması”. 2009. http://www.grip.saglik.gov.tr

24- TC Sağlık Bakanlığı. “Komuta ve Kontrol”. 2009. http://www.grip.saglik.gov.tr

25- Hitti, Miranda.”Swine Flu FAQ”. WebMD, LLC. 2009.

26- TC Sağlık Bakanlığı. “Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?” 2009. http://www.grip.saglik.gov.tr


İlginizi Çekebilir

Grip ve Soğuk Algınlığından Nasıl Korunabiliriz?

Mevsim dönüşleri, özellikle de ısı değişimleri soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarla en sık karşılaşılan dönemlerdir. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir